Soma faciasının 1. yılı: Türkiye, kömüre bağımlı enerji politikalarından hemen vazgeçmeli – Elif Gündüzyeli

Bu yıl G20 zirvesine Başkanlık yapacak Türkiye, iş ve gelir güvensizliği yaratan, yoğun hava kirliliği yaratarak insan sağlığını doğrudan etkileyen, sürdürülebilir olmayan, yüksek ölçüde sera gazı ortaya çıkaran kömüre bağımlı enerji politikalarından derhal vazgeçerek sürdürülebilir, temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmelidir.

* * *

13.05.2015 

Geçtiğimiz yıl 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden patlamasının birinci yılında Türkiye, halen insan sağlığını ve doğayı tehdit eden kirli kömür politikalarından vazgeçmiyor.

Halihazırda 22’si 50MW gücün üstünde olan 50 adet aktif kömürlü termik santralı olan Türkiye, 2023 enerji vizyonu dahilinde 84 adet yeni termik santral kurmayı planlıyor. Planlanan yeni santrallerin 44ü ise resmi olarak açıklanmış durumda[1].

42

Foto: Kerem Yücel

 

Çevre ve doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları bu durumu kabul edilemez olarak nitelendiriyor. STK temsilcileri, Kasım ayında G20 üyesi ülkelerin üst düzey liderlerine ev sahipliği yapacak Türkiye hükümetini, kömür yatırımlarına bağımlı enerji politikalarından vazgeçmeye, gelişmekte olan ülkeler liginden gelişmiş ülkeler ligine geçebilmek için temiz enerji kaynaklarına dayalı bir yol haritası çizmeye davet ediyor.

İklim finansmanı ve fosil yakıt teşviklerinin konuşulacağı G20 zirvesi öncesinde iklim hareketi, Türkiye’den insiyatif almasını bekliyor. Ancak Türkiye, kirli enerjiden, fosil yakıt teşviklerinden vazgeçip Dünya’ya örnek olabilecekken, kömür planları yapmayı tercih ediyor

Kömür Santralleri İnsan Sağlığını Tehdit Ediyor

Greenpeace’in geçtiğimiz yıl Soma’ya bağlı Yırca Köyü’nde yaptığı 24 saatlik hava kirliliği ölçümünün sonuçları köydeki hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü’nün güvenilir olarak belirttiği günlük limitlerin iki katından fazla olduğunu gösteriyor[2].

39

Foto: Kerem Yücel

 

Greenpeace Araştırmacısı Buket Atlı, “Buradaki kirliliğin en büyük nedenlerinden biri, Yırca köyünün yanı başında olan Soma kömürlü termik santrali. Bu santral, Avrupa’nın en çok can alan ikinci kömürlü termik santrali. Kömürlü santrallerin yaydığı gözle görülemeyen partikül maddeler sessiz bir katil gibi başta akciğer kanseri ve KOAH olmak üzere akciğer hastalıklarına, astım, bronşit gibi solunum yolu rahatsızlıkları gibi hastalıklara neden oluyor.” diye belirtti.

Tüm bu sağlık risklerine rağmen Türkiye hükümeti, 80’in üzerinde yeni kömür yakıtlı enerji santralini teşvik ederek ve bunlara izin vererek, Avrupa çapında en fazla yeni santral planına sahip ülke konumuna geldi. Bu planlar, Türkiye’yi kirli enerji konusunda dünya ölçeğinde üst sıralara yükseltti. Türkiye bugün Çin, Hindistan ve Rusya’nın ardından dünyanın en ciddi dördüncü kömür tehdidi olarak göze çarpıyor[3].

Kömür santralleri iş ve gelir güvenliğini de tehdit ediyor

Geçtiğimiz yıl Soma Eynez kömür madeni ocağındaki patlama, yalnızca 301 madencinin yaşamına mal olmamış, aynı zamanda 2.191 madencinin işinden olmasına yol açmıştı. Kömüre dayalı istihdamın yarattığı zor ve tehlikeli çalışma şartları, iş güvenliği yetersizliği ile uzun vadede kömüre bağımlı gelir güvenliğini sağlayamama sorunları, yenilenebilir enerji sektöründeki istihdam potansiyeliyle giderilebilir.

