Birleşik Krallık genel seçimlerinde Yeşil Parti – James Connelly

7 Mayıs 2015’te Birleşik Krallık’ta yapılan genel seçimlerin ve özellikle de Yeşil Parti’nin aldığı sonucun değerlendirmesini İngiltere’den, Hull Üniversitesi Siyaset, Felsefe ve Uluslararası Çalışmalar Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. James Connelly Yeşil Gazete için yazdı. Prof. Connelly siyaset teorisi, çağdaş siyaset felsefeleri ve çevre siyaseti alanlarında çalışan bir akademisyen. Ayrıca International Journal of Social Economics dergisinin eş-editörü.

Yeşil Gazete çeviri editörü Ayşe Ceren Sarı tarafından Türkçe’ye çevrilen yazının İngilizce orjinaline buradan ulaşabilirsiniz. James Connelly’den Yeşil Gazete için bu yazıyı isteyen Doç. Dr. Semra Cerit Mazlum’a teşekkür ederiz.

Birleşik Krallık’ta yapılan 7 Mayıs 2015 genel seçimlerinde Yeşil Parti

Seçim Sonuçları

Prof. James Connely

Prof. James Connelly

Muhafazakar Parti %36,7 ile seçimlerden birinci olarak çıktı (2010 yılında aldığı oy oranı %36,1 idi). Bu durum zafer olarak nitelendirildi. Bu nitelemenin öncelikli nedeni böyle bir sonucun beklenmiyor olmasıydı. Seçimler kapandıktan sonra ilan edilen sandık çıkış anketlerinden önceki beklentiler, Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi‘nin hemen hemen eşit oy oranına ve sandalyeye sahip olacağı bir koalisyon hükümeti kurulması yönündeydi. Bu beklentiler ülkedeki seçim anketlerinin verdiği sonuçlara dayanıyordu. Anketler açıkça yanıldı ve İşçi Partisi öngörülenin %3 ile %4 altında oy aldı. Anketlerin SNP (İskoçya Ulusal Partisi), UKIP (Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi) ve Yeşil Parti‘nin performansları hakkındaki tahminleri ise isabetliydi.

Küçük Muhafazakar çoğunluk, Parti’nin AB’ye muhalif olan sağ kanadına önemli bir avantaj ve potansiyel veto gücü sağlayacak. Önümüzdeki birkaç sene David Cameron için muhtamelen zor geçecek. Bunun nedeni geçmiş dönemdeki Koalisyon boyunca uygun bir tampon görevi gören Liberal Demokratlar‘ın eksikliğinde AB muhaliflerinin oluşturduğu tehdit.

Seçimlerde İşçi Partisi’nin aldığı oy oranı arttı, ancak yalnızca %29’dan %30,4’e. Başka bir büyük mağlup ise Liberal Demokratlar oldu. Oyları %23’den %7,9’a gerilerken milletvekili sayısı 57’den 8’e düştü. UKIP, oy oranını ülke bazında %12,6’ya yükselterek genel seçimlerden üçüncü parti olarak çıktı. Ancak sahip oldukları iki sandalyeden yalnızca birini koruyabildiler ve Nigel Farage Güney Thanet bölgesini kaybetti. Kazanılan sandalye sayısı ve partiye olan desteğin artmasında en büyük galip ise 59 İskoç sandalyesinin 56’sını garantileyen SNP oldu. Kalan üç sandalye ise İşçi Partisi, Liberal Demokratlar ve Muhafazakarlar arasında paylaşıldı. SNP’nin genel seçimler bazındaki oy oranı yalnızca %4,7 iken, İskoçya’da %50 oldu. Seçime adaylıklarını koymalarının tek nedeni de buydu. Yani SNP, Yeşiller ve UKIP gibi ülke çapında daha çok destek gören partilere karşı sert bir şekilde ayrımcılık yapan tek üyeli çoğunlukçu seçim sisteminden faydalanmış oldu.

Yeşil Parti

Caroline Lucas

Caroline Lucas

Seçim zamanından aylar önce Yeşil Parti’nin önceki seçimlere kıyasla, eğer göreceli başarıyı sandalye sayısından ziyade oyları göz önünde bulundurarak ölçülüyorsak, daha iyi performans göstereceği ortaya çıkmıştı. Son altı ay boyunca Birleşik Krallık’taki Yeşil Parti üye sayısı ortalama 70.000’e yükseldi. Bu sayı UKIP veya Liberal Demokratlar’ın üye sayısından daha fazla. Son zamanlara kadar partinin bir lideri değil bir ‘sözcüler grubu’ vardı. 2008 yılında tek lider sistemine geçilmesi kararlaştırıldığında bunun için Caroline Lucas seçildi. Caroline Lucas, 2010 seçimlerinde de Brighton Pavilion bölgesi için milletvekili oldu. 2010 yılında parlamenter görevlerine daha fazla vakit ayırabilmek için partideki görevinden istifa etti ve yerine Avustralya doğumlu Natalie Bennett geçti.

