Emre Ertegün’den ederi yok, hediyesi çok bir kitap: Yeni’ye Doğru

Emre’yle tanışıklığımın komik bir hikayesi var, anlatmak isterim. Facebook’ta Armağan Uçuşturma Çemberi adında bir talep/teklif paylaşım sitesi vardı bir zamanlar. Şimdi de türevleri var. Emre yaşadığı köyden birkaç günlüğüne İstanbul’a gelmiş, sakalını kesecek tıraş makinesi arıyordu. Benim de her nasılsa girişkenliğim tutmuş, ‘Sakallar kesilmesin!’ deyiverdim talep mesajının altına. Çünkü neden, o zamanlar bir sakallıdan kalma yarayı dezenfekte etmekle meşgulüm, aklım sakalda kalmış. ‘Sakal kutsal bir şey, kesilir mi hiç?’i de tanımadığım etmediğim Emre diye birinden soruyorum! Ve aynı gün, ertesi gün gideceğim etkinliklerden birinde konuşmacının, tıraş makinesi arayan Emre Ertegün olduğunu öğreniyorum. Armağan Ekonomisi anlatan bir insanmış meğer.

Derken, küçük küçük tüneller kazarak sistemin dışına çıkmanın yollarını arayan biri olarak Emre’nin ‘Çandır Candır’  ve ‘İçimden Sohbetler’  adlı bloglarını takip etmeye başladım. Kafamda evirip çevirip bir türlü çözemediğim sorulara cevaplar buldum o bloglarda. İstediği hayatı yaşamak için yola çıkan, çıkmakla kalmayıp oturtan insanlar varmış demek, dedim. Adam bir de neye ne kadar harcadığını, kimin ne miktarda bağış yaptığını kuruşu kuruşuna yazıyor. Başta yadırgadım, konu para ya, konuşulmaması lazım! Sonra gittikçe cesaret bulmaya başladım, gözümde canlanmaya başladı alternatif var olma şekilleri. Bağış konusunu biraz açalım, Emre Temmuz 2012’den beri bilerek ve isteyerek çalışmıyor. Çalışmaktan kasıt, düzenli, karşılığında her ay hesabına belli bir günde, aynı miktarda para yatırılmasına sebep olacak bir çalışma. Aslında, yine ve eskisinden daha çok çalışıyor, ama ürettiklerinin çoğunun malesef bu piyasada ‘ederi’ yok. Bu yüzden blogdaki yazılarının sonunda belirttiği gibi, içinizde Emre için bir şeyler yapmak üzere harekete geçme isteği uyandıysa, bağış kutusuna para ya da başka bir armağan bırakabilirsiniz. Kendisi [email protected] adresinde.

24

Emre ‘Yeni’ye Doğru’ adlı kitabında Armağan Ekonomisini, şehir ve iş hayatından köy hayatına geçişinin en hızlandığı 2 seneyi anlatıyor. Kitabın dağıtıma çıkmasıyla yazının yayınlanması arasındaki zaman, kitabı okumama el vermedi maalesef, umarım okuduktan sonra bahsetmeye fırsatım olur, ama zaten bu yazıda esas dikkat çekmek istediğim şey, kitabın tamamen topluluk desteğiyle hayata geçmiş olması. Bu şu demek, bu kitap Emre’nin tanıdıklarından, az tanıdıklarından ve hiç tanımadıklarından gelen maddi, manevi, lojistik, fikri vb. gibi yardımlar sayesinde yazıldı ve basıldı. Dizgisinden kapak çalışmasına, düzeltisinden basım ve dağıtımına kadar kim ne şekilde emek verebildiyse o haliyle, gönüllülükle, koskoca bir gönül birliğiyle ortaya çıktı.

