Donald Trump, tarımın merkezi Kaliforniya’da da çevrecilere sataştı

Michael Finnegan ve Kurtis Lee tarafından Los Angeles Times‘ta yayımlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cem Sabuncu‘nun çevirisiyle sunuyoruz.

***

Donald Trump, Kaliforniya’nın bitmek bilmeyen su münakaşasına balıklama atladı. Trump, çiftçilerin tarafını tutan ve çevre koruma yasalarını hiçe sayarak eyaletin zirai faaliyetlerini arttırmayı taahhüt eden fikirlerini açıkladı.

“Eğer kazanırsam, söz veriyorum yeni su kullanma yolları bulup çiftçilerimize yardım edeceğiz. Böylece iş piyasası da daha iyi hale gelecek,” dedi Trump, Fresno’da bir spor salonunda toplanmış destekçilerine.

33

Çiftçilerle yarım saatlik basına kapalı bir görüşme gerçekleştiren Trump, çiftçilerin Kaliforniya’da kuraklık olmadığını, aksine problemin şebeke suyunun doğru şekilde kullanılmamasından kaynaklandığını anlattıklarını söyledi.

“Burada felaket bir su sorunu var. Ta nerelerden gelen suları denize dökmemiz rezalet bir durum”.

Çevrecilerle ‘küçücük bir balık çeşidini korumaya çalışıyorlar’ diye dalga geçerek aslında bu konunun önemli noktalarında birine dikkat çekmiş oldu. Delta smelt (Hypomesus transpacificus) adlı balık türü, bilim insanlarının Kaliforniya’nın çevre sağlığı konusunda gösterge olarak kabul ettiği, nesli tükenmek üzere olan bir canlı türü.

Bu konuşması ile, bir gün önce Kuzey Dakota’da bir petrol konferansında, sektörün faaliyetlerine devam etmesi adına tutkulu bir konuşma yapan Trump, ertesi gün tarım merkezi kabul edilen Kaliforniya’da su meselesine bir anda coşkuyla dahil oldu.

Aynı günde, birkaç saatliğine de olsa, Kaliforniyalılar Iowa ve New Hampshire gibi erken oy kullanan eyaletlerde olduğu gibi başkan adaylarıyla haşır neşir oldular.

Trump, Fresno ve San Diego’da konuşmalar yaparken, muhtemel Demokrat Parti adayı Hillary Clinton, Oakland’da topluluk aktivizmi yapan vatandaşlarla bir araya geldi. Rakibi Vermont senatörü Bernie Sanders ise Los Angeles bölgesinde çeşitli noktaları ziyaret etti.

Kaliforniya’nın 100 yıldan uzun zamandır süregelen su kıtlığı sorunu büyük şehirler, tarım endüstrisi ve çevrecileri de içeren güçlü grupları karşı karşıya getirdi.

Trump’ın halihazırda Meksika’yı sınıra duvar çekmek için zorlamak ve ABD üretim endüstrisindeki yıllarca süren iş kayıplarının telafi edilmesi gibi vaatlerinde olduğu gibi bu sefer de bu hedefler doğrultusunda detaylı olarak neler yapılacağına dair hiçbir açıklamada bulunmadı. Çevre koruma yasalarının gevşetilmesi hem eyalet hem de federal çevre düzenlemelerinin değişmesinden geçiyor ve tabii ki Kaliforniya halkının ve kanun yapıcılarının güçlü desteğine ihtiyaç duyuluyor.

Kar amacı gütmeyen bir grup olan ve su meselesiyle ilgili araştırma ve projelere destek olan Kaliforniya Su Vakfı’nın (California Water Foundation) direktörü Lester Snow, Trump’ın yorumlarının durumu yanlış nitelendirdiğini ve fazla basite indirgediğini söylüyor.

“Çiftçilerin bekasına karşın nesli tükenen balıklar söylemi sağlam bir argüman ortaya koyuyormuş gibi görünebilir ancak gerçek dünyada hiçbir çözüm getirmeyen bir yaklaşım bu. Kaliforniya’nın su meselesiyle ilgili senelerdir bu tip sözler sarf ediliyor.”

Trump’ın ‘suyu alıp sonra da denize döküyorlar’ konusundaki açıklamalarına karşı çıkan Snow, tatlı suyun yüzey akışı ile Büyük Okyanus’a ulaşmasının çok önemli ekolojik hizmetleri olduğunu söylüyor ve okyanustan gelen tuzlu suyun yeraltı suyuna karışmamasını sağladığını hatırlatıyor.

