EnerjiManşet

Romanya’dan Brüksel’e siyanür ve fracking*e hayır

Alexandru Popescu

This Changes Everything.org‘da Nick Meynen imzası ile yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Filiz İnceoğlu‘nun çevirisi ile sunuyoruz

* * *

Alexandru Popescu 30 Ağustos’da Romanya’da doğduğu yer olan Ploieşti’den yürüyerek ayrıldığında 84 yaşındaki babası oğlunun deli olduğunu düşündü. 46 yaşındaki bu antika meraklısı, daha önceleri de şehrin dışında bir arazide organik sebzeler yetiştirmek ya da siyanürle zehirlenen altın madenleri için mücadele veren aktivistlere destek olmak gibi tuhaf şeyler yapmıştı. Ancak son projesi babasının asla idrak edemeyeceği bir şeydi. 5 Kasım günü, üzerinde “Siyanüre ve Fracking’e Hayır” yazılı bir tişörtle, dizleri şiş ve ayak tırnaklarından bazıları eksik bir şekilde Brüksel’e vardı. Bu mesajı AB politikacılarına iletmek için 2.900 km yürümüştü ve bu yolculuğun sonunda babası oğluyla son derece gurur duyuyordu.

Alexandru Popescu

Alexandru Popescu

Alexandru’nun hikayesi çok daha büyük bir hikayenin; kontrolsüz bir şekilde dünya çapında yayılan fosil yakıt ve mineral çıkarılmasına karşı gösterilen pasif direnişin sadece bir parçası. Bu direnişin büyük bir kısmı, EJOLT tarafından oluşturulan, ekolojik çatışmaları analiz edip listeleyen bir araştırma projesi olan dünya çevresel adalet atlası ile belgelendirildi.

Kazanımlar: Fransa, Bulgaristan ve New York

Doğrudan eylem gerçekleştiren hareketler, Fransa ve Bulgaristan’da ve son olarak New York’da fracking*’in (* Kaya Gazı çıkarılmasını sağlamak için kayaları hidrolik ile kırma işlemi) yasaklanmasını sağladılar. Diğer birçok yerde, sondajlamayı ötelediler ve direniş şimdi Avrupa üzerinde de yayılmaya devam ediyor. Ancak şimdilerde Avrupa tarihinde çevre yasasına karşı en büyük saldırı olarak nitelendirilebilecek endüstriyel lobi grubu Business Europe’ın istek listesinden kopyala yapıştır yapan yeni Avrupa Komisyonu ile hararet gittikçe artıyor.

Kısa bir zaman önce Brüksel’de Popescu ile konuştum. 

Seni Brüksel’e kadar 2900 km yürümeye iten şey nedir?

Romanya Savunma Bakanlığı’nda üç sene çalıştım; normalde bu tarz şeylerden kolay kolay etkilenmem ama yerel toplulukların, Chevron’un Ekim 2013’den beri kaya gazı araştırma planlarına şiddetle karşı durdukları Pungesti’nin köyünde tanık olduklarımdan çok etkilendim. Chevron sahte bir imajla halk desteği görünümü yaratmaya çalıştı ama fracking hakkında bilgi sahibi olan bölge halkı barışçıl bir direniş kampı başlattı.

Aralık ayı başlarında, çevik kuvvetin gece yarısı kamp alanına saldırdığını Facebook’tan öğrendim. Birdenbire, sanki Pungesti artık AB’de değilmiş gibi, polis Chevron’un özel koruması gibi davranmaya başlamıştı. Köy kuşatılmıştı ve köye giriş bile yasa dışı hale gelmişti; ama ben bir yolunu bulmuştum.

Toplulukla konuşup, durumun ciddiyetini fark edince, açlık grevine girmeye karar verdim. Bükreş Üniversitesi’nin meydanına gittim ve orada kışın açık havada, -20˚C’yi bulan soğuklarda 22 gün kaldım. İki hafta sonra bana birçok kişi katıldı.

 

Seyahatin boyunca ne tür zorluklarla karşılaştın?

Ayak tırnaklarımdan bazılarını kaybettim, bileğimi burktum ve dizlerim ağrıdı. Ama benim yaşadıklarımın bir önemi yok –önemli olan vermek istediğim mesaj. Romanya’da fracking’e karşı direnen insanlar acı çekiyorlar. Pungesti’de protesto ettikleri için insanlar cezalandırıldı ve gözaltına alındı. Çocukları travma yaşadı ve okula gidemediler. Anne babaları çiftliklerde hayvanlarını besleyemedi. Zehirlenecek olan onların suları. Bu yolda yalnız yürüdüm ama bu insanları hep kalbimde taşıdım, o nedenle tam olarak yalnız sayılmazdım. Gazyer Frackman olarak tanınan Britanyalı aktivist Geza Tarjanyi’nin de aynı amaç için yürüdüğünü öğrenmek beni motive etti. David Cameron’a, 205 Britanyalı grup adına fracking için erteleme talep eden bir mektup yazdı ve Brüksel’de bana katıldı.

 

Brüksel’de seni kim dinledi?

Hollanda, Fransa, İspanya, İtalya, Almanya ve diğer ülkelerde yaşayan Romanyalılar ile harika bir toplantıya katıldım –katılımcıların hepsi ya fracking karşıtı gruplardı ya da şimdilerde siyanürlü altın madeni tehdidi altındaki 200 yıllık bir köyün korunması için mücadele veren Rosia Montana’yı Kurtar hareketinin üyesiydi. Avrupa Parlamentosu’ndan gelen ve bizi tebrik edip cesaretlendiren 3 üyenin yer aldığı bir toplantıya 20 kişilik bir delegasyon grubu ile katıldık.

Yeşiller / Avrupa Özgür İttifakı grubu toplantının kısa bir videosunu yaptı ve Gazyer Frackman ile benim seyahatimin, Avrupa’daki şist gazına karşı gitgide büyüyen hareketin iki temsili olduğumuzu söyledi. Avrupa Birleşik Solu / Nordik Yeşil Sol İttifakı’ndan Avrupa Parlamento Üyesi Stefan Eck, Parlamento’nun çevre komitesinde Avrupa’da bir fracking yasağı konusunda çağrıda bulunma sözü verdi.

Brüksel medyası tarafından görmezden gelindik. Buna karşın, karşıt gruplar tarafından takibe alındığımızı çok iyi biliyorduk. Organizasyonumuz hakkında bir yazı yazmışlardı.

 

Romanya’da şu an durum nasıl?

Romanya’da, dört yayınevi, ülkenin en büyük gazetesi de dahil olmak üzere benim seyahatimi ve mesajımı Avrupa’ya duyurdu; ancak bu durum orada büyük bir politik tartışma yaratmadı. Chevron’un keşif sondajları artık sona erdi (ve Pungesti sonuçları beklemekte), ama arayışları bitmedi. Ülkemizin topraklarının neredeyse %70’i petrol ve gaz şirketlerine kiralandı.

Ben Brüksel’e Romanya’nın bir sorununu çözmek için yürümedim. Fracking ve siyanür madenciliği konusunda Avrupa çapında bir yasağa ihtiyacımız var ve bunu elde etmek için bir hareket oluşturuyoruz.

fracking: Kaya Gazı çıkarılmasını sağlamak için kayaları hidrolik ile kırma işlemi

 

Yazının İngilizce Orjinali

Yazar: Nick Meynen

Yeşil Gazete için çeviren: Filiz İnceoğlu

(Yeşil Gazete, This Changes Everything)

 

More in Enerji