Anneler dikkat! ‘Her gün 500 ml anne sütü’ aldatmacası – Dr. Tomris Cesuroğlu

Sevgili anneler,

Her gün medyada ve sosyal medyada emzirme ile ilgili bir çok öneri ile karşılaşıyorsunuz. Bunları uyguladığınızda bebeğinize iyi baktığınızı düşünüyorsunuz. Pekiyi, emzirme ve ‘anne sütü’ konusunda verilen önerilerin ne kadarının doğru olduğunu hiç düşündünüz mü?

Emzirme konusunda çok ciddi bir bilgi kirliliği var. Dahası, internette (ve gerçek hayatta) yanlış ve asılsız bilgiler dolaşıyor. Mama firmaları ‘anne sütü’ dostu gibi görünüp aslında mama tüketimini artırmaya hizmet eden iddialarda bulunabiliyor; internette ve verdikleri eğitimlerle yayabiliyor. Bunun en güncel örneklerinden biri “Bebekler her gün 500 ml anne sütü (yoksa mama) almalıdır” iddiası. Bir mama firması tarafından 2010’dan beri farklı kampanyalarla dile getirilen bu iddia için asılsız bir şekilde ‘Dünya Sağlık Örgütü beslenme rehberlerine göre’ diye referans veriliyor. Siz de “Acaba 500 ml anne sütü çıkıyor mudur benden???? Eğer çıkmıyorsa üstünü mama ile tamamlamam gerekir!” diye endişe ve telaşa kapılıyorsunuz. Hatta “Ya bebeğime iyi bakmıyorsam??? Bak Dünya Sağlık Örgütü de demiş. Ne olur ne olmaz, ben biraz takviye yapayım” deyip mamaya başlıyorsunuz. Bu da sonun başlangıcı oluyor.

Çünkü mamaya bir kez başlandı mı bebeğin aldığı anne sütü miktarı azalmaya başlar, mama miktarı hızla artar, bebek gittikçe biberona alışır ve emmesi bozulur, bu yüzden anne sütü daha da azalır ve bu bir kısır döngü halinde devam eder. Sonuç olarak bu yola giren ailelerde bebeklerin önemli bir kısmı zamanla emmeyi bırakır ve sadece mama ile beslenir hale gelir. Tam da mama firmalarının istediği şey!

30

Emzirilen bebekler için ‘şu kadar ml anne sütü almalıdır’ diye bir öneri verilmemiştir, verilemez de. Çünkü bu emzirmenin doğasına aykırıdır. Mamanın miktarı, mililitresi hesaplanabilir. Gözle görülür, elle tutulur. Ama emzirme böyle değildir. Emzirme anne ve bebek arasında bir iletişimdir. Bebek acıkır, anne meme verir. Daha çok ihtiyacı varsa, bebek daha sık emmek ister. Daha az ihtiyacı varsa daha az. Bebekler istedikleri zaman istedikleri kadar emzirildiklerinde kendi ihtiyaçları doğrultusunda en ideal şekilde beslenmiş olurlar.

Emzirilen bir bebek için mililitre bazında öneri vermek anne ve bebek arasındaki iletişime müdahale etmek demektir. Rakamsal olarak verilen öneriler ancak emzirme sayısı şeklinde olabilir. Bu da ancak kritik dönemlerde veya gerektiğinde yapılır. Mesela bazı kaynaklarda yenidoğan döneminde günde en az 8-12 kez emzirmek gerektiği belirtilir. Bu önerinin amacı bellidir: yeni doğum yapmış bir anne bebeğinin acıkma işaretlerini henüz öğrenmemiş olabilir; doğru yolda olduğunu anlaması için genel bir rehber sunulur bu öneri ile. Ancak emzirmenin hiç bir dönemi için, yani ne ilk 6 ay, ne de sonrası için, mililitre bazında anne sütü önerisi verilemez.

Yani, “her gün 500 ml anne sütü almalıdır, bunu almıyorsa üstünü mama ile tamamlamalıdır” iddiası emzirmenin doğasına aykırıdır ve mama firmalarının anneleri gereksiz endişeye sevk edip emzirmek yerine mama kullanımına çekmek için uyguladığı bir yöntem.

31

İyi de, o zaman Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu öneriyi nasıl yapmış olabilir? İşin en acı yanı bu: WHO’nun böyle bir önerisi yok. Hiç olmadı! Mama firması bu ‘WHO önerisidir’ diyerek asılsız bir iddiada bulunuyor. Ve bu ilk değil. Aşağıda bu konun hikayesini sizinle paylaşacağım.

