Dünyanın en ilham veren altı öncü tarımcısı başarı hikayelerini paylaşıyor

Sarah Hudson tarafından the Weekly Times‘da yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Elif İlik‘in çevirisiyle sunuyoruz.

* * *

Çığır açan bu öncü insanlar, mevcut duruma karşı çıkan ya da büyük bir idealin peşinden koşup yöntemlerini ve fikirlerini çiftlik kapılarından öteye taşıyan öncü çiftçiler.

Ayrıca bu öngörülü tarımcılar, tarımda devrim yaratırken ülke içi ve ülke dışı kaynakları bir araya getiriyorlar.

Bir çoğu kitaplarla, söyleşi turneleriyle, radyo programlarıyla ve hatta filmlerde rol alarak kendi markasını oluşturdu. The Weekly Times da Avustralya’yı ve gezegeni dolaşarak bir araştırma yaptı ve tarım alanındaki bu önemli düşünürlerle söyleşiler gerçekleştirdi.

 

ALLAN SAVORY

4

Dünya üzerindeki yeşil alanların yeniden kazanılması için besi hayvanlarının önemini vurgulayan Zimbabveli bilimadamı, çiftçi, asker, siyasetçi ve bütüncül yönetimin fikir babası

Kurum: 2009 yılında Colorado, ABD’de kurulan The Savory Institute’un başkanı ve kurucularından biri.

Yaşadığı yer: Allan ve karısı Jody Butterfield New Mexico ve Zimbabve arasında yaşıyorlar.

Felsefesi: Bütüncül yönetim, iyi şekilde yönetilen besi hayvanlarından yararlanarak, arazinin alçalmasını ya da çölleşmeyi engellemeyi ve bu durumu tersine döndürmeyi amaçlıyor.

“Besi hayvanlarını en iyi şekilde yönetmek hayati önem taşıyor. Sorun besi hayvanları değil, insanların besi hayvanlarını nasıl yönettiği. Hatta bu bizim için bir çözüm de oluşturuyor.”

Bütüncül yönetim, bütüncül olarak planlamış otlatma sürecini benimsiyor. Bu planda besi hayvanları düzenli olarak hareket ettiriliyor ve otladıkları bölgedeki bitkiler ve çiğnenmiş topraklar eski haline gelene kadar tekrar bu alanlara götürülmüyor.

Büyüme dönemindeki amaç, en fazla miktarda en yüksek kalitede otlak üretmek. Büyümenin olmadığı ya da yavaş olduğu dönemde, mevcut otlaklar paylaştırılıyor, bitkilerin yenmemiş kısımlarının toprağı kaplayacak şekilde çiğnenmiş olması sağlanıyor ve böylece gelecek dönemde bitkilerin büyümesi için ortam hazırlanıyor.

Plan sayesinde, tüm dönemlerde besi hayvanlarının ve doğal yaşamın ihtiyaçları gideriliyor, ekim ya da çiftçinin kişişel ihtiyaçları gibi arazi kullanımına dair konularda imkan sağlanıyor.

Geçmiş deneyimleri: Allan, 1955 yılında Kuzey Rodezya’da  (bugünkü Zambiya) çölleşme konusunda doğal hayatı koruma görevlisi ve biyolog olarak çalışmaya başladı. Sonunda, otlak ekosisteminin azalmasının nedenini belirledi ve besi hayvanlarının bu durumu nasıl tersine çevirebileceklerini gördü.

Daha sonra Rodezya silahlı kuvvetlerinde görev aldı ve 1970 yılında Rodezya Meclisi’ne seçildi.

Hayranları: Prens Charles, Allan’ın çalışmalarından bir çok kez övgüyle bahsetti.

