EnerjiManşet

Enerji gemisi, Uluslararası Enerji Ajansı direktörünü umutlandıracak şekilde yön değiştiriyor

Karel Beckman tarafından Energypost‘da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Zeynep Ersoy‘un çevirisiyle sunuyoruz.

***

Küresel enerji petrol tankeri yavaş ama emin adımlarla yön değiştiriyor. Düşük karbonlu enerji için uzun yolculuk sonunda süreklilik kazandı ve artık geri dönüş yok. Bu söylem Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından geçtiğimiz haftalarda açıklanan Dünya Enerji Görünümü (WEO) 2015 baskısının en önemli mesajı. IEA’nın yeni İcra Kurulu Direktörü Fatih Birol, gelecek için uzun bir süredir olduğundan “daha iyimser” olduğunu söyledi. Aynı zamanda IEA’nın Paris’teki İklim Zirvesi sonrasında ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmediğini izleme sorumluluğunu üstlenmeye hazırlandığını da belirtti.

fatih_ birol

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yeni İcra Kurulu Direktörü Fatih Birol

IEA, küresel enerji sektörünün en yetkin araştırması olarak bilinen yıllık faaliyet raporunun yönetici özetinde, seyahatin yönünün değiştiğini belirtiyor. Ayrıca çok ihtiyaç duyulan küresel enerji değişiminin devam etmekte olduğunu, fakat henüz yükselen karbondioksit emisyonlarını tersine çevirecek düzeyde olmadığını vurguluyor.

WEO (Dünya Enerji Görünümü) listelerinin işaretleri tamamen yeni değil. Fakat gösterdikleri eğilimler geçen yıla göre daha açık ve sağlam hale geldi. Bu durum INDC olarak adlandırılan Paris İklim Zirvesi öncesi Birleşmiş Milletler’e verilen sözlerden de belli. IEA düşük karbon ve daha verimli enerji sistemine doğru hareketlere ivme vereceğini belirtmişti. Bu sözler, WEO’nun ana senaryolarında da yer almakta.

Pozitif işaretler ilk olarak büyüme için daha az enerji modeline geçişi başlatan Çin’den gelmeye başladı. Küresel enerji pazarına Çin’in katkısı elbette iyi bilinmekte, fakat tekrarlamakta fayda var. WEO, 2040 yılında Çin’in toplam enerji talebinin ABD’nin neredeyse iki katı olacağını öngörüyor. Çin aynı zamanda en büyük kömür üreticisi ve tüketicisi olarak kalacak ve AB’den daha büyük bir gaz tüketicisi haline gelecek. Aynı zamanda diger ülkelerden daha fazla yenilenebilir enerji üretimi dağıtacak.

WEO’ya göre, “politika tercihleri” Çin’in enerji sistemini değiştiriyor. Enerji verimliliği önlemleri ve ekonomideki diğer değişikliklerin bir sonucu olarak, Çin 25 yıl boyunca son 25 yılda kullandığının GSYİH birimi başına % 85 daha az enerji kullanacak. IEA, 2030 yılında Çin’in karbondioksit emisyonlarının zirve yapmasını bekliyor. Diğer bir işaret ise doğal gazın en hızlı büyüyen fosil yakıt olması ve kömürün hedef alınması.

Gaz tüketimi, UEA’nın merkezi senaryosuna gore, 2040 a kadar ozellikle Çin ve Orta Doğu nedeniyle neredeyse % 50 büyüyecek. Bu iki bölge 2010 yılında gaz talebinde zirveyi görüp, AB’den daha fazla gaz tüketicisi haline gelecektir. Bunun aksine kömür, uzun süren istikrarlı bir büyümeden sonra, “bütün servetini kaybetmekle karşı karşıya”. IEA, son on yılda dünya enerji talebindeki artışın %45’ini karşılayan yakıtın, 2040 yılında büyümenin sadece yaklaşık % 10’unu karşılamakta olacağını, 2040 yılında AB’de, kömür tüketiminin mevcut seviyelerinin üçte birine düşmesinin beklendiğini belirtiyor. Hindistan ve Güney Doğu Asya’da ise, kömür kullanımının üç katına cıkması bekleniyor.