34

Trump’ın bir saat süren konuşmasının çoğunluğu klasik cümlelerden oluşsa da, Kasım ayındaki seçimlerde Demokratik Kaliforniya’yı hezimete uğratacağını iddia etti.

“Eğer seçimi kazanamazlarsa, benden kurtulmak için bir servet harcamaları gerekecek.”

Dışişleri bakanlığı yaparken özel bir e-posta serverı kullanmasından dolayı Clinton’ın üstüne gitti ve kocasının Arkansas valiliğini yaptığı zaman yaşanan Whitewater emlak skandalını hatırlatarak Clinton’ın her zaman uçurumun kenarında yürüdüğünü belirtti.

Clinton’la dalga geçtiği sıralarda oldukça neşeli görünen Trump, Clinton hakkında, “mikrofona bağırıp duruyor” şeklindeki söylemlerine devam etti.

“Biliyor musunuz, tam da bu yüzden dün akşam televizyonda onu izlerken dayanamayıp kapattım. Benim hakkında söylediklerinin tamamının yalan olmasından değil, gerçekten sesine daha fazla katlanamadığımdan kapattım.”

Erkek seçmenlerden kadınlara oranla daha çok destek görmesine ve kadın seçmenler arasında popüler olmaması konusuna değinen Trump: “Kadınları seviyorum. İnanın bana kadınları seviyorum. Kadınları çoook seviyorum.  Hem ne var biliyor musunuz, kadınlara karşı büyük saygım var. İnanın bana.” dedi.

Fresno’da Trump’ı 200 kadar barışçıl eylemci karşıladı. San Diego’da birkaç yüzlercesi bir araya gelen eylemcilerin merkezde bulunan Gaslamp District’de polis tarafından yolu kesilerek Trump’ın konuşmasını yaptığı salona ulaşmaları engellendi.

35

Yerel bir sendikaya mensup temizlik işçileri ellerindeki süpürgeleri salladılar, anneler pusetleriyle oradaydılar ve Latin aktivistler  İspanyolca yazılmış pankartları ellerinde tutarak tezahüratta bulundular.

“El pueblo unido, jamas sera vencido!” (“Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!”) diye bağırdılar.

“İngilizce konuş,” diye cevap verdi bazı Trump destekçileri.

İçeride, Trump ordunun varlığından oldukça hoşnut gözüküyordu, öyle ki sahneye savaş gazilerini davet etti. Binlerce kişilik kalabalık yasadışı göç ve Çin, Meksika ve Japonya’yla olan ticaret açığı konusundan söz açılınca, coşkuyla tezahürat etmeye başladı.

Trump aynı konuşmada, kapatılan Trump Üniversitesi’yle ilgili olarak San Diego’da görülecek olan duruşmaya da değindi. Öğrenciler, işe yaramaz gayrimenkul dersleri görerek maddi birikimlerini boşa harcadıklarını iddia ediyorlar.

Davayı görecek hakim Gonzalo Curiel’i ağır bir dille eleştiren Trump, bu hakimin Başkan Obama tarafından seçildiğini söylediğinde, kalabalık gürültülü bir biçimde yuhaladı.

Davaya bakacak olan hakimin Meksikalı olduğuna inanıyoruz ki bu harika bir şey. Ne var biliyor musunuz; bence sonunda Meksikalılar da Donald Trump’ı sevmeye başlayacaklar, onlara bir sürü iş imkanı tanıdığımda… Beni seveceklerini düşünüyorum.”

“Yargı işleri aceleye getiriyor. Utanmalılar.” diyor Trump.

Clinton ise, rakibinin aksine Oakland’daki destekçileriyle küçük bir mitingde buluştu.

Clinton, yerel bir lokanta olan Home of Chicken and Waffles’da ağırlandı. Belediye başkanı Libby Schaaf, Trump’ın Oakland için dünyanın en tehlikeli şehirlerinden biri olduğunu söylemesine cevap verdi.

“Bugün Dışişleri bakanı Clinton’ı burada, Oakland’da misafir etmekten oldukça gururluyuz. Bazı insanların şehrimizin güvenlik sorunuyla ilgili söyleyecek lafları olmasına rağmen, Oakland geçtiğimiz yıllarda büyük kazanımlar elde ederek olağanüstü düzeyde güvenli bir yer haline geldi,” dedi Schaaf.