Mesajını nasıl iletiyor? The Savory Institute, yerel olarak işletilen Savory hubs (Savory merkezleri) adlı eğitim merkezleri ağı, online eğitim platformları, dünya liderleriyle yapılan üst düzey söyleşi turneleri, workshoplar ve son kitabı The Grazing Revolution: A Radical Plan to Save the Earth‘ün de dahil olduğu çalışmaları ile mesajının yaygınlaşmasını sağlıyor.

Ödüller: Allan 2010 yılında, “insanlığın en acil sorunlarını çözmek” için, 100.000 dolar ödüllü uluslararası Buckminster Fuller Challenge yarışmasını kazandı.

Allen’dan alıntılar: “Günlük gıda alımlarındaki seçimleriyle gıda üreticilerini yönlendirebilen eğitimli bir topluma ihtiyacımız var. Tarımı yalnızca bu ve besi hayvanlarının otlaklarda sağlıklı bir şekilde üretilmesi değiştirebilir.”

 

JOEL SALATIN

5

Time Magazine onun için “dünyanın en yaratıcı tarımcısı” diyor

Yaşadığı yer: Virginia, ABD’deki Shenandoah Vadisi’nde, Polyface adında 220 hektarlık bir mülkte yaşıyor. Salatin ailesi, çok kötü şekilde alçalmış bu araziyi, yıllık 2 milyon dolar cirosu olan, 5000 aileye, 50 restorana ve kendi çiftlik dükkanları da dahil 10 perakende dükkana satış yapan verimli bir domuz, tavuk, büyükbaş, tavşan ve ormancılık çiftliğine dönüştürdü.

Felsefesi: Joel tarımcılık yöntemlerini doğadaki hayvanlar üzerinde yaptığı gözlemlere dayandırıyor ve durumlarını mümkün olan en yakın şekilde izliyor. Örneğin, büyükbaş hayvanları, rotasyonel otlak sisteminde, günlük olarak değiştirilen elektrikli çitleri olan küçük çayırlarda otlatıyor.

Bunun yanı sıra Joel yerel ve bağımsız tarımı yaygınlaştırmak için konvansiyonel ve sanayi ölçekli yöntemleri sorguluyor. Katma değerden ve doğrudan pazarlama ile elde edilecek gelirle altyapı yerine arazinin yönetimine yatırım yapmayı, sabit tesisler yerine taşınabilir olanları, toprak verimliliğinin dışarıdan müdahaleyle değil de kendiliğinden sağlanmasını savunuyor.

Mesajını nasıl iletiyor? Joel şu ana kadar 10 kitap yazdı. Avustralya’ya yaptığı altı gezi de dahil olmak üzere, yılın üçte birini dünyayı gezip konferanslar vererek geçirdi. Ayrıca, her yıl binlerce ziyaretçi, Polyface’e akın ediyor. Bunun yanında, Food Inc. gibi belgesellerde rol aldı.

Joel’den alıntılar:

“Arazi degradasyonu kimyasal tarımla başlamadı ama kimyasal tarım imha konusunda yeni araçlar yarattı.”

“Benim sevdiğim tarım makineleri yağının değiştirilmesi gerekmeyen, zaman içinde değeri artan ve işinizi bitirdikten sonra yiyebileceğiniz türden olanlar.”

“Şu an sattığımdan çok daha fazla tavuk ve yumurta satabilirim. Onlar benim en karlı ürünlerim. Endüstriyel paradigmada faaliyet göstererek üretimi istediğim kadar artırabilirim. Ancak biyolojik sistemde yalnızca tek bir şey yapamazsınız ve ben de bu sisteme daha fazla tavuk eklersem başka bir şeyi bozmuş olurum.”

 

BRITTANY COLE BUSH

6

“Modern zaman şehir çobanı” ve Star Creek Land Stewards adlı sözleşmeli otlatma ve arazi hostesliği hizmeti veren bir şirketin proje yöneticisi

Yaşadığı yer: Brittany ve Los Banos, Kalifornia, ABD’de “çiftliği olmayan çiftlik sahipleri”. 12 tane Border Collie cinsi köpekleri, 6 tane beyaz bekçi köpekleri ve 1600 tane koyunları ve keçileri var.