Dünya Sağlık Örgütü ne önerdi, ne önermedi? 

Geçen ay bir mama firması sosyal medyanın popüler anneleri ile İstanbul’da bir etkinlik yaptı (26 Ekim 2015). Etkinlik slaytları katılımcı anneler tarafından hızlıca Instagram’da paylaşıldı. Bunlardan biri çok dikkat çekiciydi: “Dünya Sağlık Örgütü Beslenme Önerileri” başlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization – WHO) logosu ile aylara göre anne sütü ihtiyacını veren bir tablo içeriyordu. Slaytta ayrıca firmanın farklı platformlarda sık sık tekrar ettiği “Günde en az 500 ml anne sütü” iddiası yer alıyordu. Etkinlikteki blogger anneler bu slaytı “Dünya Sağlık Örgütü beslenme önerilerine göre…” diyerek hemen takipçilerine duyurdular ve bu ‘bilgi’ anında binlerce anneye ulaştı.

Emzirme konusunda annelere yardım etmek için ciddi çaba harcayan bir hekim, araştırmacı ve anne olarak “Her gün 500 ml” iddiasına WHO’nun referans verildiğini görünce harekete geçtim. Çünkü yukarda aktardığım gibi, emzirilen bir bebek için ‘alması gereken anne sütü şu kadardır’ demek emzirmenin temel mantığına, doğasına aykırı. WHO’nun gerçekten böyle bir önerisi olabilir mi? Slaytın altında okunamayacak kadar küçük yazılarla belirtilmiş referanslar neler? Öncelikle soruyu firmaya ait Instagram sayfasına yönelttim. Bu slaytın WHO’nun hangi dokümanından alındığını sordum. Referans verilmedi; sadece mail adresim istendi. Soruyu soralı dört, mail adresimi vereli üç hafta geçmesine rağmen henüz bir şey gelmedi.

Konuyu bir de Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölgesi Beslenme Programı Yöneticisi Dr. João Breda’ya sordum. Dr. Breda mailime cevabında net bir şekilde şunu ifade etti: “Dünya Sağlık Örgütü önerileri ‘en az 500 ml anne sütüne ihtiyaç vardır’ iddiasını kesinlikle desteklememektedir.” 

32

Bu ilk değil!

Mama firması “günde 500 ml süt” iddiası için WHO’nun olmayan rehberlerine ilk kez referans vermiyor. Bu durum ne yazık ki 2013’te de gerçekleşmişti. Bunu ortaya çıkartan İngiliz Independent gazetesi, 29 Haziran 2013’te ilk sayfasında skandalı afişe etti  (haberin Türkçe tercümesi burada). Durum özetle şöyleydi: Firma 2010’dan beri çeşitli isimler altında kampanyalar düzenleyerek 6-24 ay arasında bebeklerin “günde en az 500 ml anne sütüne” ihtiyaç duyduğunu iddia etti. 2012-2013 yılında bu konuda televizyonda kamu spotları yayınladı, yazılı basında yer aldı, firmanın beslenme uzmanları halka eğitimler verdi. Özetle verilen mesaj şu idi: “Bebeğinizin 6 aydan sonra günde en az 500 ml anne sütüne ihtiyacı vardır. Bunu almıyorsa mutlaka mama ile tamamlanmalıdır. Bu bebeğinizin sağlıklı büyümesi için şarttır ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerisidir”. (Anne babalar gözünden kampanyanın aktarıldığı ve eleştirildiği Independent gazetesinin diğer haberi burada, Türkçesi ise burada) Habere göre mama firması bu kampanya sayesinde Türkiye’deki satışlarını %15 arttırmış ve kampanya yüzünden anneler bebeklerini gereksiz yere mamaya başlatmış olabilir.

