Belgrad protestolarını Sırbistan Yeşilleri’ne sorduk

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da kentsel dönüşümün alevlendirdiği, yıkıcı neoliberal politikalara karşı protestolar devam ediyor. Yaklaşan büyük 13 Temmuz protestosu öncesi hareketin destekçilerinden ve Sırbistan Genç Yeşilleri’nden Predrag Momcilovic‘e sorduk. Röportaj boyunca bolca tanıdık anlar yaşamak okuyucularımıza vaat edilir.

 

Pelin Atakan: Yeşil Gazete’de daha önce Belgrad’daki protestoları yazmıştım. Kısaca son durumu anlatabilir misin?

Predrag Momcilovic: 5 Ekim 2000’den beri yapılan en büyük protestolar yapılıyor ve bu bizim “devrim”imiz. Son zamanlarda sokaklarda 20 bin insanın toplandığı oldu. Bu Sırbistan için büyük bir rakam, çünkü böyle protestolar genelde 100 kişiden az insanla yapılır, en fazla ise 1000 kişiyi bulur. Ne davimo Beograd girişimi (protestoların başını çeken gayri resmi topluluk, Türkçesi “Belgrad’ı boğdurmayın”) şimdiye kadar 3 büyük protesto gerçekleştirdi ve hızını artırıyor.

Bu batmayan 2 metrelik koca ördek, protestoların simgesi olmuştu.

Bu batmayan 2 metrelik koca ördek, protestoların simgesi olmuştu.

24 Nisan gecesi, seçim gecesiydi. Maskeli birkaç kişi ağır makinelerle şehir merkezindeki tüm bir sokağı (Hercegovačka) ele geçirdiler. Polis vatandaşların çağrısına kulak verip olaya müdahale etmedi ve bugüne kadar yıkımı kimlerin yaptığı hala bulunamadı. Birçok insan, ki bence haklılar, polisin ve belediye çalışanlarının bu yıkıma ortak olduğunu düşünüyor çünkü yıkıma uğrayan sokak karşı çıktığımız Waterfront projesinin bir parçası.

Protestolara katılan insanlar yalnızca bir sokağın yıkımına sinirli değiller. Aslında tüm sisteme kızgınlıkları bu olayın yarattığı kıvılcımla gün yüzüne çıktı. Bir sonraki büyük protesto 13 Temmuz’da (yarın) planlanıyor. Artık temel talep belediye çalışanlarının istifası. ama daha büyük taleplerimiz de var çünkü sorunun sistemsel olduğuna inanıyoruz, sadece bazı politikacıların istifa etmesi sorunu çözmeyecektir.

Pelin: Projeye karşı çıkmanızın nedenleri arasında toplum ve şehir ön plana alındığında hangisi seni harekete geçiriyor?

Predrag Momcilovic

Predrag Momcilovic

Predrag: Demokratik karar alma süreçlerinin eksikliği ve sosyal sebepler en fenası bu projeye karşı olma nedenlerimden. Proje yalnızca 2 insan arasında yapılan bir anlaşma. Süreç boyunca Sırbistan’da çeşitli yasalar değişti, sadece projeyi usule uydurmak için. Projeye ‘ulusal öncelik statüsü’ verdiler, projenin yapılması planlanan bölgeyi istisnai alan ilan ettiler ve daha birçok yasa çıkardılar. Tüm bu süreç boyunca vatandaşlar hep dışarıda bırakıldılar. Eğer projeye karşıysanız değişik hükumet yanlısı medya organları tarafından hain ya da yabancı paralı asker olarak ilan edilirsiniz.

Projenin sosyal kısmı ise yine problemli. Projeye hazırlık süreci boyunca birçok insan evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Bazıları tamamen evlerini kaybetti bazılarına yalnızca 3 yıldan 5 yıla geçici evler tesis edildi. Ayrıca bu projenin kim için yapıldığı da ayrı bir soru. Bölgede herkesin yararlanacağı kamusal alan yaratmak yerine yalnızca zengin kimselerin kullanabileceği elitist bir alan inşa ediliyor.

Pelin: Na davimo Beograd yeterince kalabalık mı sence?

Predrag: 20 bin insan, evet, çok ama her zaman daha fazla insana ihtiyacımız var. Protestolarda genç insanlar sıklıkla görülüyor. Ne kadar kalabalık olursak taleplerimiz de o kadara görünür olur. Yaşlı insanları ve imkanı kısıtlı insanları da dahil etmek çok önemli. Şu anda Belgrad dışından insanlara ve değişik sosyal sınıflardan insanlara daha çok ihtiyacımız var.

Pelin: Eminim ki sosyal medya üzerinden örgütlendiniz. Hangi yollar sence daha etkili?

Predrag: Evet, en büyük örgütlenmeleri sosyal medya üzerinden gerçekleştirdik. Sosyal medyayla yalnızca belli bir grup insana ulaşabiliyoruz. Ana akım medya karanlığına gömülmüş insanlara görünür olmamız imkansız. Zaten aktif olan vatandaşlara ulaşabiliyoruz bu şekilde. Bu yüzden en güzel yöntem fısıltı gazetesi bence ama çok zaman alıyor. Bana göre tabandan geniş bir örgütlenme yapmalıyız ve her an için potansiyel bir hareketlenme örgütlenmeliyiz.

Pelin: Waterfront’tan bir daire kiralamak için ne kadar zengin olmam lazım mesela?

Predrag: Hehe:) Tahminen ortalama kazanan bir Sırp’ın 100 yıllık kazancını heba etmek gerekir. Bölge yalnızca çok az Sırbistanlı oligarşi ve muhtemelen uluslararası oligarşi için satın alınabilir olacak. Sen ve ben gibiler için oralarda herhangi bir şey bakmaya gerek yok.

Pelin: Eğer Sırbistan Devlet Başkanı sen olsaydın aynı parayla neye yatırım yapardır?

Predrag: Sırbistan’da aslında tüm güç başbakanda. Burası sanayisizleşmiş bir ülke. Gayri safi yurt içi hasıla hala 1989’dakinden düşük. Diğer büyük problem de gençlerin yüzde 50’sinden fazlası işsiz. Ben olsam bu alanlara özellikle yatırım yapardım, özellikle yeşil prensiplere uygun sanayileşmeye. Kamu sektörüne, sağlık sistemine, eğitim ve diğer kamu hizmetlerine de yatırım yapardım. Özellikle son yıllardaki özelleştirmeler ve metalaştırma sonrası bu hizmetler felaket durumda. Projenin gerçekleştirilmesi planlanan yerde ise değişik sosyal sınıflardan olan insanların kullanabileceği büyük bir kamu alanı oluşturmak isterdim.

Pelin: Son söz eklemek ister misin?

Predrag: Bu baskıcı sistemi değiştirmenin tek yolu dayanışma. Her protesto bir kıvılcımla daha büyük şeylere dönüşebilir. Hepimiz birbirimizi desteklemeliyiz.

Predrag Momcilovic, Sırbistan Genç Yeşilleri’nin genel sekterliğini yapıyor. Özellikle kamusal alan, centrifikayon, kentsel dönüşüm, neoliberal şehirler ve kapitalizm sonrası şehirlerle ilgileniyor. Sırbistan Genç Yeşilleri, politik bir sivil toplum kuruluşu ve Sırbistan Sol Zirve (LSS) isimli, sendikaları işçi kolektifleri, sanatçılar ve solcular gibi gruplardan oluşan gayri resmi topluluğunun bir parçası.

 

Fotoğraflar: Na davimo Beograd

Röportaj : Pelin Atakan

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page