Felsefesi: Star Creek Land Stewards şirketi, kentin dış alanında, yangın tehlikesi taşıyan bitki örtüsünü ve istenmeyen bitki türlerini azaltmak için otlatma projeleri yürütüyor.

Farklı ülkelerdeki bölgesel park alanları, yerel parklar ve bahçeler müdürlükleri gibi kamu kurumlarının yanı sıra özel arazi sahipleri için çalışıyorlar.

Brittany’nin ekibi, sabit alanda otlatmanın geleneksel olmayan şeklinde otlatma yapıyor. Geçici bir çit çekerek hayvanların içinde kısa süreli ve yoğun bir şekilde otlamasını sağlıyor.

Bu yöntem, arazideki 400 hayvanlık sürüleri düzenli olarak yeni çayırlara taşıyacak bir iş gücü gerektiriyor.

Geçmiş deneyimleri: Güney Kalifornia’da bir sahilde büyüyen Brittany’nin çiftçilik deneyimi oldukça kısıtlı olmuş. Ancak kararlılığı ve kapıları aşındırması sayesinde büyükbaş hayvan sektöründe bir kariyer elde etmiş.

Mesajını nasıl iletiyor? Bunu Instagram’a günlük olarak fotoğraflar yükleyerek ve “basit” medyadan faydalanarak yapıyor. Çünkü “imajlar kelimelerden daha çok şey ifade ediyor”.

Arazi hostesleri banliyölerin eteklerinde çalıştıkları için büyükbaş hayvanlarla yaptıkları çalışmalarla şehirli insanlar için farklı deneyimler sunuyorlar.

“Hem birinci nesil çiftlik sahiplerine, hem geleneksel tarım geçmişi olmayan çiftçilere hem de şehirdeki ana akım kariyer yollarına alternatifler arayan genç insanlara ilham verebilmeyi umuyorum. Hayvanlar hem ekolojik sistemin hem de besin sisteminin bir parçası ve bunlar iyi gıda tüketicilerinin sahip olması gereken önemli bağlantılar.”

Brittany’den alıntılar:

“Kentin dışında çalışan genç bir kadın çiftçi olarak yaptıklarımı paylaşarak yeni bir tarımın geleceğine dair bir şeyler söyleyebileceğimi umuyorum.”

“Besi hayvanlarının yoğunluğu arazi için zararlı değil ancak otlatma süresi bu denklemin önemli bir parçası.”

 

DAVID HOLMGREN

7

Permakültürün kurucularından biri

Yaşadığı yer: David, Victoria’nin orta bölgesindeki Hepburn’de Melliodora adlı 1 hektarlık bir mülkte yaşıyor. Mülkte pasif güneş enerjisi, karışık gıda bahçeleri, tavuklar, kazlar, keçilerin yanı sıra bostanlar, barajlar ve dere bitkilendirme alanları bulunuyor.

Şirket: Holmgren Design

Felsefesi: 1970’lerde David arkadaşı Bill Mollison ile doğadaki davranışları ve ilişkileri taklit eden alanlar oluşturarak permakültürü yarattı.  Tek kullanımlık/tek amaçlı tarım yerine farklı uygulamaları benimsedi. Permakültür sürdürülebilir yaşam ve arazi kullanımına ilişkin. Ancak teknikler araziden araziye değişiyor. “İnsanlar da ölçeğin teknikleri ve stratejileri nasıl da çabuk değiştirebildiğini yanlış yorumluyor”.

Melliodora’da kazlar yalnızca yumurtaları, etleri ya da tüyleri için değil çevre hizmeti için kullanılıyor. Besinleri gübreye dönüştürüyorlar ve David de bu gübreyi sebze bahçesinde kullanıyor.

David’e göre “100 metrekarelik alandaki bir şey, 100 hektarı bırakın 1 hektarlık alanda bile kullanışsız”.

