İklim KriziManşet

Kuzey Kutbu’ndan Himalayalar’a, erimeyi hızlandıran olgu: Kara Kar

Grönland'da daha fazla ısı soğurulmasına neden olan kara karlarla kaplanmış bir tabaka. Fotoğraf: Henrik Egede Lassen/Alpha Film

Sanayi kaynaklı toz, kurum ve toprak, rüzgarlarla binlerce kilometre öteye taşınıyor, buz kütlelerinin üzerine çöküyor ve deniz seviyelerinin yükselme tehdidini artırıyor.

***

 The Guardian’da 5 Temmuz 2014 günü John Vidal imzasıyla yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete’den Bora Kabatepe’nin çevirisiyle sunuyoruz. 

***

Amerikalı yerbilimci Ulyana Horodysky Nepal-Tibet sınırındaki Himlung Dağı’nda, 5800 metre yükseklikte küçük bir meteoroloji istasyonu kurup batıya, Everest’e doğru baktığında şoka uğramıştı.  Dünya’nın en yüksek buzulu, Khumbu, şiddetli rüzgarlarla taşınan toz zerrecikleri taze, bembayaz karın üzerine çöktükçe gözle görünür şekilde kararıyordu. “Bir hafta önce düşen kar gözümün önünde çamurlaşıp karardı” diyordu Ulyana.

Dünya’nın en yüksek altıncı dağı olan Cho Oyu’dan aşağı doğru uzanan Ngozumpa buzulunda durum daha da kötüydü. Zira yüzeye yerleşen toz tabakası öyle yoğundu ki, yüzeyin güneş ışığını yansıtma kapasitesi (albedo) bir ay içerisinde %20 düştü. Horodyskyj, olayı “karın parlak beyazlığını giderek karartan toz ve kurum, güneş ışığını soğurarak ısınmaya sebep oluyor ve buzu eritiyordu” diye açıklıyordu.

Kara kar olgusu, çıplak topraktan havalanan tozlar, yangınlarla oluşan kurum, endüstrinin bacalarından ve dizel motorlardan yükselen “siyah karbon” parçacıkları havaya karışıp bazen binlerce kilometre uzakta çöküp yoğunlaştıkça Himalayalar’dan Kuzey Kutbu’na her yerde görülmeye başladı.  Bilim insanları bunun sonucunda dünyanın kar ve buz örtüsünün gözle görülür oranda karardığını, erime dönemlerinin uzadığını ve bunlara bağlı olarak daha fazla güneş ışığının soğurulduğunu ve erimenin giderek hızlandığı bir geribesleme döngüsünün ortaya çıktığını söylüyorlar.

Grönland'da daha fazla ısı soğurulmasına neden olan kara karlarla kaplanmış bir tabaka. Fotoğraf: Henrik Egede Lassen/Alpha Film

Grönland’da daha fazla ısı soğurulmasına neden olan kara karlarla kaplanmış bir tabaka. Fotoğraf: Henrik Egede Lassen/Alpha Film

Nature Geoscience dergisinde yayınlanan bir makalede bir grup Fransız meteorolog, 1992-2010 yılları arasındaki ısınma nedeniyle yılda ortalama 12 milyar ton buz tabakası kaybettiği düşünülen Kuzey Kutbu buzullarının, 2100 yılına gelindiğinde sadece yüzeyinde biriken toz ve kurum nedeniyle yılda ek 27 milyar ton daha fazla buz kaybederek deniz seviyelerinde beklenen artışa birkaç santimetre daha ekleyeceğini söylüyor. Yazıya göre,10 yıllık uydu görüntüleri Grönland’ı kaplayan buz tabakasının, kararma nedeniyle bazı yerlerde 40 yıl öncesine göre 6 ila 11 gün daha uzun süren erime dönemlerine girdiğini ispatlar nitelikte. Buzulların geri çekilip, kar örtüsünün daha erken yok olması toprağın daha fazla tozu serbest bırakacak şekilde çıplak kalması anlamına geliyor.