IEA Şefi iyimser

Fatih Birol, IEA’nın eski Başekonomisti  ve şimdiki İcra Kurulu Direktörü, Enerji Postası’na dünyanin iklim değişikliği ile yeterince mücadele etme konusunda “iyimser” olduğunu söyledi. Birol’a göre bunun 2 nedeni var: Birincisi, 150’den fazla ülkenin UNFCCC’ye vaatlerde bulunması, yani benzeri görülmemiş bir siyasi momentum. Kyoto anlaşması zamanında sadece ileri ekonomileri olan ülkeler taahhütte bulunmuştu. Şimdi ise tüm dünya. İkincisi ise, taahhütlerin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini teşvik politikaları ile ilgili olmaları.

IEA 17-18 Kasım’da Hindistan ve Çin’in de dahil oldugu dünyanın dört bir yanından gelen Enerji Bakanları’nın katıldığı bir Bakanlar Konferansı düzenliyor. IEA, bir OECD-organizasyonu. Ancak Birol gelişmekte olan ekonomiler ile ilişkileri geliştirerek seçim bölgelerini genişletmek istiyor.

Birol, COP21 sonrasinda IEA’nin önemli bir rolü olacagını düsünüyor. “Biz Paris iklim zirvesi sonrası ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmediğini izlemek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” diyor.

Süreçte liderlik

Bütün bunların en umut veren yanı karbonsuz bir dönüşüme başlayan enerji sektörü. WEO, yeni santrallere harcanmış her 1 doların 60 sentinin, 2040’da yenilenebilir enerji teknolojileri için harcanacağını belirtiyor. Toplam üretim artışının yarısından fazlası (8.300 TWh) yenilenebilir kaynaklarından gelecek. Bu miktar Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’ndeki fosil yakıt üretim tesislerinin bugünkü üretimine eşit. Sonuç olarak, küresel elektrikte kömürün payı % 41’den %30’a düşerken, yenilenebilir olanlar aynı oranda bir atışa sahip olacak ve doğal gaz, nükleer ve hidroelektrik ise mevcut oranlarını koruyacak.

Enerji verimliliği aynı zamanda “gücünü toparlamak”tır. Küresel ekonomi %150 büyürken, enerji talebi enerji verimliliği kazanımları sayesinde sadece üçte bir oranında büyür. “Çin ve Hindistan’daki zorunlu hedefler (Japonya’yı takip eden) küresel verimlilik düzenlemesinin kapsama alanını 2005’te %3’ten 3 katından fazlaya arttırdı. Bu enerji politikaları 2040 yılına kadar da etkinliklerini genişletmeye ve etkinliğini arttırmaya devam edecek.”

Öyle olsa bile, IEA hala geliştirilmesi gereken yönlerin olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: “Biz satın alınan yeni ekipmanın enerji verimliliğinin 2030 yılında %11 daha artacağını tahmin ediyoruz. Tasarruf edilen enerjinin ortalama maliyetinin ise petrol eşdeğeri başına 300 dolar olacağını bekliyoruz, ki bu ağırlıklı ortalama olan 1300 dolar dan çok daha düşük.”

Dengeler değişiyor

Sonuç olarak, WEO dengenin düşük karbonlu teknolojilere kaydığını belirtiyor. Bunun nedenlerinden biri petrol ve doğal gaz pahalılanırken, yenilenebilir kaynakların ucuzlamaya başlaması. “Her ne kadar enerji ve teknoloji verimliliğinde iyileştirmelerle okunurluğu azalsa da,  operatörler daha küçük, daha uzak ve daha zorlu rezervuarlara taşınmaya zorlandığı için petrol ve gaz üretimi maliyeti çoğu kaynak türü için artıyor. Buna karşılık, maliyet düşürme rüzgar ve güneş enerjisi için olduğu kadar daha verimli ekipman ve aletler için de bir normdur.”