Hayranları: Permakültürün dünya çapında milyonlarca takipçisi var. Binlerce eğitmen permakültür tasarım dersleri veriyor ve bu eğitmenlerin sayıları hızla artıyor.

David Melliodora’da düzenli olarak workshoplar ve rehberli turlar düzenliyor. Avustralya’da “permakültür haccı” yapmak isteyen bu uluslararası ziyaretçilerin büyük çoğunluğu ABD’den. Ancak Hindistan ve Afrika’dan gelen ziyaretçiler de bulunuyor.

Mesajını nasıl iletiyor? David’in kendi yayımladığı beş kitabı var. 2002 yılında yayımladığı Permaculture: Principles and Pathways beyond Sustainability adlı kitabı altı dile çevrildi ve İngilizce olarak 30.000 kopya sattı.

  1. uluslararası permakültür konferansı bu sene İngiltere’de düzenlenecek.

David’den alıntılar:

“Gerçekçi tarımcılar bana permakültürün yalnızca ortak akıl olup olmadığını soruyorlar.” Ben de onlara bunun doğru olduğunu ancak problemin, bu aklın artık ortak olmaması olduğunu söylüyorum. Permakültür geleneksel, düşük teknoloji ve mantıklı arazi yönetme yöntemlerini yeniden keşfediyor.

 

COLIN SEIS

8

Mera Tarımı ve Çok Türlü Mera Tarımının Yaratıcısı

Yaşadığı yer: Colin, Yeni Güney Galler’de, Gulgong yakınlarında Winona adlı 840 hektarlık bir mülkte yaşıyor.

Seis ailesi Gulgong bölgesinin öncü ailelerinden biri ve 1860’lardan beri burada tarım yapıyorlar. Winona’da 4000 adet merino koyunu bulunuuyor ve 200 hektarlık yulaf, buğday ve çavdar üretiliyor. Ayrıca dünyanın en büyük Kelpie cins köpek damızlık sürüsü burada bulunuyor.

Felsefesi: Colin 1993 yılından beri Mera Tarımı adını verdiği otlaklara ekin ekme tekniği üzerinde çalışıyor. Bu teknikle toprak ve otlak yeniden canlandırılıyor ve aynı zamanda tahıl yetiştiriliyor.

Colin 2011 yılında, insan tüketimi için sürdürülebilir sebze üretimi yöntemleri üzerinde çalışırken Çok Türlü Mera Tarımını geliştiriyor. Bu sayede geniş yelpazede bitkiler ve tahıllar üretirken aynı zamanda toprağı ve otlağı yeniliyor.

Çok Türlü Mera Tarımı farklı kök sistemleri olan bitki türlerinden faydalanıyor ve baklagiller ile yulaf, yabani hardal, turp, fiğ ve bezelye gibi çiçekli bitkileri kapsıyor. Bu bitki karması cansız ve çok yıllık doğal otlaklara ekiliyor.

Çok Türlü Mera Tarımının gelişmiş toprak yapısı ve beslenme döngüsü, suyun etkin kullanımı, düşük girdi maliyetleri ve riskler, girişimlerin “düşey istiflenmesi”nden kaynaklanan yüksek ekonomik getiri ve aynı zamanda tahıl ve yemin yanı sıra insanların tüketimi için bitkiler üretmek gibi faydaları bulunuyor.

Hayranları: 2500’den fazla Avusturalyalı ve sayıları her gün artan deniz aşırı ülkelerdeki çiftçiler bu teknikleri kullanıyor.

Mesajını nasıl iletiyor? Colin Avustralya’daki ve deniz aşırı ülkelerdeki workshoplarda ve seminerlerde, mera tarımı, arazi yönetimi ve yerel otlak yönetiminin pratik yönleri üzerine konuşmalar yapıyor.