Ederi yoktur, hediyesi çoktur”

29

Emre, zaman zaman sırtında koca bir torbayla, motorlu araçları en az kullanacak şekilde, İstanbul’da elleriyle dağıttı kitapların bir kısmını. Kitabın ederi ise piyasa ekonomisine ve tüketim kültürüne bir Osmanlı tokadı kabilinde: sıfır kuruş. ‘Yeni’ye Doğru’yu elinize aldığınız andan itibaren, yukarıda bahsettiğim o gönül birliğini hissediyorsunuz, yüzünüze bir gülümseme yerleşiyor. İsmi umut vaat ediyor bir kere. Arka kapaktaki ‘Ederi yoktur, hediyesi çoktur’ notu kitabın hayat hikayesiyle beraber Emre’nin de hikayesini özetliyor. Kitap, isteyen herkese hediye, kimseden belirli bir karşılık beklentisi yok. Daha ziyade, bizlerin kitabı okuduktan sonra içimizden geçen armağanları ona iletmemiz için fırsat sunuyor. Kendi deyimiyle açıklayalım, ‘sistemin çerçevesini çizdiği anlamda çalışmadığı için paraya erişimi çok kolay olmayabiliyor, bu nedenle para armağanlarını tercih ediyor ancak ekolojik yöntemlerle üretilmiş tam buğday unu ya da nohut, kuru incir, yoga dersi, masaj, diş hekimliği hizmeti ve aklınıza gelebilecek diğer her şey armağan kapsamına girebilir.’ Ben armağanımı kitabı okuduktan sonraya saklayamadım; şimdilik bira ısmarlayıp ulaşım desteği sundum.

Kitapların ilk dağıtım ve imza günü, Kadıköy’de gerçekleşti. Hatta Emre çağrıyı çok spontan bir şekilde aynı gün Yeni’ye Doğru’nun Facebook sayfasından yaptı.

13

Buluşma, Ankara bombalamasının hemen ertesi gününe denk geldiği için çok keyifsizdik, evden dışarı çıkmak şöyle dursun, Kadıköy gibi kalabalık bir yerde buluşmakta çok tereddüt ettik. Emre’nin duyurusunun altına ‘Böyle bir günde de eğleniyorsun ya. Beleşçi Emre’ gibi bir yorum geldi, ama biz böyle güzel bir amaç için ‘böyle’ bir günde de olsa bir araya gelmekten geri duramadık, iyi ki de durmadık. Bir de benim beleşçilik tanımım bu olmazdı, neyse.

Şehir, 9-6 iş hayatı (masa başı ya da değil) gibi mutsuzluk veren, üretkenliği, yaratıcılığı söndüren etkenleri azaltmış, bitirmiş ya da bitirme yolunda olan 10-13 kişi buluştuk -Emre’nin bizden önce ağırladıklarını saymıyorum. Oraya giderek, acılı günlerden geçiyor olmamıza rağmen, umut vaat eden her şeyi kutlamamız, ertelemememiz gerektiğini hatırlattık birbirimize.

Kadıköy buluşmasından

Kadıköy buluşmasından

Dağıtım noktaları

Dün, dağıtım noktalarından biri olan KafeNA Sanat&Sepet& Geri Dönüşüm’e 20-30 adet kitap bıraktık.

Emre KafeNA’da kitaplarını yerleştirirken

Emre KafeNA’da kitaplarını yerleştirirken

KafeNA, neredeyse tamamen geri ve ileri dönüşüm mantığıyla inşa edildi. İnşaat geceli gündüzlü kolektif bir çalışmayla, kafenin ortaklarından Özgür Demirtaş’ın çok büyük emeğiyle tamamlandı. Kafenin ekoloji, çıplaklık, gerçeklik, dürüstlük ve geri dönüşüm kavramlarına kafa yoran bir mekan olması, dağıtım noktalarından biri olarak burayı seçmemizde etkili oldu. Farsça, Kürtçe ve Zazaca’da ‘hayır’ anlamına gelen NA; mekanın kadına şiddete, hayvan ve insan soykırımına, tüketime ve pahalılığa “hayır” deyişini de yansıtıyor aynı zamanda.

Yazarla fotoğraf çektirmek lazımdı

Yazarla fotoğraf çektirmek lazımdı

Kitaplara İstanbul’da şuralardan ulaşılabilir:

Kadıköy: Naboo Kafe, Moda: Nefess Yoga, Yeldeğirmeni: Evrim Tabur, Tünel: Galata Şifahanesi, Beşiktaş: KafeNA Sanat&Sepet& Geri Dönüşüm

Ankara, Eskişehir, Bursa, Antalya, İzmir, Dalyan, Çanakkale ve muhtemel diğer dağıtım nokta/kişileri için Yeni’ye Doğru’nun Facebook sayfasını takip edebilirsiniz

30-Ceylan Yurdakuler

 

Ceylan Yurdakuler

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page