Rant kıskacında Bozcaada – Melda Onur

Ülke fena halde karışmıştı. Bir gece önce Türkiye genelindeki protestolar 35 kişinin hayatına malolmuş, ikide bir hortlayan karanlık el ülkeyi yine karıştıryordu. Işid’in Kuzey Irak ve Kuzey Suriye coğrafyasına şiddetli saldırılarının dozunun arttığı; Kobane’nin ölümüne direndiği bu günlerde, Bozcaada’da ne işimiz mi vardı?

Ne yazık ki bu ülkenin son derece vahim gündemi arasında pek çok yerel, bölgesel, yaşamsal sorun duyulmuyor; kaybolup gidiyor. Sorunlara sıra numarası vermektense eş zamanlı çözüm daha iyidir diyerek TBMM Çevre Komisyonu’nda birlikte çalıştığım Bursa Milletvekili Sena Kaleli ve Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan ile yine Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş‘la bir süredir kamuoyunun gündemine dolaşan “Bozcaada’nın yapılaşmaya açılması” sorununu yerinde görmeye gittik. O gün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Çılgın Projesi 1/100.000 plana itiraz süresinin de son günüydü.

Ekolojik Bozcaada’dan, Hormonlu Bozcaada’ya

Bozcaada, Çanakkale’ye bağlı iki adadan küçük olanı, bir o kadar da “bakir turizm” diye adlandırabileceğimiz turizme konu olan miniminnacık bir ada. Özellikle Marmara Bölgesi sakinlerinin kısa bayram tatillerinde akın ettiği, şarabıyla, reçelleriyle ünlü bir cennet. Ve tabii nefis denizi, kirlenmemiş, bozulmamış kumsalları. Bozcaada’nın kışlık nüfusu 800 kişi, yazın ise 2.000’e ulaşıyor. Tabii yoğun bir turist sirkülasyonu var.

bozcaada 1...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapılaşmaya açılmasını öngördüğü yerlerden Akvaryum Koyu

Adanın yerleşim olmayan arazilerine göz diken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yaptığı 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ile adanın kış nüfusunu 15 katına çıkarıp 12.000 kişiye ulaştırmayı düşünüyor. Yanlış duymadınız, yazın bile kimi zaman ‘kalabalık oldu’ şikayetleri duyduğumuz adada 12.000 kişi yaşayacak. Bunu nasıl yapacak? Adanın güneybatısındaki yeşil alanlara siteler, lüks konutlar, turizm tesisleri yaparak. Yani ekolojik bir döngü içerisinde yaşam süren ada birden hormonla, sağlıksız bir şekilde obezleştirilecek.

Herkes itiraz ediyor, Bakan “referandum” diyor

İktidarın Bozcaada’yı da içine alan çılgın projesi adada duyulur duyulmaz itirazlar yükselmiş. En önemlisi de Belediye Mecliste bulunan CHP, AKP ve DP’li bütün üyeler ağız birliği ile bu plana itiraz etmişler. Biz adaya gittiğimizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na hem Belediye Meclis hem de vatandaşlar itirazlarını yapmışlardı. Yaklaşık 1.000 kadar vatandaş itiraz dilekçesinin olduğundan söz ediliyordu.

Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz‘dan süreci dinledik. Ardından Kaymakam Abdülgani Mağ‘ı ziyaret ettik. Daha sonra da 1/100.000 planla yapılaşmaya açılacak dahası inşaat mezarlığına çevrilecek yerleri gezdik. Akvaryum Koyu’ndan başlayıp Beylik Koyu’na kadar uzanan 3 km’lik ile Sulubahçe Koyu ile Habbele Koyu arasındaki 1,5 kilometrelik kıyı şeridinden söz ediyoruz. Derinlik ise yaklaşık 1 kilometre. Yok edilecek bu yeşil alan içerisinde fıstık çamları da bulunuyor. Döner dönmez bir de ne okuyalım. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, kendi partisinin de Belediye Meclis üyelerinin de imzası olan itirazdan tatmin olmamış ki referanduma gidelim diyordu. Öte yandan yerinde inceleme yapmak üzere 9 kişilik bir uzman heyeti de adaya göndermeye karar vermiş.

1/100.000’lik planın çekinceleri

Tam adıyla Balıkesir ve Çanakkale illerini kapsayan alana ilişkin hazırlanan ve 2040 yılını hedefleyen “Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 20.08.2014 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdi.

bozcaada 5

Katılımcı değil: Planla ilgili ilk itiraz katılımcı olmaması. Çevre Düzeni Planları kentlerin Anayasası olarak nitelendirilmeleri nedeniyle ve onaylandıkları alan içerisinde yaşayan herkesi yakından ilgilendiren planlar olmaları sebebiyle plan kararları oluşturulurken katılımcı bir sürecin işletilmesi gerekiyor. Bu planın hazırlama sürecinde katılımcı bir sürecin işletilmediği, bölgede yaşayan kurum ve kuruluşlar ile ilgili meslek gruplarınca tartışılmadan onaylandığı ifade ediliyor..

Vizyonu yok: Çevre Düzeni Planlarında uygulanacak alanın sosyal, ekonomik, doğal ve kültürel özellikleri doğrultusunda bir vizyon tanımlanması gerekiyor. Oysa sözkonusu planda herhangi bir vizyon belirlenmemiş.

Kurum görüşleri yetersiz: Çevre Düzeni Planı ile ilgili bir diğer eksik ve önemli husus ise kurum görüşlerinin sağlıklı bir şekilde alınmaması. Yani “Sınırlar; İdari ve bölgesel yapı; Fiziksel ve doğal yapı; Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar; Ekonomik yapı; Sektörel gelişmeler ve istihdam; Demografik ve toplumsal yapı; Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı; Altyapı sistemleri; Yeşil ve açık alan kullanımları; Ulaşım sistemleri; Afete maruz ve riskli alanlar; Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri; Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları; Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler; Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar; Çevre sorunları ve etkilenen alanlar”, başlıklarında tüm mekansal kararların belirlendiği bir plan için kurum görüşlerinin eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde alınması gerekiyor. Aksi takdirde plan tüm bölge için çok ciddi riskleri de beraberinde getiriyor.

Planın geneline bakıldığında ise, Nüfus, Konut Alanları, Turizm Alanları ve Karma Kullanım Alanları, Sanayi, Enerji ve Maden Alanları, Ulaşım başlıklarında da belirsizlikler bulunuyor.

Melda Onur

 

 

Melda Onur

İstanbul Milletvekili

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page