Köşe Yazıları

Güneş Enerjisi kullanımının yaygınlaşması için “Güneş Gönüllüsü” olun – Alper Öktem

Yenilenebilir enerjilerin yerinde üretimi ve tüketimi, tekellerden bağımsız olma. Ülkelerin enerji ihtiyacını karşılamak için tekellere teslim olmasının önüne geçmek.  İşte birkaç kelimeyle enerji otonomisi.

Güneş enerjisinden elektrik üretmeyi ele alalım: Bunun için milyonlarca küçük üreticiye ihtiyaç var. “Küçük çapta üretim yapmakla koskoca ülkenin…” diye hemen itiraz etmeyin. Güneş enerjisinden elektrik elde eden her tesis bir GES (Güneş Enerjisi Santrali).

Almanya’da 1,5 milyon güneş enerji  santrali olduğunu biliyor muydunuz? Bunların büyük çoğunluğu çatılarda, küçük ölçekli paneller. Damlaya damlaya göl olur, deriz Türkçe’de. Çatısı ve parası/kredisi olan çatısına kuruyor, çatısı olmayan veya çatısına kurmuş olsa da katkı yapmak isteyenler enerji kooperatiflerine üye oluyor.

55

Demek ki milyonlarca çatı ve bir o kadar da insan lazım güneş santrallerinin kurulması için. Zaman zaman şöyle ifade ediyorum: “Almanya’da bu mücadeleyi biraz da çatılarda kazandık.

Bu kadar insan da var, çatı da… Peki  gereken toplumsal dinamizmi nasıl harekete geçireceğiz? Bunun cevabını ararken Türkiye’deki mevzuata ve gerçekliğe bakalım. Öncelikle bir mevzuat değişikliğini haber verelim: Uzun süredir bekleneni 50 kW gücündeki ufak güneş enerjisi santralleri (GES) ile ilgili yönetmelik yayımlandı. Haberi geçtiğimiz Salı günü Solarbaba verdi.

Küçük paneller için yönetmelik değişikliği

1 MW’a dek kurulu gücü olan GES’ler ister 2 kw, isterse 999 kW’lık olsun, hepsi aynı prosedürü yerine getirmek zorundaydılar. Evinin çatısına 5 kw kurulu gücü olan panel koymak isteyen kişi (bu çok kaba bir hesapla 30 metrekare panel gerektirir), 1 MW’lık tesis gibi aynı işlemleri yerine getirmek zorundaydı. İnsanların şevkini kıran bu uygulama çatılarda ufak GES’lerin yaygınlaşmasının önündeki engeldi. Yeni yönetmeliğe  göre bürokratik işlemler azalıyor. Yönetmeliği Okumak İçin Tıklayın.

GES kurabilecek kadar parası ve sağlam çatısı olan insan pek de fazla değil. Kooperatif kurmak ve yürütmek gönüllü insanlar gerektiriyor. Ama Türkiye’de belediyeler  böylesi amaçlar için örneğin şahıslarla ortak şirket kurabiliyorlar. Aynı şekilde vakıflar da ortak alıp şirket kurabiliyorlar. Belediyelerde ise çatı çok.

Enerji kooperatifi kurucularının ve üyelerinin ise aynı trafodan elektrik alan şahıslar olması lazım. Bu bir engel gibi görünüyor, bir kentin çeşitli mahallelerinden öncü insanlar bir kooperatif kuramıyor. Ama Türkiye’de yaygın bir yapı kooperatifçiliği var. Yapı kooperatifleri kurulurken koooperatif evlerinin enerji gereksinimi konusunu ana sözleşmelerine alabilirler, ya da yapı bittikten sonra kooperatifi tasfiye etmeyip enerji kooperatifi haline getirebilirler.

