EnerjiManşet

Almanya’da İklim parkı: Belediyeler yenilenebilir enerjiyi tanıtma çabasında

Rietberg İklim Parkı

Çevre için Medya ve İletişim Çalıştayı’nın Almanya programının Almanya’nın fosil yakıtlarla nükleer enerjinin kastedildiği  kirli enerjiden çıkış yaparak  başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerjilere  yönelimi, kısaca “enerji dönüşümü” meselesine dair incelemeleri devam ediyor.  Önceki günlerde konunun uzman ve aktörleriyle değerlendirilmiş olarak Kuzey Ren Vestfalya eyaleti sınırları içerisinde yer alan Gütersloh kenti yakınlarındaki Rietberg kasabasında iklim ve yenilenebilir enerji parkı ziyaret ediliyor. Rietberg İklim Parkında İklim Koruma Müdürü  Anika Hering parkın kuruluş amacını ve faaliyetlerini anlatıyor .

Rietberg İklim Parkı

Rietberg İklim Parkı (Internet)

Almanya’da eski adıyla eyalet bahçesi olarak bilinen önce inovasyon merkezi ardından iklim parkına çevrilen alanda yenilenebilir enerjilerin üretim prosesleri objektif olarak anlatılıyor ve halka açık olarak tanıtımı yapılıyor. Bu özellikleriyle park bilgilendirici olmasının ötesinde iklim ve enerji konusunda çalışanlar için ideal bir eğitim merkezi niteliğinde. İklim parkının kuruluş hikayesinde belediyeler büyük rol oynuyor zira idari bölgelerine yatırım yapılmasını arzu eden belediyeler yenilenebilir enerji firmalarına çağrı yapıyor ve onlara faaliyetlerini bu parkta sergileyerek kendilerini tanıtma fırsatı veriyor. Bu şekilde organize edilen parka 18 yenilenebilir enerji ve çevre bağlantılı şirket  katkı sunmuş. Kuzey Ren Vestfalya eyaleti Almanya’da demir çelik endüstrisinin başkenti olarak tanımlanırken burada yenilenebilir enerjilerin tanıtıldığı , kullanımının teşvik edildiği bir parkın kurulmuş olması oldukça ilginç. Gutersloh ve civarında rüzgar enerjisi yeterli olmadığı için yenilenebilir enerji kaynakları arasında birinci sırayı güneş ikinciyi biogaz uygulamaları alıyor .

 

 

orman içerisinde 1 metrekarelik alandaki ağaçların salımını önlediği karbon dioksit hacmine eşit küp

orman içerisinde 1 metrekarelik alandaki ağaçların (bu küpün 1 yüzü kadar alanda)   salımını önlediği karbon dioksit hacmine eşit küp (Foto:Özer Akdemir)

Parka girdiğinizde önce 1 metrekarelik alanda(küpün tabanı kadar) ne kadar oksijen olduğunu basit bir şekilde gösteren  içi boş bir  küple karşılaşıyorsunuz. Mesaj şu       “ormanlık alanın 1 metrekaresindeki ağaçlar bu küpün hacmi kadar karbon salımını tutar, 1 metrekaredeki ağaçlar yok olursa  küpün hacmi kadar karbon salımı açığa çıkar ” . Esasen Almanya’da yenilenebilir enerjilerin önünün açılmasında iklim değişikliğine karşı 2020 yılına kadar karbon emisyonlarını %40 oranında azaltma çabası   hedef teşkil  ediyor. Şüphesiz demir-çelik sektöründe de fosil yakıtların kullanımı söz konusu olduğu için kirli enerjilerden çıkış sağlayarak yönelinmiş bulunan yenilenebilir enerji türleri arasında henüz fazla  yaygınlaşmamışsa da biogaz enerjisi geliyor.

Bir gün önce yol üstünde uğradığımız gerçek biogaz tesisi

Bir gün önce yol üstünde uğradığımız gerçek biogaz tesisi (Foto:Özer Akdemir)

Almanya’da Münster yakınlarında Klimakonner şirketi tarafından yapılan araştırmaya göre Almanya’da yılda on milyonlarca ton gıda maddesi atığı ile yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak mümkün. Dünya genelinde Norveç bu konuda başı çekiyor. Fakat biogaz enerji üretim tesisleri pek de öyle yanına yaklaşılacak türden değil  zira bir gün önce nükleer santral önünde fotoğraf molasından sonra tesadüfen rastladığımız ve otoparkına girerek fotoğraf aldığımız süredeki deneyim bunu ispatlamaya yetmişti zira biogaz tesisinin içerisinde çöpler toplanıyor ve ortaya çıkan metan gazının kokusu tam bir felaket. Hering, alana yerleştirilmiş olan fotovoltaik panellerle elde edilen enerjinin elektrik ve/veya ısı üretiminde kullanılabildiğini söylüyor.