Fosil yakıtlara yönelik sübvansiyonlar konusunda bile, eğilimin olumlu olduğunu belirten WEO şöyle diyor: “Fosil yakıt tüketimi büyük sübvansiyonlardan yararlanmaya devam ediyor. Biz bu global sübvansiyon faturasının 2014 yılı için yaklaşık 490 milyon dolar olacağını tahmin ediyoruz. Eğer 2009’dan beri reformlar yürürlüğe girmeseydi bu miktar yaklaşık 610 milyon dolar olurdu.”

Enerji sektöründe, yenilenebilir enerji teknolojileri dağıtımını destekleyen sübvansiyonlar 2014 yilinda 112 milyon dolar miktarindaydi (arti biyoyakitlar icin 23 milyon dolar). Rapor, sübvansiyonlardaki % 50 artışın ( 2040 yilinda 17 milyon dolara) 5 kat artisi hidroenerji haric yenilenebilir enerji artisini garanti alacağını belirtiyor.

IEA: Petrol fiyatı iyileşecek

IEA, petrol piyasasındaki uyum sürecinin nadiren düzgün gittiğinin görüldüğünü söyledi. Merkezi senaryolara göre, piyasanın 2020 yılında varil başına 80 dolar seviyesinde yeniden dengeleneceğini ancak daha sonar tekrar artışlar olacağını açıkladı. WEO, 2020 yılında taleplerde artış olacağını ancak yükselişin verimlilik politikaları ve alternatif yakıtlara geçiş ile yönetileceğini öngörüyor.

Oysa IEA “daha uzun süreli düşük petrol fiyatlarının göz ardı edilemez” olduğunu belirterek, bahislerinde önlem almakta. Eğer fiyatlar varil başına 50 dolar olarak kalırsa, WEO bunun sadece tüketici ülkeler için iyi haber olmadığnı belirtiyor. Daha düşük petrol fiyatlarının ekonomik faydaları, ham petrol için Ortadoğu’ya bağımlılığın artması ve yatırımların azalmasına karşı fiyatta oluşacak keskin toparlanmanın riski ile dengelenecektir. Fiyatlar arz icin gerekli yatırımı oluşturmak için çok düşük kalırsa, gaz arz güvenliği ile ilgili endişeler de artacaktir.

Buna ek olarak “düşük petrol fiyatı senaryosu”, tüm dünyada merkezi senaryoda görülen enerji tasarruflarının yaklaşık %15’ini yani 800 milyon dolar değerinde otomobil, kamyon, uçak ve diğer ekipmanlardaki enerji verimliliğini kaybedeceğini gösteriyor.

Farklı bir resim

IEA, enerji gemisinin seyri değişmiş olmasına rağmen, hala gitmek için uzun bir yolun olduğunu belirtiyor. Ve bu hedefe zamanında ulasilip ulasilamayacagi belli değil.

Raporda soyle yaziyor: “2040 için yenilenebilir enerjiye yapilan kümülatif 7,4 trilyon dolarlık yatırım küresel enerji arzında toplam yatırımın sadece yaklaşık %15’ini temsil ediyor.” Ayrıca, enerji sektörünün durumu iyi giderken, yakıt olarak, sanayi ve ulaşım yakıtı olarak kömür ve gazın değiştirilmesi daha zor ve pahalı.

Bugün formüle edilen enerji politikaları, karbondioksit emisyonlarının daha yavaş artmasına neden olmakta. Fakat emisyonların ekonomik büyümeden bağlantısının tamamen kesilmesi ve 2°C’lik hedefi karşılamak için yeterli değil.

Kaygı uyandıran ülkelerden biri olan Hindistan, enerji tüketiminde hızlı bir büyüme dönemine giriyor ve bu durum ülkede kömür talebinde neredeyse toplam enerjinin yarisi kadar bir artışa yol açacak.

Genel olarak, WEO’ya göre dünya çapında enerji kullanımı 2040 yılına kadar üçte bir oranında büyümeye ayarlanmiş. Bu durum, örneğin Avrupa için çok farklı. Eğer IEA’nn merkezi senaryosu gerçekleşirse 2040 yılında enerji kullanımında %15 düşüş gözlenecek.

Haberin İngilizce Orijinali

Haber: Karel Beckman 

Yeşil Gazete için Çeviri: Zeynep Ersoy

(Yeşil Gazete, Energypost)

Kategori: Enerji