Ekoloji aktivistleri Diyarbakır’dan ses verdi: Bölge yaşanmaz hale getirilmek isteniyor

DTK (Demokratik Toplum Kongresi) Ekoloji Komisyonu ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Kürdistan’da çıkan yangınlara dair yaptıkları incelemenin sonuçlarını 19 Ağustos Çarşamba günü Diyarbakır Konuk Evi’nde yaptıkları basın açıklaması ile paylaştı. Bölgenin savaş konsepti gereğince tamamen yaşanmaz hale getirilmek istendiğine dikkat çekildiği açıklamada, yaşamı ve doğayı savunan kesimlere de “Kürdistan’daki yangınlara karşı birlikte mücadele edelim” çağrısı yapıldı.

19

DTK Ekoloji Komisyonu ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, 16 -18 Ağustos’ta Dersim, Şırnak ve Diyarbakır’da çeşitli dönemlerde, köy ve ormanlık alanlarda çıkan yangınlara dair yaptıkları incelemenin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. DTK girişinde yapılan basın açıklamasında “Doğayla savaşan insanla barışamaz” yazılı pankart açıldı.

Amed

Açıklamada ilk olarak Amed Ekoloji Meclisi Eş Sözcüsü Gültekin Aydeniz konuştu. Gültekin, Lice’deki yangınların askerler tarafından çıkartıldığını köylülerden duyduklarını belirterek, “Yapılan ekolojik yıkımların, genel olarak bölge tamamen bir savaş konsepti içinde yaşanmaz hale getirilmek isteniyor. Sadece insanlar değil, ormanlar ve içinde yaşayanlarla birlikte Kürt halkının kültürel ve ekoloji hafızasının silinmesi noktasında olduğu kanaatimiz oldu” dedi

Dersim

‘İkinci olarak Dersim grubunun incelemelerini Mezopotamya Ermenileri Derneği üyesi Mehmet Toprak paylaştı. Dersim’de de orman yangınlarının karakollar tarafından yapıldığının kendilerine söylendiğini belirten Mehmet, “İlk olarak izli mermilerle ormanlar yakılmış. Dersim’de olan insanlar çok tedirgin. Bu insanlar, 1990’larda olduğu gibi değil, bir direniş sergiliyorlar. Bize anlatılanlara göre, helikopterlerden atılan tırtılların doğaya zarar verdiğini söylediler. Ayrıca açlık grevine giren bir aile vardı. Onları da ziyaret ettik. Aile açlık grevlerinin amacının barış olduğunu söyledi. Direnişin sembolü oldu bu aile” diye belirtti.

‘102 yaşında anne açlık grevinde’

20

Ayrıca, yapılan incelemelerde Dersim’in ormanlarında çok ücra köşelerinde, yaylalarında erkeklerin olmadığı ve kadınların direndiğini gördüklerini belirten Mehmet, muhtarlara da içinde ne yazdığını tam olarak anlamadıkları belgeler imzalatıldığı bilgisinin paylaşıldığını söyledi. “Mayınlı bölgeler de çok fazla” diyen Mehmet, bölgedeki en büyük sorunlardan birinin mayınlar olduğunu kaydetti. Bölgede 60’a yakın karakol olduğunu ve bu karakollarının neredeyse tamamının etrafının yakıldığını dile getiren Mehmet, Bingöl Yayladere’ye dair de bilgi verdi. Toprak son olarak Yayladere’de 102 yaşında olan bir annenin de yangınları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladığını sözlerine ekledi.

Şırnak

Şırnak bölgesindeki gözlemleri de Çevre ve Ekoloji Hareketi (ÇEHAV) avukatlarından Deniz Gedik paylaştı. Deniz, Nusaybin’den yola çıkarak Eruh’a kadar giden grupta olduklarını belirterek, gittikleri bölgelerde canlıya dair hiçbir şey kalmadığını gözlemlediklerini söyledi. Yurttaşların helikopterden bir kimyasal atıldığını söylediğini aktaran Deniz, “Aynı alanda çok sayıda Süryani köyleri de etkilenmiş. Bu köylere yazın gelen Süryaniler’in evleri ve üzüm bağları yanmış durumda. Bıttım ağaçları da yakılmış” dedi.

“Çok yakından savaşı gördük” diyen Deniz, güvenlik gerekçesi ile birçok köye ulaşamadıklarını ancak köylülerin kendilerine anlattıklarına göre, “Boşaltılan ve daha önce yakılan köyler ormanlar tekrardan yakılmış durumda. Bu da bölgenin insansızlaştırılması ve tamamen yaşanmaz hale getirilmek istendiğini gösteriyor” diye konuştu. Cudi’ye dair de gözlemlerini paylaşan Deniz, “Bu bölgede termik santraller var. Bu da sadece savaş konsepti değil aynı zamanda enerji politikası ile ilgili olarak bu yangınların çıkarıldığını gösteriyor. Sonuç olarak, boşaltılan çok sayıda köy var ve bu köylerin tekrar yaşanır hale gelmemesi için adeta bir çaba var. Halk sürekli baskı altında. Bu bölgelerde 10 sene sonrası neredeyse hiç yaşam olmayacak. Yangınlar ile toplumsal bellek de yok edilmek isteniyor” ifadelerinde bulundu.

Hukuki olarak sürecin takipçisi olacaklarını dile getiren Deniz, sorunu uluslararası kamuoyuna da taşıyacaklarını aktardı.

Ekolojistler incelemelerine dair ayrıntılı raporu önümüzdeki günlerde yazılı olarak kamuoyu ile paylaşacak.

Şırnak bölgesine giden ekipte yer alan arkadaşımız Alper Tolga Akkuş‘un bölgeden yaptığı haberlere buradan ulaşabilirsiniz.

(Jinha, Yeşil Gazete)