Kampanyanın 2013 yılı çalışmalarında 500 ml iddiası için WHO’ya referans verilmişti. WHO ile birlikte UNICEF’in (Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu) logosu da kampanyada kullanılmıştı. Ancak Independent’ın haberi ile WHO ve UNICEF kampanyaya destek olmadıkları, logolarının izinsiz yayınlandığını ortaya çıktı. WHO’dan Dr. Joao Breda ayrıca yaptığı açıklamalarda firmanın ‘500 ml anne sütü’ iddiasının WHO önerilerini kesinlikle yansıtmadığını vurguladı.Sağlık Bakanlığı ise yönetilen soruları cevapsız bırakmış. Independent’ta yayınlanan skandaldan sonra pekiyi ne oldu? Haberlerin yapılmasında eşiyle görev alan Sezai Ozan Zeybek’in aktardığı kadarıyla hiç bir şey olmamış: “Ceza alan olmadı, yasal bir süreç işlemedi. Bunun yerine bazı gazetelerde reklâm kokan haberler çıktı. Independent’da çıkan haberin anlaşılması güç bir özeti verildi, ardına (kimi zaman haberden daha uzun) Danone-Türkiye’nin kamusal hizmetlerini, bu konudaki duyarlılığını anlatan resmî bir açıklama eklendi. Bir süre sonra kampanya geri çekildi; yerine “annelere süt” adıyla yeni bir kampanya başlatıldı. Hayat devam etti.

”WHO, UNICEF ve “500 ml” iddiası 

Şu ana kadar hiç bir uluslararası sağlık otoritesi bebeklerin alması gereken anne sütü miktarı konusunda bir öneride bulunmamıştır. Çünkü, başta aktardığım gibi, böyle bir ‘öneri’ emzirmenin doğasına aykırı olurdu. WHO ve UNICEF’in emzirme ile ilgili önerileri çok nettir: bebekler ilk 6 ay sadece emzirilmelidir. Uygun ek gıdalar ile emzirme en az 2 yaşına kadar sürdürülmelidir. Anne ve bebek arzu ederse bu süre daha da uzun olabilir. Bu rehberlerin hiç bir yerinde anne sütünün miktarı ile ilgili bir ifade bulunmamaktadır.

Pekiyi, firma ‘500 ml’ iddiasını neye dayandırıyor? Teknik detaylara girmeden şöyle özetleyeyim. WHO 2003 yılında bebek ve çocukların 6 aydan sonra ek gıda ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla uzmanlardan bazı teknik çalışmalar istemiş. Bu çalışmalardan biri 2000 yılında yapılmış bir araştırmayı alıntılamış ve bebeklerin aylara göre kalori ihtiyacı tablolarını koymuş. Firma da bu tablodaki rakamlardan yola çıkarak ‘şu kadar anne sütü gerekir’ diye bir hesap yapmış. Burada dikkat edilmesi gereken üç önemli husus var:

– Ne WHO’nun uzmanlardan istediği teknik çalışma, ne de atıf yapılan araştırma bebeklerin 6 aydan sonra ne kadar anne sütüne ihtiyaç duyduğunu belirlemek amacı ile yapılMAmış. Teknik çalışmanın amacı ek gıda ihtiyacı konusundaki güncel araştırmaların sonuçlarını derlemek. 

– Ne WHO’nun istediği teknik çalışma, ne de atıf yapılan araştırma mililitre olarak ‘şu kadar anne sütü tüketilmelidir’ deMEmiş. 

 – WHO bu teknik çalışma sonrasında ‘şu kadar anne sütü tüketilmelidir’ diye bir öneri kesinlikle geliştirMEmiş. Bunlar 2003 yılında yapılmış teknik çalışmalar olarak arşivlerde kalmış. 

Buna rağmen firma bunun WHO önerisi olduğunu iddia ederek Türkiye’de “Her gün 500 ml anne sütü” diye bir kampanya düzenlemiş. Doğal olarak WHO bunu yalanlamış ve “böyle bir önerimiz yoktur” demiş. Hatta logosunun izinsiz kullanıldığını belirterek kampanyadan derhal kaldırılmasını istemiş.

“500 ml” iddiası devam ediyor

“Her gün 500 ml süt” iddiası için WHO ve UNICEF’in ismi ve logosu izinsiz kullanıldı. Bunun WHO’nun önerisi olduğu asılsız bir şekilde iddia edildi (hatta hala edilmeye devam ediliyor). Bunların hepsi dünyanın en saygın gazetelerinden birinin haberi ile ortaya çıkartıldı. Ama ülkemizde bundan kimsenin haberi yok.

Dahası, firmanın “500 ml anne sütü” kampanyası Türkiye’de son derece etkili oldu. İnternette bir çok sitede halen her gün 500 ml anne sütü ya da formül süt (devam sütü, yani mama) verilmesi gerektiğine dair ‘bilgiler’ bulabilirsiniz. Hatta Sağlık Bakanlığı web sitesinde bebek beslenmesi konusunda halka yönelik bilgilerde dahi 6. aydan sonra anne sütü miktarının yeterli düzeyde olması ve takviye gerekmemesi için en az 500 ml olması gerektiği belirtiliyor. Mama firmasının mesajı (500 ml / 2 bardak anne sütü) ne yazık ki kamu spotu olarak televizyonlarda yayınlanıyor.