40

Foto: Kerem Yücel

 

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2008 yılı raporuna göre güneş ve rüzgârın kurulu güç başına yarattığı istihdam, kömür ve doğalgazdan çok daha yüksek[4]. Dünya Bankası da, üretilen birim elektrik başına yaratılan iş miktarında yenilenebilir enerji teknolojilerinin fosil yakıtlar ve nükleer enerjinin oldukça ilerisinde yer aldığını belirtiyor[5].

Birçok ülkenin enerji kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımlar sayesinde alandaki istihdamın da önü açılıyor.

Dünyada milyonlarca insana doğrudan ya da dolaylı olarak iş imkanı sunan yenilenebilir enerji sektörü, göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaştı. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Kurumu (İRENA) verilerine göre, yenilenebilir enerji alanında 2013 yılında 6,5 milyona kişiye iş sağlandı[6]. Bu istihdamın 2,4 milyonu güneş, 800 bini ise rüzgâr enerjisi sektörlerinde gerçekleşti. Kıyaslamak gerekirse, enerji arzında yenilenebilir enerjinin 5 katı pay sahibi olan en büyük 20 petrol ve doğalgaz şirketi, 2,1 milyon insana iş sağlıyor[7].

Türkiye’nin kömür planları iklim değişikliğini tetikliyor

Türkiye’nin kömür ve fosil yakıta bağımlı bir enerji politikası benimsemesinin küresel düzeyde de etkilerinin mevcut olduğuna dikkat çeken STK temsilcileri, Türkiye’nin, iklim değişikliği etkileri açısından kırılganlığı yüksek bir bölgede yer aldığını[8]  da hatırlatıyor.

Örneğin, kömür ilçesi Soma’nın bağlığı olduğu Manisa ili ve ilçelerindeki üzüm bağları, bu yılki beklenmedik don ve kar fırtınasından dolayı yüzde yüze yakın zarar gördü. Binlerce üzüm üreticisi ailenin bu yıl bağlarından ürün alamayacağını belirten Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, “Küresel iklim değişikliklerinin son mağdurları Manisa bölgesindeki üzüm üreticileri oldu. Manisa bölgesi için ‘Doğal afet durumu’ ilan edilmeli,” diye belirtti[9].

Türkiye, enerji politikalarını değiştirmelidir

41

Foto: Kerem Yücel

 

Bu yıl Antalya’da olacak G20 zirvesinden hemen sonra Aralık ayında Paris’te gerçekleşecek 21. İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na katılacak Türkiye, konferans öncesinde bu anlaşmanın öngördüğü küresel sıcaklıkları 2°C altında tutacak şekilde sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunarak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı sürdürülebilir bir enerji yol haritası ortaya koymak zorundadır.

Gündeminde fosil yakıt ve iklim finansmanı konularının da olacağı G20’nin öncesinde Türkiye, kirlilik, sağlık, iş güvenliği ve iklim değişikliğini kötü olarak etkileyen kömüre bağımlı enerji politikalarından sürdürülebilir bir çıkış yolu bulmalıdır.

 

[1]      Kaynak: Algedik, O. 2015, Komuru Finanse Etmek raporu:   http://www.onderalgedik.com/wp-content/uploads/2015/05/KomuruFinanseEtmek-Son.pdf 

[2]             Kaynak: http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/yircayi-tehdit-eden-sessiz-katil-171114/

[3]      Kaynak: Greenpeace, Sessiz Katil raporu: http://www.greenpeace.org/turkey/Global/turkey/image/2014/05/Sessiz%20Katil%20Raporu.pdf

[4]      Kaynak: UNEP/ILO/IOE/ITUC, 2008. http://www.unep.org/PDF/UNEPGreenjobs_report08.pdf

[5]      Kaynak: Dunya Bankasi, Haziran 2011 http://siteresources.worldbank.org/INTOGMC/Resources/Measuring_the_employment_impact_of_energy_sector1.pdf

[6]      Kaynak: http://www.dunya.com/dunya/global-ekonomi/yenilenebilir-enerjide-istihdam-6-5-milyonu-asti-228274h.htm

[7]    http://www.oilgaspost.com/2013/04/25/top-20-largest-oil-gas-employers/

[8]      Kaynak: Sen, O. 2013, Istanbul Politilkalar Merkezi http://ipc.sabanciuniv.edu/en/wp-content/uploads/2012/10/Tikdek_2013_bildiri_OLS.pdf

[9]      Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/uzum-sen-genel-baskani-adnan-cobanoglu-manisa-yerelhaber-754270/

43.Elif Gündüzyeli

 

Elif Gündüzyeli