Mera tarımının gelişimi ve insanlarım 10.000 yıl önce tarımı nasıl yanlış anladıkları üzerine bir kitap yazıyor. Kitap bu yıl yayımlanacak.

Ödüller: 2005 yılında “Yeni Güney Galler Yılın Koruma Tarımcısı” ödülünü, 2007 yılında ise yine Yeni Güney Galler’de “Yılın Karbon Tarımcısı” ödülünü aldı. 2014 yılında ise Arazi Bakımı alanında Bob Hawke ödülüne layık görüldü.

David’den alıntılar:

“Çiftliklerimiz ekosistemler olarak çalışmalı.”

“Doğanın yapısına yakın bir şekilde tarım yapmalıyız.”

 

TRENT LOOS

9

Altıncı nesil çiftlik sahibi ve tarım savunucusu

Yaşadığı yer: Trent, Nebraska, ABD’de 600 hektarlık bir alana sahip. Burada, 100 tane Angus-Limousin cins büyükbaş, 60 tane domuz, 60 tane Quarter cins at ve eti yenen cinsten keçi bulunuyor. Bu sürülere koyunların eklenmesi de planlanıyor.

Mesajını nasıl iletiyor? Trent’in 2001 yılında başlayan Loos Tales adlı bir radyo programı var. “Sıradan bir çiftçiydim ve bir gün tarımı bu ülkeden kaldırmayı savunan bir hayvan hakları aktivistinin konuşmasını dinledim.

Bu konuşma hakkında bir şeyler söylemek ya da sinirlenmek yerine bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdim. Yerel radyo istasyonuna gittim, oturdum ve oradakiler bana bir radyo programı verene kadar istasyonu terk etmedim.”

Trent hafta beş gün, günde iki saatlik bir radyo programı yapıyor. Program ABD çapında 100 istasyonda yayınlanıyor.

Loos Tales adlı programında, ABD kırsalındaki insanlar ve mekanlar hakkında konuşuyor ve tüketiciler ve gıdaları arasındaki ilişkiyi yeniden tesis ediyor. Avustralyalılar Trent’in programını her gün LoosTales.com adresinden dinleyebiliyor.

ABD ve Kanada’da söyleşi turneleri düzenliyor. Daha önce de Avustralya’yı iki kez ziyaret ederek kendi koyduğu hedefe göre senede 170 konuşma yaptı.

The Best of Trent adında bir kitap yayımladı. İkinci kitabı da plan aşamasında.

Hayranları: Trent’i radyo istasyonundan ve online olarak takip eden 3 milyon kişi var.

Mesaji: Başlıklarının %80’i hayvanlarla ilgili. Hayvan hakları ve hayvanların çevre üzerindeki etkilerine yoğunlaşıyor.

“Hayvanlarıma en iyi şekilde bakmak benim ahlaki ve etik sorumluluğum. Ancak hayvanlara hiçbir şekilde insanlarmış gibi davranmıyorum.”

“Hayvanların amacı gezegeni ve insan sağlığını geliştirmek.”

“Değişimin her zaman değiştiğine inanıyorum” “İnsanların iklim değişikliğine bir katkısı yok.”

Ödüller: Trent 2008 yılında, tarım savunuculuğu konusundaki çalışmaları nedeniyle West Quest kuruluşu tarafından “Kırsal ABD’nin Sesi” ödülüne layık görüldü.

Trent’ten alıntılar:

“Soğukkanlılığınızı yitirdiğiniz, suratınızın kızardığı ve saçma bir şey söylediğiniz an kaybedersiniz. Ancak olaylarla zıtlaşmadan yüzleşirseniz bir şeyler öğrenebilirsiniz. İnsanları harekete geçiren şeyleri insanları dinleyerek bilebilirsiniz.”

 

Yazının İngilizce Orjinali 

Yazar: Sarah Hudson

Yeşil Gazete için çeviren: Elif İlik

(Yeşil Gazete, Weekly Times Now)