33

Firma ‘500 ml’ iddiasını başka kampanyalar ve web siteleri üzerinden sürdürüyor. Örneğin Beslenme Günlüğü sitesine anneler bebeklerinin bir günde ne yiyip içtiğinin giriyor. Sonuç olarak anneye her gün için bir ‘beslenme puanı’ veriliyor. Öyle bir hesap konmuş ki mama almayan bebeklerde o beslenme puanı bir türlü yükselmiyor. Siteyi kullanan anneler ise buraya güvenip bebeğinin her gün 500 ml olması gerektiğini zannediyor ve her gün ne kadar eksiği olduğunu hesaplayıp duruyorlar. Eksik çıkan miktarı ise mama ile tamamlamaya çalışıyor. Böylece yazının başında bahsettiğim anne sütünün azalması, mamanın artması kısır döngüsüne giriyorlar ne yazık ki…

Dahası, firma sosyal medyanın popüler anneleri ile toplantılar düzenliyor, sunumlar yapıyor. Instagram’da, Facebook’ta bu iddia WHO logosu ile yer alıyor ve toplantıya katılan popüler annelerin bir kaç paylaşımı ile yanlış bilgiler on binlerce anneye ulaşıyor.

Gerçek ‘sosyal’ sorumluluk nedir?

Ülkemizde ‘sağlık okur-yazarlığı’ yani sağlıkla ilgili bilgileri değerlendirip hayata geçirme becerisi oldukça düşük. Çocuk sağlığı alanında ise sosyal medya, özellikle de ‘blogger’ anneler büyük rol oynuyor. Binlerce, hatta on binlerce kişi tarafından izlenen bu anneler ne derse takipçileri doğru kabul edip çocuklarına yansıtıyor.

Bir an için firmanın var olmayan bir öneri için WHO’ya referans verdiğini, logosunu izinsiz kullandığını unutalım. Sadece bir anne, aklı ve vicdanı olan bir insan olarak duruma bakalım: Bir mama firmasının bebek beslenmesi konusundaki önerilerini, kampanyalarını ve iddialarını araştırmadan, sorgulamadan veya kaynağını doğrulamadan nasıl doğru kabul edersiniz? Haydi kendiniz için kabul ettiniz diyelim; bunu sizi samimi bulup takip eden binlerce, hatta on binlerce anneye nasıl duyurursunuz? Bu iddiaların doğru olmadığı durumlarda (ki bu yazı bu konuda ciddi bir örnek) takipçilerinize yanlış bilgi vererek altına girdiğiniz vebalin büyüklüğünün farkında mısınız?

Pekiyi siz anneler ve babalar? Bundan sonra sosyal medyada her gördüğünüz iddiayı doğru mu kabul edeceksiniz? Yoksa önce akıl süzgecinizden geçirip kaynağını mı sorgulayacaksınız?

Not: Mama firmasının bu tür etkinliklerine katılan blogger annelerden biri daha önceki haftalardaki eleştirel bir paylaşımımdan sonra beni firma ile ısrarla görüştürmek istedi. Bunu sadece özelden değil, genele açık yorumlarında da duyurdu. Bu noktada şunu net bir şekilde ortaya koymak isterim: Bir mama firmasının sosyal medya üzerinden kamuoyuna açık gerçekleştirilen (amacı da zaten kamuoyuna ürünlerini/mesajlarını duyurmak olan) etkinliklerini aynı kanalla, yani internet ve sosyal medya üzerinden kamuoyuna açık bir şekilde eleştiriyorum. Bu konu ile ilgili olarak, sadece kamuoyuna açık bir şekilde gelecek yazılı yorum ve eleştirileri ve yazılı gönderilecek bilgi ve belgeleri, makul ve tutarlı olmaları şartı ile muhatap alıp yine kamuoyu önünde tartışabilirim. Bunun dışında hiç bir görüşme önerisini ya da talebini kabul etmiyorum. Bu konuda Eren Kaya ve Bebek Yapım Bakım Onarım’ın tavrı aynıdır.

 

Bu yazı bebekyapimbakimonarim.blogspot.nl/ dan alınmıştır

29

 

Dr. Tomris Cesuroğlu 
Hekim, araştırmacı ve anne 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page