İklim Eylem Takipçisi, Türkiye’nin iklim değişikliği ulusal katkı niyet beyanını değerlendirdi

Climate Action Tracker‘da (İklim Eylem Takipçisi) yayınlanan analizi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Filiz İnceoğlu‘nun çevirisiyle sunuyoruz.

***

cat

Değerlendirme

Türkiye, 30 Eylül 2015’de Niyet Edilen Ulusal Katkı (NEUK) raporunu gönderdi. Bu rapora göre, 2030’da standart işleyişin (Sİ) %21’e kadar altında bir sera gazı düşürme hedefi (arazi kullanımı, arazi kullanımı değişikliği ve ormancılık (AKAKDO)) bulunmaktadır. AKAKDO emisyonları hariç, bu hedef 1990 seviyelerindeki %389’luk bir artışa ya da 2012 seviyelerinde %110’lık bir artışa eşdeğerdir. Karşılaştırıldığında, Türkiye’nin standart işleyişine göre, emisyonların 1990 seviyelerinde %512’ye kadar ya da 2012 seviyelerinde %162’e kadar artması bekleniyor. Tüm ekonomiyi hedef alan azaltma planları dahilinde, Türkiye’nin NEUK verileri, standart işleyişe göre 2030’da 255 MtCO2e’ye kadar düşüş hedeflemektedir.

Biz bu hedefi “yetersiz” olarak nitelendiriyoruz. Türkiye’nin taahhütü, 2°C’lik bir yayılma yoluna ulaşmak için gereken “adil” yöntem değerlendirmeleriyle uyuşmuyor. Bunun anlamı, ısınmayı 2°C’nin altıyla sınırlama konusunda istikrarlı olmayacağıdır: şayet tüm ülkeler bu düzeyde bir girişimde bulunsaydı, küresel ısınma 21. yüzyılda muhtemelen 3-4°C artmış olurdu. Isınmayı 2°C’nin altında tutma konusunda geçerli bir katkıda bulunmak için Türkiye’nin 2020 sonrası hedefini ikiye, hatta üçe katlaması gerekir.

Analizimize göre, yürürlükteki geçerli politikalarla, Türkiye’nin önerilen NEUK hedefinin %28’ini başarabileceğini düşünüyoruz. Diğer bir deyişle, bu politikaların 2030’da AKAKDO hariç 71 MtCO2e düzeyine inmesi beklenmektedir. Şayet enerji sektörüyle ilgili planlanan NEUK politikaları gerçekleştirilirse, Türkiye NEUK hedefinin %73’ünü başaracaktır. 2030’da Türkiye’nin emisyon azaltma payı, hidroelektrik potansiyelinden bütünüyle faydalanma kapasitesine bağlıdır. Eğer gerçekleşirse, NEUK hedefinin %39’u yalnızca ilave hidroelektrik santrali kapasitesiyle gerçekleştirilecektir.

Diğer taraftan, Türkiye’nin rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini arttırma konusundaki kararlılığının 2023’den sonra düşeceği sonucuna vardık. Ulusal Yenilenebilir Enerji Aksiyon Planı’nın (UYEAP) rüzgar enerjisi hedefi 2023’de 20 GW’dan 2030’da 16 GW’a düşürülürken, güneş enerjisi hedefi 2030’da sadece 2 katına çıkarak 10 GW’a ulaştı. Bu hedefler, Almanya’dakinden %50 daha yüksek (3) fotovoltaik sistem performansına (IEA, 2014) ve 275 GW (4) (Avsupa Komisyonu, 2013) teknik rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olan bir ülkeden beklenen potansiyeli yansıtmamaktadır.

Değerlendirmemize göre, Türkiye’nin sadece küresel ısınmayı sınırlandırmaya olan katkı konusunda kararlılığını arttırması yeterli olmamakta; aynı zamanda, 2023 yılı UYEAP konusunda yaptığı gibi, 2030’daki NEUK hedefini de gerçekleştirmek için detaylı önlemler içeren bir plan yapması gerekmektedir.

Ayrıca, basında duyurulduğu üzere (ClimateWire, 2015), NEUK’taki bir standart işleyiş senaryosu tahmini 2020’de 23 GW’a ve 2030’da 38 GW’a ulaşmak iken, Türkiye 80 GW’a ulaşmak için kömür termik santrallerini 2020’ye kadar dörde katlamayı planlıyor. Şayet bunu yaparsa, Türkiye standart işleyişe göre 2020’de tahminen ilave 340 MtCO2e ve 2030’da 250 MtCO2e salacak. (5) Bu ilave kömür santrali kapasitesi NEUK’da belirtilen tüm planlı azaltma önlemlerini saf dışı bırakmaktadır; ve bunun sonucunda da Türkiye NEUK hedefini gerçekleştiremeyecektir.

Yazının İngilizce Orijinali

Yeşil Gazete için Çeviri: Filiz İnceoğlu

(Yeşil Gazete, Climate Action Tracker)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn3Email this to someonePrint this page