 

Çapı 18m lik cam kapağın altında 304 metreye ulaşan derinlikten ısı çıkarımı

Yerde çapı 18m lik cam kapağın altında 304 metreye ulaşan derinlikten ısı çıkarım              (Foto: Eylem Oktay)

İklim parkında tanıtımı yapılan diğer bir enerji türü de jeotermal enerji. Zemin üzerinde 18 santimetre çapında bir deliğin açılmasıyla 300-304 metre derinlikten çekilen ısı borular yoluyla yukarı çekilerek ısıtmada kullanılabiliyor ki elde edilen ısı aynı zamanda sistemin kendi kendisinin katalizörü konumunda.

“Enerji üretim sürecinde kaybedilen ısı, kurban edilen kısımdır”.

Elektrik enerjisi üreten her sistemde olduğu gibi jeotermal enerjide de elde edilen enerji aynı zamanda ısınmada da kullanılabiliyor (bunun tek istisnası ise nükleer santralden elde edilen enerji ) ancak bu ısı ya merkeze çekilirken kaybediliyor ya da bacalarla dışarı salınıyor .

Programımız boyunca bize eşlik eden , prosesleri anlamamıza yardımcı olan Dr Alper Öktem’in deyimiyle “kaybedilen ısı, elde edilen enerji adına kurban edilen kısmı” oluşturuyor. Bu sebeple elektrik enerjisi üretilirken ısının da boşa sarf edilmemesi gelecek enerji üretim metodlarının üzerinde geliştirmeler yapması gereken bir konu ki Almanya da çalışmalarını bu meseleye kaydırmış durumda. Bu şekilde örneğin bir enerji üretim sürecinden %30 elektrik enerjisi üretilirken%40lık ısı kaybı önlenebilirse enerji üretiminden alınacak verimin %70’lere çıkabilmesi söz konusu olacak.

Almanya’da diğer bir temiz enerji kaynağı olarak değerlendirilen diğer bir faaliyet de elektrikle şarj edilerek kullanılan otomobillerden sağlanıyor. Gündüz kullanılıp akşam park edilen elektrikli otomobiller için sokak lambalarının yanında park alanı bulunuyor . Bu şekilde gece kullanılmayan park halindeki otomobiller kanalıyla sokak aydınlatması sağlanabiliyor.

İklim Parkta Kuzey Westfalya yeşiller Partisi Milletvekili Brems ile değerlendirme

İklim Parkta Kuzey Westfalya yeşiller Partisi Milletvekili Brems ile değerlendirme (Foto: Yusuf özlük Boran)

Almanya’da 2018 yılına kadar taş kömürü, 2045’te de linyit kömürü üretimi bitecek

Son olarak güneş enerjisinin tanıtıldığı kısımdayız ki bu kısımda bize Kuzey Ren Vestfalya eyaletinden 5 yıldır Yeşiller Partisi Millletvekili olan Wibke Brems de eşlik ediyor . Brems Almanya’nın enerji politikalarını anlatırken Köln gibi büyük bir şehri de içeren Hollanda sınırındaki Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin demir çelik üretiminin merkezi olduğunun altını çizerken demir çelik endüstrisinin destekleyici yan dalları fosil yakıt kullanımı olduğu üzere konu kömüre geliyor. Yüksek maliyetler sebebiyle 2018 yılına kadar kömür üretiminin sonlandırılmasının planlandığını öğreniyoruz kendisinden. Linyit kömürünün de yalnızca halihazırda açık olan maden işletmelerinden çıkarıldığı bilgisini paylaşıyor bizimle .

Neticede linyit kömürü ıslak olduğu için hemen yakında çalıştırılan santrale verilirken taş kömürünün kamyonlarla başka santrallere sevkiyatı söz konusu. Brems, linyit kömürünün çıkartılmasının da 2045’te nihayetleneceğini öngördüklerini yine de linyit işletmesinin karlı bir faaliyeti olmadığı için öngörülenden daha erken bir tarihte bitebileceğini de ifade ediyor. Elektriğin %30’unun yenilenebilir enerjilerden sağlanmasıyla ülke ortalaması olarak enerji üretiminde kömürün payı da %70’lerden %40’lara düşürülmüş oluyor.

 

Özel Haber: Pınar Demircan

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Enerji