‘Uçuyorum Göklerde’

..Dinle!

Sözü değil, yüreği dinle!”

(Masum-u Gayb, Baran TEZDÖNEN)

”UÇUYORUM GÖKLERDE”

100

“Uçuyorum Göklerde”, 8. TRT Belgesel Ödülleri kapsamında  Amatör dalda ikincilik ödülünü aldı. Yunus Tarık, Rana Kaya, Amir Abdullah, Murat Kılıç ve Yunus Emre Albayrakın emekleriyle oluşan belgeselde, insanların alınlarının çatlarına koydukları ve kaldırmaya ürktükleri tutsak ifadeleri silip atmaya çalışan ve bunu yaşatan bir yolculuk öyküsü var. Boğaziçi Psikoloji öğrencisi, Görme engelli Yunus Tarık ile muhabbet edip, paylaştıklarımızı yazdım.

GERÇEK BİR SOLUK

Görme engelli olan çocukların olduğu otobüse çekilen otostoptan doğan bir fikir ile başlar Yunus Albayrak’ın ve Murat Kılıç’ın yeni soluklu yolculukları. Daha önce deneyimlemediklerini yaşamak isteyen bu ikili, bu tesadüfle  görme engelli biriyle yolculuğa çıkmak isterler.

Ardından engelli birimleriyle kurdukları iletişimden sonra Yunus Tarık’e ulaşırlar ve yolculukları başlamış olur. İnsanlar görme engelli birinin nasıl olur da otostopa başladığını ve tanımadığı insanlar ile yolculuğa çıktığını duyduklarında eminim şaşıracaklar ve korkacaklardır. Ancak Yunus Tarik bunun bir sıkıntı olmadığını söylüyor. Bana göre de asıl sıkıntı toplumsal baskıları ve yargılamaları dinlemek ile oluşacaktı ve tüm bu yaşantılardan mahrum kalmak olacaktı.

“UÇUYORUM DEMEK YERİNE UÇMAK”

99

Yunus anlatmaya çalıştıklarını göstermek adına eylemde olmayı seçen biri ki ”Ben paraşütle uçuyorum demek yerine, paraşütle uçmak daha inandırıcı.” diyor.  Belgeselde Yunus’u izlerken ve karşımda dinlerken, marifet gözde değil de yürekte dedirtiyor bana Yunus. Hayalini kurduğu gemi yolculuğu da yaşam dolu sözlerini destekliyor.

”KORUYUCU YARGILARIN GİDERİLMESİ İÇİN MÜCADELE ETTİM”

Yunus Tarik, görme engelinden dolayı yol boyu gezgin arkadaşlarının kendisini koruyup kollama ihtiyacı içinde olduklarından bahsedererek: ”Ben özgür yaşayan bir çocuk olarak büyüdüm. Arkadaşlarıma kendi kendimi yürütebileceğimi göstermek için gayret sarfettim.” diyor. 

102

Gösterdiği çaba, insanların içinde bulunduğu renksiz korkuları alt ediyor nitelikte. Adımladığı, tecrübe ettiği tüm yollar artık Yunus için yeni bir yolculuğun habercisi ve adımlarında da tadacağı güzelliklerin neşesi hakim şimdiden. Görünmeyeni görünür yapan beraberlikleri ile Yunus Tarik, Murat Kılıç, Rana Kaya, Amir Abdullah ve Yunus Emre Albayrak korkuların üzerinden geliyorlar. Bastıkları toprağın sesini duymak, engebesinden tanımak ya da yardım için tutulan ellerin mavisini duyumsamak aydınlık sağlıyor hepsine. Otostoplarında karşılaştıkları insanlara, birbirlerine ve bize sundukları kesitler bu yüzden çok kıymetli. İçlerindeki denizin coşmasıyla yolları kesişen bu arkadaşların Uçuyorum Göklerde belgeseli herkese dokunabilen etkili, sıcak bir hikaye.

YENİ TOZLAR, YENİ SESLER

Beraber düşündüğünüz bir başka rota var mı diye soruyorum Yunus’a yeni yollardan bahsederken ve paylaşım içine girmek isteyen herkesi davet ediyorum Ege ve Akdeniz kokan bu rotaya!

98

Otostop ile gerçekleşecek bu yeni yolculuğun spontane gelişeceğini belirtiyor Yunus ve ”Her gittiğim şehirde bana başka biri eşlik edecek.” açıklamasıyla davetkar bir şölen sunuyor, biline. Bu yolculuk da belgesel olarak kayıt altına alınacak. Yunus ile kesişirseniz eğer farklı bir duyumsama yaşayacağınıza eminim.

Uçuyorum Göklerde belgeselinde emeği olan herkese bolca teşekkürler.

101-Gökçe Atik

 

 

Gökçe Atik