Devamında yaşanan uzun tartışma siyasi olmaktan çok politika üretme odaklı olsa da Clinton artık tekrara kaçan bir cevapla, Trump’ın birleştirici olmaktan çok bölücü olduğunun altını çizerek cevap verdi.

“Ben Oakland’ın ve Amerika’nın bütün Oakland’larının kahramanı, kurtarıcısı olmak istiyorum, yıllarca zorluklarla mücadele etmek durumda kalan yerlerin. Ama bu bahsettiğim yerler kendilerine geliyorlar. Dayanışma ve beraber çalışma bizi daha güçlü kılıyor. Bu şekilde bir yaklaşımla bir çok şeyi değiştirebiliriz ve herkesle anlaşabiliriz.” dedi Clinton

Clinton, konuşmanın ilerleyen dakikalarında kentsel dönüşüm ve soylulaştırmanın olumsuz taraflarına değindi. Körfez Bölgesi, Büyük Buhran sonrası orta sınıf ve hatta nispeten iyi durumda olan vatandaşların bile fiyatların artmasıyla beraber kendilerini bölgeden ekonomik olarak dışlanmış kabul ettiği bir yere dönüşmüştü.

“Birtakım avantajları var tabii; mahalleleri yeniden yapılandırmak, tamir etmek, güzel görünümlü bir yere dönüştürmek ve dahası. Ancak, eğer buradaki herkesi yerinden edersek, hele ki şehrin zor zamanlarında burada olan ve iyi zamanlarını görmeye hak eden vatandaşları, o zaman bu işin maliyeti hem maddi hem manevi çok yüksek olur.” diye belirtti Clinton.

Güney Kaliforniya’da birkaç noktaya uğrayan Sanders, güne San Pedro’da yaptığı iki ana siyasal partinin ağır eleştirisini yaparak başladı.

“Siyasi bir devrime ihtiyacımız var,” diye belirtti Sanders arkasındaki Los Angeles Limanı inşaatından vinç manzaralarıyla. “Her iki partideki siyasetçilerin, zengin ve güçlüden para yemesinden bıktık.”

Son günlerde olduğu gibi Sanders, küçük bir anekdot haricinde yine Clinton’u eleştirmekten kaçındı. Bunun yerine, Trump’ın Las Vegas’lı kumar devi Sheldon Adelson’dan aldığı maddi destek hakkında konuşmayı tercih etti.

“Sheldon Adelson gibi bir milyarderin Donald Trump gibi bir başka milyardere büyük meblağlarda maddi destek vermesi olacak şey değil.” dedi Sanders. “Şaka gibi… mesajımız şudur: bu ülkeyi milyarderler yönetemeyecek.”

“Amerikan halkı statükodan bıkmış usanmış durumda,” dedi ve dışarıdaki kalabalık tezahüratla cevap verdi: “Buna daha fazla göz yummayacağız!”

Sanders daha sonra The Young Turks adında internet üzerinden yayın yapan, sol eğilimli bir medya kuruluşuna verdiği mülakatta Clinton’a direkt olarak sataştı.

“Kaybedebilir mi? Tabii ki de kaybedebilir,” dedi Sanders Kasım ayındaki müstakbel Trump-Clinton eşleşmesinden konu açılınca. “Burada olmamın sebebi, bütün Kaliforniya’yı dolaşmamın sebebi, çok daha güçlü bir aday olduğumu düşündüğüm içindir.

Cuma gününden sonra en azından önümüzdeki birkaç günlüğüne, eyalet tamamen Sanders’a kalacak. Hafta sonu için Central Valley bölgesinde bir gezi planlayan Sanders, Santa Barbara ve Santa Maria’ya da uğramak istiyor.

Clinton’un Bay Area ve Güney Kaliforniya’da birkaç günlük turunun ardından çıktığı son miting, Kaliforniya’daki planlanmış son etkinliğiydi. Hafta sonunu New York’ta dinlenerek geçirmeyi planlıyor.

Kaliforniya’da başka bir etkinliği kalmayan Trump ise, doğuya doğru yol alıp Pazar günü Washington’da düzenlenecek Rolling Thunder motosikletçilerinin turuna, daha sonra da Salı günü Manhattan’da Trump Tower’da gaziler için düzenlenecek etkinliğe katılacak.

 

Haberin İngilizce Orijinali

Yazı: Michael Finnegan ve Kurtis Lee

Yeşil Gazete için çeviri: Cem Sabuncu

(Yeşil Gazete, Los Angeles Times)