Araştırmalar, Kuzey Kutbu’ndaki yansıtabilirliğin birkaç yıl once tahmin edildiğinden çok daha hızlı bir gerilemede olduğunu gösteriyor.  Proceedings of the National Academy of Science’da bu yılın başında yayınlanan bir makaleye göre 1979 ile 2011 yılları arasında yansıtabilirlikteki düşüşün neden olduğu ısınma, aynı dönemde karbondioksitin neden olduğu ısınmanın %25’i kadar.

Toz ve kararmaya neden olan diğer parçacıkların Grönland’ın buz örtüsü üzerindeki etkisini ölçmeyi hedefleyen “Dark Snow Project”in başındaki Danimarkalı buzulbilimci Jason Box, Kuzey Kutbu buzul örtüsünün yansıtabilirliğinin 2014 yılının çoğunda rekora yakın bir düşüklükte olduğunu söylüyor. Buz tabakasının parlaklığında yaşanabilecek çok ufak bir düşüş dahi 1992-2010 yılları arasında gerçekleşen yıllık buz kaybının ikiye katlanmasına neden olabilir.

“Düşük yansıma karın normalden fazla ısınmasına neden olur. Dolayısıyla kararmış bir kar tabakası çok daha şiddetli bir şekilde ve daha erken eriyecektir. Kar, eridikçe içerisindeki su miktarının artmasıyla yüzeyi daha da karartan bir pozitif geribeslemeye de neden oluyor.” Diyor Box, blogunda. Diğer bilim insanları hem insan kaynaklı hem de doğal hava kirleticilerin bu kararmadan sorumlu olduklarını söylüyor.

IMG_4154_blog_main_horizontal

Dizel motorlarda kullanılan fosil yakıtların tam olarak yanmamasıyla oluşan ve neredeyse görünmez olan “Siyah karbon” parçacıkları ABD, Avrupa ve Güneydoğu Asya’nın sanayi merkezlerinden binlerce mil öteye taşınıyor; Afrika ve Orta Doğu’da süreleri giderek uzayan ve şiddetlenen kuraklıklarla kuruyan topraklardan havalanan dev toz fırtınalarıyla taşınan tozlar gibi. Bu yılın başlarında Sahra çölünden kalkan tozlar kuzeye taşınmış, Britanya’yı boğmuş ve Norveç’e kadar ulaşmıştı.

ABD’nin New Hampshire eyaletindeki Dartmouth Üniversitesi’nden bir araştırmacı olan Kaitlin Keegan’a göre 2012’de Grönland’ın kuzeydoğu buzullarında kaydedilen rekor erimenin en büyük nedeni Sibirya ve ABD’deki orman yangınlarıydı.

Cambridge Üniversitesi’ndeki Kutup Okyanusları Fiziği Grubu’nun başındaki Peter Wadhams’a göre yansıtabilirlikteki en ufak bir düşüş bile bir felaket. “Yansıtabilirliğin yaz aylarında %70 olduğu buzla kaplı yüzeylerin, yerlerini yansıtabilirliğin %10’un altında olduğu çıplak su tabakalarına bırakması ısınmayı hızlandıracak şekilde daha fazla enerjinin Dünya tarafından soğurulmasına neden oluyor” diyen Wadhams “2012’de son yaz buz tabakasının da erimesinin neden olduğu yansıtabilirlik düşüşünün beraberinde getirdiği ısınmanın son 25 yılda atmosfere saldığımız tüm yeni karbondioksitin etkisine eşdeğer olduğunu” hesapladığını söylüyor.

Toz kirliliğini yerinde incelemeye devam etmek üzere Himalayalar’a dönmeyi planlayan Ulyana Horodyskyj, durumun boyutu karşısında şaşırdığını ifade ediyor ve ekliyor “Bunun çoğunluğu insan etkinlikleri kaynaklı kirlilik. Devletler harekete geçmeli, insanlar neler olup bittiğinin farkında olmalı ve bu soruna gereken önem verilmeli.”

John Vidal

john_vidal_140x140

Kategori: İklim Krizi