Lucas’ın 2010 yılındaki genel seçimlerde seçilmesinden sonra Yeşil Parti çalışmalarını Cambridge, Norwich South, Bristol West bölgeleri ve bazı Londra bölgesi sandalyelerine yoğunlaştırdı. 2015 genel seçimlerinde Caroline Lucas Brighton bölgesindeki sandalyesini artan çoğunlukla korudu*. Ancak Yeşil Parti başka bir sandalye kazanamadı. Batı Bristol bölgesinde kazanılan oy oranı %23’ten %26,8’e çıktı. Yeşil Parti bu bölgede %35,7’yle birinci olan İşçi Partisi’nden sonra en çok oyu alarak ikinci oldu. Bristol’daki diğer bölgelerdeki performansı dağınık ama çoğunlukla övgüye değerdi ve dört sandalyede ikinci gelindi. Parti’nin genel seçimlerdeki oy oranı 2010 seçimlerindeki %1’den %3,8’e çıktı. Yeşil Parti için bu sonuçlar olağanüstü değil, ancak su götürmez bir mesafe kaydedildiğini gösteriyor ve Parti’nin ilk defa genel seçimlerde ciddi bir rakip olarak ortaya çıkması özelliğini taşıyor.

Yeşil Parti Liderliği

Natalie Bennett

Natalie Bennett

Natalie Bennett‘in seçim süreci boyuncaki liderliği oldukça eleştirildi. Kampanyanın başlarındaki süreçteki bir röportajda ‘tutulup kaldı’ ve özellikle Caroline Lucas ile karşılaştırıldığında donuk ve ruhsuz olarak nitelendirildi. Ancak televizyonda yayımlanan seçim kampanyası açık oturumlarındaki performansı oldukça doyurucuydu. Londra’daki Holborn ve St Pancras bölgelerindeki sandalyesinde %12,8 oyla üçüncü geldi. Bu 2010 ile karşılaştırıldığında %10’luk bir artışa tekabül ediyor.

Caroline Lucas yalnızca Avamlar Kamarası’nda değil ülke çapında kaydedeğer derecede saygı kazandı ve yakın gelecekte Brighton Pavilion bölgesi için milletvekilliğine devam edecek gibi görünüyor. Ancak aynı çıkarımı Brighton ve Hove bölgeleri yerel meclisleri için yapmak mümkün değil. Yeşil Parti bu bölgelerdeki meclisin azınlık kontrolünü kaybetti. Artık azınlık yönetimini İşçi Partisi sürdürecek. Dokuz Yeşil konsey üyesi sandalyesini kaybetti. Yeşillerin yönettiği bu konsey bağlangıçtan beri sıkıntılıydı. Ancak bunu söylerken, bu sıkıntıların bazılarının azınlık statülerinden ve İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti’den miras kalan problemlerden kaynaklandığını belirtmekte fayda var. Yine de birçokları tarafından yetersiz, tecrübesiz ve yerel yeşil hükümetin kötü bir reklamı olarak görülüyorlardı.

Sonuç

Yeşil Parti seçimlerde iyi bir performans gösterdi. Liderliği ilham verici değildi, ancak yetkindi ve oy oranları tahminlerle uygunluk göstererek açıkça yükseldi. Parti yalnızca bir sandalye kazandı. Yine de bu sandalye İngiliz seçim sisteminin oluşturduğu engel göz önüne alındığında başarıyı temsil ediyor. Bir Yeşil Parti Milletvekili seçmek için 1.000.000 oy gerekirken bir SNP Milletvekili 26.000, bir Muhafazakar Parti Milletvekili ise 34.000 oyla seçilebiliyor. Orantılı bir temsil sisteminde Yeşil Parti 24 sandalye kazanabilirdi.

Asıl zorlu iş bu ivmeyi koruyabilmek. Bu özellikle Liberal Demokrat oylarının daha fazla azalamayacağı (daha fazla düşmesinin imkanı yok) 2020 seçimleri için geçerli. Yani Yeşil Parti’nin hoşnutsuz Liberal Demokratlar’ın oyunu kazanması kolay olmayacak.

* Birleşik Krallık seçimlerinde dar bölge seçim sistemi uygulandığı için Meclis’teki her sandalye için tek bir dar seçim bölgesi bulunuyor. Dolayısıyla seçmenler tek bir sandalye için adaylardan birini seçiyorlar. Bu nedenle her bölgede en çok oyu alan seçiliyor. Bu sistem ülke barajına benzer bir şekilde küçük partileri Meclis dışında bırakıyor. Yazıda bu nedenle her seçim bölgesi “sandalye” olarak adlandırılıyor.

 

James Connelly – Hull Üniversitesi

Çeviren: Ayşe Ceren Sarı – Yeşil Gazete

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page