Ekoloji

Bafa nasıl kurtulur?

Fotoğraf: Kutsal Kesici
Fotoğraf: Kutsal Kesici Bafa'nın suyu çürüyor

Fotoğraf: Kutsal Kesici
Bafa’nın suyu çürüyor

Bafa Gölü’nde bu yıl geçen yıllara oranla daha büyük bir çevre felaketi yaşanıyor. Akdeniz Koruma Derneği üyesi ve Ege Üniversitesi, Hidrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Kutsal Kesici’nin verdiği bilgiye göre göl, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca belirlenen otrofikasyon sınır değerleri açısından incelendiğinde Nisan ayında toplam azot miktarının sınır değerden 140 kat fazla olduğu tespit edildi. Benzer şekilde toplam fosfor miktarının limit değerlerden 100 kat fazla olduğu bulundu. Minimum 7,5 mg/L. olması gereken çözünmüş oksijen miktarı da 2,9 mg/L seviyesinde. Bu nedenlerle ani alg çoğalması bu yıl hava sıcaklığında az bir artışla beraber başladı. Gölün büyük kesiminde gelişim gösteren bu alg türü, akıntının olduğu kıyılarda kitleler halinde toplanmış ve yığınlar oluşturmuş durumda. Özellikle Kapıkırı ve Gölyaka bölgelerinde alg kitlesinden dolayı suyu görmek imkânsız hale geldi.

Bafa Gölü’nun suyu neden çürüdü?

Kesici’nin verdiği bilgiye göre, su seviyesi ve kalitesi, Büyük Menderes Nehri’nden verilen suya bağlı. 584 km uzunluğundaki Büyük Menderes Nehri, endüstriyel, tarımsal ve evsel atıkları, göle taşıyor. Bu da gölün kirliliğini arttırarak su ve sediment kalitesini, dolayısıyla biyolojik çeşitliliği etkiliyor. Dönemsel olarak Bafa Gölü’ne akan kollar üzerindeki suyun tutulması ve tarımsal kullanım için gölü besleyen kanallar kapatılıyor. Bununla kalmayıp göldeki su kotunun belli bir seviyenin altına düşmemesi için su çıkışı da kapatılıyor. Bu durum göldeki sirkülasyonun engellenmesine ve dip yapıda organik atıkların birikimine neden oluyor.

Fotoğraf: Kutsal Kesici Ani olarak artan alg türü, toksik

Fotoğraf: Kutsal Kesici
Ani olarak artan alg türü, toksik

Göl kenarında kurulan zeytinyağı fabrikaları (son yıllarda önüne geçildiği söylense de) kara suyunu göle giden kanallara veriyor. Gölün, Serçin kesiminde bulunan balık kuluçkahanelerinin besin içeriği bakımından zengin, tuzlu atık sularını da göle verdiği biliniyor. Nisan ayından itibaren su seviyesinin düşmesi ile göl aynasında tarım yapılıyor ve burada yüksek oranda azot, fosfor içerikli gübreler, pestisitler kullanılıyor. Kışın gelmesi ve Menderes’in sularının taşkın yapması ile bu tarlalar su altında kalıyor. Toprak, su ile yıkanıp kirinden arınırken bu su göle karışıyor. Göl kıyı kenar çizgisinin belirlenmemiş olması ve bu arsaların tapulu olduğunun söylenmesi tabiat parklarına verilen değerin de bir göstergesidir. Sadece Tabiat Parkı ilan edilerek sulak alanların korunamayacağı gerçeği, maalesef, göz ardı ediliyor.

Tüm bu nedenlerle Bafa gölünde son 10 yıldır yoğun bir şekilde ani alg çoğalması görülüyor. Tespit edilen tür, yapılan analizler sonucunda toksik olduğu belirlenmiştir Nodularia spumigena. Canlıların karaciğerinde birikim yapan bu toksin zamanla karaciğer tahribatına ve ölüme neden oluyor. Literatür bu alg türünün, sucul omurgasız canlılarda, balıklarda, su kuşlarında ve hatta memelilerde ölüme yol açtığını söylüyor. Ani alg çoğalması Bafa Gölü’nde de bu yıl binlerce Polychaete üyesinin ve yüzlerce balığın ölümüne neden oldu. Bu canlıların ölüm nedeni sudaki oksijen miktarının düşüklüğü veya toksinin etkisi olarak açıklanabilir.

Fotoğraf: Kutsal Kesici Balık çiftliklerinin göle giren pis su

Fotoğraf: Kutsal Kesici
Balık çiftliklerinin göle giren pis su

Bölgede küçük ve büyük baş hayvancılık, arıcılık yapılıyor. Bu canlılar gölle her gün temas halinde. Bu durum besin zinciri yoluyla toksinlerin insanlara kadar ulaşmasına neden oluyor. Yoğun koku nedeniyle halk maskelerle dolaşıyor, bölgeye gelen turistler arabalarından inemeden geri dönüyor. Bu nedenle turizm bitme noktasına geldi. Gölde artık balıkçılık yapılamıyor, tutulan balıklar da kokusundan yenemeyecek durumda. Bafa Gölü ve yöre halkı şu anda kaderiyle baş başa bırakılmış durumda. Kutsal Kesici, suyu yöneten kurumların üniversitelerle iş birliği içinde daha fazla gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor “Bafa Gölü’nde erken uyarı sistemi kurulmalı ve acil olarak mekanik ve biyolojik temizlik yöntemleri uygulanmalı.  Bafa Gölü’nü bu hale getiren biziz dolayısıyla çözüm için hepimizin adım atması gerekiyor.”

Bafa Gölü neden önemli?

Bafa Gölü, Batı Anadolu’nun en büyük gölü. Geç antik dönemden itibaren Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar, Latmos Körfezi’nin denizle bağlantısını keserek Orta Çağ sonlarına doğru bu bölgeyi, göle dönüştürmüş. Konumu itibari ile ekonomik, tarihi,  kültürel ve bilimsel değere sahiptir. Üzerinde Manastır ve Kalelerin yer aldığı adalar tarihi dokusuyla bölgenin güzelliğini gözler önüne seriyor. Benzersiz kayaç yapıları, kaya mezarları ve 8000 yıllık tarih öncesi kaya resimleriyle, Bafa Gölü ve çevresi dünyada bulunan nadir doğa ve kültür alanlarından biri. Bunun ötesinde, nesli tehlike altında bulunan Kaşıkçı Kuşu ve Ak Kuyruklu Kartal gibi kuşların üreme ve konaklama alanı. Gölde çipura, levrek, kefal gibi balıkların yanı sıra dönemsel olarak avcılığı yapılan ve Türkiye’de birçok yerde artık rastlanamayan Avrupa Yılanbalığı’nın (Anguila anguila) da önemli popülasyonlarını barındırıyor.  Tüm bu özellikleri nedeniyle Bafa Gölü 1994 yılında Tabiat Parkı ilan edildi. Ancak özel koruma alanı olmasına rağmen birçok faktörün etkisiyle kirleniyor.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Ekoloji