Hafta SonuManşet

Belçika’da bir kırsala dönüş festivali: Back to Rural

Merhaba.

Bilenler bilir, kırsal deneyiminden sonra yaklaşık 6 aydır aralıksız şehirde yaşıyorum. Lakin geçtiğimiz hafta Belçika’da düzenlenen Back to Rural (Kırsala Dönüş) Festivaline katılma şansım oldu. Uzun zaman sonra yeniden şöyle derin, temiz bir nefes alabildim ve özlediğim kırsaldan şöyle bir makas alıp geldim.

Öncelikle Belçika ve gittiğimiz şehir Gent, çok yeşil, çok güzel ve çok kuzeyde. Öyle ki ilk gün güneş hala batmamışken ve yorgunluktan bitkin olmama anlam veremiyorken saatin 22.30 olduğunu öğrenerek şaşkınlık içinde kavradım ne kadar kuzeyde olduğumuzu. Güneş 11’e doğru batıp sabah 5’te doğuyor. Tam benlik!

Back to Rural Festivali aslında Back to Rural projesinin bir uzantısı. Proje, Türkiye’den Ormanevi Kırsalda Sürdürülebilir Gelecek Derneği koordinatörlüğünde, Belçika’dan Labo ve İsveç’ten Fjaellbete ortaklığında yürütülüyor. Festival, projenin son etkinliklerinden biriydi. Proje ise bu üç ülkenin birbirlerine, çiftliklerde bir süreliğine çalışmak üzere gönüllü gençler göndermesinden ibaret. (Daha fazla bilgi için: www.backtorural.com)

Festivale, üç ülkedeki çiftliklerde gönüllü çalışan bu gençler de katılarak deneyimlerini paylaştı. Ben halen Ormanevi’nde yaşıyorken domates hasadında birlikte çalıştığım Sander da oradaydı örneğin. Sonra Jose vardı, şu anda permakültür projesi yürütülen bir komünde yaşayan. Gerek kırsalda yaşama hayali kuran, gerekse bu hayali yaşayan insanlarla 5 gün boyunca birlikteydik kısacası. İnanılmaz güzellikte bir doğada, şahane insanlarla, rüya gibi zaman geçirdik. Şehirden ve sorumluluklarımızdan uzakta, tüm yaratıcılığımızı sonuna kadar kusarak, biraz soğuktan donarak biraz güneşte kızararak, müzikte dans edip çimlere uzanarak, üreterek, toprakta çalışarak, kahkaha atarak hatırladık ne kadar özgür gençler olduğumuzu!

32

Ev sahibi Labo’dan Pieter ve arkadaşları bizim için bir sürü güzel workshop hazırlamışlar. Birlikte oyunlar oynayarak kırsala dönüş üzerinde kafa patlattık. Araziye ulaşım nasıl mümkün? Toprağı iyileştirme yöntemleri neler? Topluluk kuralları neler olmalı, belki de hiç kural olmamalı? Kırsalda ürettiklerimizi şehre, karbon salımı olmadan nasıl ulaştırırız? Paylaşma, sevgi, sadelik gibi kavramlarla aramız nasıl? Bütün bunları oldukça yaratıcı yöntemlerle çalışıp birbirimizle paylaştık. Gülmekten karnımıza ağrılar girerken dışarıdan bizi gören dünyayı kurtarma planları yaptığımızı asla anlamazdı!

33

Biraz festivalin dışına çıkarsak, uçaktan inip Gent’e gelir gelmez vintage bisikletleri (bildiğimiz dede bisikleti aslında) verdiler altımıza. Kiss&ride tabelasını takiben ve tüm yorgunluğumuza rağmen sürdük bisikletleri festival alanına. Gent’te ve tüm Belçika’da ulaşım çoğunlukla bisikletle sağlanıyor. Sadece çok yaşlılar otobüse biniyor. Evinde kaldığımız Cecilia örneğin, 65 yaşındaki süper babaanne, her yere bisikletiyle gidiyor. En büyük hayali her yere bisikletle ulaşım sağlayabilmek olan ben ise, daha ilk dakikalarda böyle aşık oldum Belçika’ya. Bisiklet konusunu kapatırken, dikkatimi çeken bir şeyi daha paylaşayım. Neredeyse bütün şehirde, bir tane bile yeni bisiklet görmedim. Bütün bisikletler külüstürdü. Ne kadar güzel, kimse ‘gıcır gıcır’ peşinde değil, sadelik bu olsa gerek diye düşünürken öğrendim ki, bisikletlerini çalınmasın diye yeni almıyorlarmış. 2 yıl önce İstanbul’da bisikletini çaldırmış olan benim için bir ampül daha yandı o anda.

35

Cecilia’dan bahsetmek istiyorum biraz. 65 yaşında, tek başına yaşayan, 6 dil bilen, neredeyse dünyayı dolaşmış bir kadın Cecilia. Bize bu 6 gün boyunca evini açtı ve onu daha iyi tanıma fırsatımız oldu böylece. Hep belli bir yaştan sonra enerjimin, üretkenliğimin azalacağından ve hayatımın daha sıkıcı hale geleceğinden korkardım. Cecilia’yı tanıdıktan sonra anladım ki bu tamamen insanın kendi elinde. 65 yaşını nasıl yaşamak istersin diye sorsalar, tam da Cecilia gibi derim. Sabah erkenden kalkıp kahvemi yudumlarken biraz kitap okuyarak, sonra şehri bisikletle turlayarak, evimi yabancılara açıp mümkün olduğunca çok insan tanıyarak, gönüllü çalışarak (etrafındaki Türk ailelerin çocuklarına dil öğretiyor) ve üreterek.

Festivale dönecek olursak, festival bizim hobi bahçesi olarak bildiğimiz türde bir bahçede gerçekleşti. İnsanlar buraya boş vakitlerinde küçücük çocuklarıyla birlikte gelip ekim dikim yapıyorlar. Hem toprakta çalışıp hem de birbirleriyle sosyalleşiyorlar. Bahçeleri gezerken ilginç deneylerle ve tekniklerle de karşılaştık.

34

39

40

Bütün gün süren workshopların arasında go oynayıp, bir de şarkı besteledik.

36

 (Back To Rural şarkısının videosunu buradan izleyebilirsiniz)

38

Gün sonunda ise ateş başında şarkılar söyledik, masallar anlattık ve sohbet ettik. Bu 5-6 gün boyunca inanılmaz arkadaşlıklar edindik. Son gün ise Doğaç’la ben Brugge’u gezdik. Bir başka rüya şehri Brugge. Şehrin içinden geçen kanalı, kuğulu parkı, kadınların kullandığı at arabaları, her biri müze gibi binalarıyla yemyeşil bir şehir.

37

Daha anlatacak çok şey var lakin çok uzattım yazıyı. Özetle, kısa bir süre sonra yeniden döneceğimi hissettiğim kırsalı, toprağı ve topluluk olmayı çok özlediğimi farkettim. Belçika’da ya da Türkiye’de, Avrupa’da ya da Asya’da, ya da başka bir kıtada, içinde bulunduğumuz ortak sorunların çözümü kırsalda. Yeniden huzur içinde, özgürce, birlikte yaşamanın hayaliyle ve bu yazının herkese ilham olması dileğiyle bitiriyorum yazımı.

Esen kalınız.

41.Gonca-Mine-Çelik

 

Gonca Mine Çelik

Kategori: Hafta Sonu