KadınManşet

Pembe Metrobüs talebi hak mı, ayrımcılığa davet mi?

Saadet Partisi Kadın Kolları 17 Eylül 2014 Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde Pembe Metrobüs talebi için eylem gerçekleştirdi

Saadet Partisi kadın kollarının yaptığı eylemlerle gündeme gelen ‘pembe metrobüs’ talebi kadınlar arasında yeni bir tartışma başlattı. Yalnızca kadınların kullanacağı toplu taşıma araçlarına ‘evet’ diyen de var, bu uygulamanın ‘negatif’ sonuçları olacağını düşünen de.

İki yıl önce, yalnızca kadınlara hizmet verecek metrobüs seferleri başlatılması için 60 bin imza topladıklarını söyleyen SP Kadın Kolları 17 Eylül 2014 Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde bu taleplerini yenileyen eylem yaptılar.

SP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk ‘Pembe metrobüslerin bir lüks veya lütûf değil, görmezden gelinemeyecek derecede mühim ve acil bir ihtiyaç’ olduğunu savundu.

Saadet Partisi Kadın Kolları 17 Eylül 2014 Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde Pembe Metrobüs talebi için eylem gerçekleştirdi

Saadet Partisi Kadın Kolları 17 Eylül 2014 Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde Pembe Metrobüs talebi için eylem gerçekleştirdi

Yüzden fazla kadın örgütünün, kadınların toplumsal ve siyasal hayata katılımını arttırmak için bir araya gelerek kurduğu ve yerel siyasete de özel önem veren Kadın Koalisyonu’nun koordinatörü İlknur Üstün kadınların toplu taşımı rahat kullanabilmesinin önemli olduğuna dikkat çekiyor. Üstün, kenti kullanabilmenin o kente yaşayan herkes için bir hak olduğunu da vurguluyor ancak yine de bu sorunun yalnızca kadınlara özgü metrobüslerle değil, bütüncül politikalarla ele alınması gerektiğini söylüyor.

Kadın adayları destekleme Derneği (Kader) eski başkanı Avukat Hülya Gülbahar ise, kadınlara ayrı metrobüs hizmetine ‘negatif ayrımcılık’ olacağı gerekçesiyle karşı. Tacizden hırsızlıktan korunmak için istenilen bu uygulama aslında kamusal alanın kadın ve erkekler için ayrı ayrı düzenlemesidir ve restoranlarda ayrıma kadar bile gidebilir diyen Gülbahar, buradaki ana fikrin kamusal alanda erkeklerden kadınları korumak olduğunu vurguluyor. Gülbahar’a göre çözüm, erkeklerin ve kadınların ayrılması değil, ulaşımın insan onuruna yakışır bir hale getirilmesi ve devletin vatandaşlarını birlikte yaşama ve cinsiyetlerin birbirine karşı davranışlarında eğitmesi.

İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden ve Kentleşme sorunları üzerine çalışmalar yapan Dr. Ayten Alkan, kadınlara özgü toplu taşıma araçlarının yalnızca belli bir dönem için geçerli olabilecek bir uygulama olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. Alkan, dünyada da kadınlara mahsus toplu taşıma araçları olduğunu hatırlatıyor ama meselenin Türkiye’ye gelince netameli bir boyut kazandığını söylüyor ve ekliyor, “İngiltere’de pembe taksiler var. Sürücüleri de yolcuları da kadın. Meksika’da kadınların kullandığı toplu taşım araçları var. Ama mesele Türkiye olunca kadınların talepleri ve sorunları erkek siyaseti için araçsallaştırılmış bir bağlama oturtuluyor ve kadınların ihtiyacı olmaktan çıkıp, kutuplaşmış erkek siyasetinin yeni bir tartışma alanına dönüşüyor. Bunun içinden nasıl çıkılır ben de bilmiyorum.”

(Al Jazeera)

 

 

Kategori: Kadın