Önerdiğim bu modellerin anlaşılması için burada lisanssız üretim kavramına değinmeliyim. Eğer ürettiğiniz elektriğin kullanmadığınız fazlasını şebekeye verip, gerektiğinde de dağıtım şirketinden alacaksanız (güneş yokken, geceleri mesela) o zaman lisanssız üreticisiniz ve 1 MW’a dek kurulu gücü olan santral kurabilirsiniz. Ama elektriği mesela komşunuza satamazsınız. Elektrik ticareti için lisanslı üretici olmalısınız ve 1 MW’dan büyük GES kurarsınız. Bir de OSB’lerin (Organize Sanayi Bölgesi) hakkı var ticaret yapmaya.

Önerdiğim modeller için toplumsal dinamizm harekete geçirilmeli gibi pasif bir  cümle kurmayacağım. Toplumsal dinamizmi kim harekete geçirecek sorusuna cevap vereceğim: Bu işi “Güneş Gönüllüleri” yapacak.

Adımı yazarken artık yanına “Güneş Gönüllüsü” diye ekliyorum.

Ne yapar bir “Güneş Gönüllüsü”?

Bilgi edinmek, bilgi vermek, bilgi dağıtmak, mahallede, semtte, ilçede, ilde, okulda diğer Güneş Gönüllüleri ile bir araya gelmek.

Belediyeleri ve yurttaşları güneş panelleri kurarak enerji üretmeye teşvik etmek, bunun için kamuoyunu aydınlatmak ve kamuoyu oluşturmak. İmkanımız varsa bizzat kendimiz çatımıza GES kurarız. Organize Sanayi Bölgeleri’ni ya da irili ufaklı firmaları çatılarına GES kurmaya da ikna edebiliriz.

Önemli bir alan ise yapı/enerji kooperatiflerinin yaygınlaşmasıdır. Yapı kooperatiflerinin enerji kooperatifleri şeklinde faaliyetini sürdürmesine varındaya kadar çok şey yapabiliriz.

Yeşil Enerji kullanabiliriz. Böylece yenilenebilir enerji yatırımları için talep oluşturabiliriz. Türkiye’de bu gelişme başlamak üzere. Hem üretmek hem de bu alanda yatırıma teşvik etmek.

Enerji verimliliği konusunu öğreniriz, öğretiriz. Daha az tüketmek demek kirli enerji üretimine köstek olmak demektir.

Güneş Gönüllüleri beşeri sermayeyi, toplumsal duyarlılığı harekete geçirerek en etkin reklamdan daha etkin, en çalışkan firmadan daha başarılı olabilir. Elektrik kesintisi mi? Soma’da, Ermenek’te ölen maden köylüleri mi? Nükleer macera mı? Başka türlü mü düşünüyorsunuz?

Mahallede, belki işyerinde, odalarda, sendikalarda, üniversitelerde biraz sesli konuşursanız, hemen 3 kişi olursunuz. Bunun icin çaba göstermek sizin demokratik tavrınızdır, cevabınızdır, iklim değişikliğine karşı  mücadelenizdir, yaşam alanlarının yokedilmesine karşı politik eyleminizdir.

Almanya’da güneş enerjisi hakkında bir not

Biliyorsunuz 21 Haziran güneşin en uzun süre aydınlattığı gün. Dolayısiyle GES’lerin (Güneş Enerji Santralleri) en verimli olduğu gün. Tabii hava şartları kötüyse verim düşüyor. O gün Almanya’da kimi yerlerde güneşin doğuşundan batışına 17 saat geçti. Hava ise günlük güneşlik değildi.

Saat 10-16 arasında güneşten elde edilen elektrik miktarı 10 Gigawatt oldu. Daha sabah saat 6’da üretim 1 Gigawatt’ı  bulmuştu. Bu miktar elektrik bir nükleer santralin yahut termik santralin üretimine eşdeğer. Kuşluk vaktinden ikindiye dek Almanya’da üretilen elektriğin % 45’i yenilenebilir enerjilerden elde edilmişti. Rakamlar o gün o saatler arasındaki üretimdir, tesislerin kurulu gücü ya da bütün  yıl için enerji kaynaklarının toplamdaki paylarını ifade etmez.

54 Alper Öktem

 

Alper Öktem

“Güneş Gönüllüsü”