Organik Pazarlar artık “Yeni” değil!

Türkiye’nin ilk organik pazarı Feriköy Organik Pazarı‘nın açılmasının üzerinden 10 yıl geçti. Yeşil Gazete, İstanbul Kadıköy Özgürlük Parkı’nda kurulan organik pazarda satıcılara gidişatı sordu. Genel kanı artık organik ürünlerin daha çok talep gördüğü ve fiyatların eskisi kadar tepki almadığı yönünde.

Ürünlerini Çanakkale Eceabat’ta kendi tarlasında yetiştiren ve eşiyle birlikte Feriköy ile Kadıköy pazarlarına getiren Nevin Söyler (39), emek bilen insanın fiyatlara pahalı tepkisini göstermediğini söylüyor: “Bunun emeği çok fazla. Hep çapalama, sulama. İlaç kullanamıyorsunuz. Ancak ısırgan otuyla kompost yapıyoruz, tarlanın başına fesleğen otu ekiyoruz sinek kovucu olarak. Sadece hayvan gübresi kullanıyoruz. Bu şekilde ürün alması güçleşiyor. Hem ürün kilo olarak da az alıyorsunuz.” Mevsimine göre meyve ve sebze satan Nevin Söyler’in tezgâhında bugün ara mevsim ürünleri olan kıvırcık, taze soğan, pırasa, kabak gibi sebzeler var.

Bugün en çok talep gören ürünü ise kereviz.

“Organik pazarda bulunmak bir sevda”

Bahçecik Organik ürünlerinin temsilciliğini yapan Resul Çelik, tezgahından oldukça gururlu. Özellikle elmalarının ünlü olduğunu söylüyor: “Bahçemizde 17 çeşit elma yetişir. Elmalarımız Konya Akşehir’de üretiliyor. Biz sepetlerimizle tanınırız. Bazen ellerindeki listede ‘sepetli elmacıdan elma al’ yazanlar geliyor. İstanbul’un tüm organik pazarlarına gidiyoruz.”

Resul Çelik organik pazarda bulunmanın bir sevda olduğunu anlatıyor. “Ben burayı bir pazar değil de bir aile ortamı olarak görüyorum. Sonuçta herkes geliyor ve güvenerek bir şey satın alıyorlar. Evet, ticaret yapıyoruz ama çok da umurumuzda değil. Astronomik zengin olalım yok. Bu bir sevdadır. Doğaya da zarar vermiyorsunuz, insana değer veriyorsunuz. Her yönüyle. Düşünsenize ilaçsız bir şey üretiyoruz. Kanser oranları yükseliyor. Neden? Hormonlu ürünleri, GDO’lu ürünlerle insanların sağlığıyla oynuyorlar. Bunu ticari bir ranta çeviriyorlar. Biz bunları yıkmak için buradayız ve bunları sonuna kadar sürdürmeyi düşünüyoruz.”

Resul Çelik de pazar müşterilerinin bilinçli olduğundan bahsediyor: “İnsanlar zaten üreticileri tercih ettikleri için nerelerden alacaklarını biliyorlar. Biz sadece ürünümüzü sergiliyoruz. Bundan 1-1,5 sene önce çok pahalı olduğunu söyleyenler vardı. Ama artık organik ve market fiyatlarını arasında pek bir farkın kalmadığını ve hatta bizim fiyatlarımızın daha uygun olduğunu söylüyorlar. Hatta şunu söyleyenler de var: ‘Biz size sahip çıktığımız sürece sizin satışlarınız iyi oldu mu siz bunu devam ettireceksiniz.’ Onlar bu şekilde yaklaştığı için bizim de satışlarımız artıyor ve fiyatlar düşebiliyor.”

Bahçecik Organik’in ürettiği elmaların aynı zamanda soğuk analizlerinin yapıldığını da anlatıyor Resul Çelik: “En dayanıklı elma hangisi, posaya dönüştürüldüğünde hangi elma özelliğini yitirmiyor, bebek hangisini daha rahat sindirir gibi bir sürü bilgi ediyoruz. Aromasına kadar her şeyi ölçülüyor.”

Resul Çelik’in bugün en çok satan ürünü ise övündüğü elmaları.

“Bilenler hakkını veriyorlar.”

Tezgahında mevsimlik sebzeler satan İbrahim Serter tepkilerin zaman zaman devam ettiğini söylüyor. “Bazen pazarla kıyaslıyorlar ama bu işin ne kadar zahmetli olduğunu da biliyorlar açıkçası. Bilenler hakkını veriyorlar.”

İbrahim Serter, yandaki fotoğrafta son kalan karnıbaharıyla.

 

“İnsanlar organik pazara bilinçle geliyorlar”

Tezgâhında tavuk, süt, peynir, paketli kuru yiyecekler, yumurta gibi ürünler bulunan Oktay Hafız Halil (27) de insanların organik pazara bilinçle geldiklerini söylüyor: “Yeni bir sektör olmadığı için, insanlar bilerek geliyorlar artık. Burası yaklaşık 4 yıldır var. En eski pazar Feriköy, 10. yılında bu sene. Bu nedenle birçok kişi ne ile karşılaşacağını bilerek geliyor, isteyerek ya da istemeyerek. Belli yerlerde olduğumuz zaman müşteri direk geliyor ama farklı bir meydanda olduğumuz zaman gelip geçenler de soruyor, ‘ne özelliği var’ diyorlar.”

Bu tezgâhın bugün en çok satan ürünlerinden biri ise yumurta.

“Onlar beni büyüttü ben onları büyüttüm.”

Neredeyse 10 yıldır tezgâh açan Esin Demirci (36), Türkiye’de kurulan ilk organik pazardan beri bu işi yaptığını anlatıyor: “O zaman organik üretim yapan bir şirkette çalışıyordum. Birkaç ay geçtikten sonra kendim tezgâh açmaya başladım. Türkiye’nin birçok yerinden üreticilerle onların ürünlerini temsil ederek yaptım bu işi. Onlar beni büyüttü ben onları büyüttüm.” 

Esin Demirci, son dönemde fiyatlara tepki gösterenlerle karşılaşmadığını söylüyor: “İlk zamanlardaki gibi tepkiler almıyoruz tabi artık. İnsanlar da organik ürünün fiyat farkının farkındalar. Biz organik pazarın kurulduğu ilk senelerde, yeni açılan her pazarda bu tepkiyi alıyorduk. Süreç ilerledikçe onlar da bilinçlenmeye başladı. Bilinçli bir tüketiciye sahibiz artık.”

Esin Demirci’nin tezgâhında bugün en çok enginar satılmış.

Organik pazarlar İstanbul Kadıköy, Feriköy, Beylikdüzü, Kartal, Bakırköy, Küçükçekmece, Zeytinburnu ve Maltepe; Eskişehir Tepebaşı; Bursa Nilüfer; İzmir Bornova ve Bostanlı; Ankara Çayyolu ve Ayrancı; Antalya; Samsun ve Konya Meram’da kuruluyor.

 

Haber: Pelin Atakan

(Yeşil Gazete)

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+1Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page