ManşetTürkiye

Facia göz göre göre gelmiş

Soma faciasına neden olan iş güvenliği ihmallerinde devletin denetim eksikliğine kanıt olabilecek bir belge ortaya çıktı. 13-18 Mart 2014 tarihleri arasında, yani faciadan tam iki ay öncesinde hazırlanan tutanakta, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri madende ‘noksan husus tespit edilmediğini’ belirtiyor.

belge soma
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı ekipleri Soma madeninde eksiklik bulamadıklarını açıklanmıştı. Bu açıklamaların kaynağı olan bir sayfalık tutanakta, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu İzmir Grup Başkanlığı’nın 3 Mart 2014’te görev yazısı uyarınca Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Eynez Yeraltı Kömür İşletmesi’ne iş sağlığı ve güvenliği yönünden programlı teftiş için 13, 14, 17, 18 Mart 2014 tarihlerinde gidilerek, İşletme Müdürü Akın Çelik ile görüşüldüğü belirtililiyor.
Tutanakta, yapılan teftişte tespit edilen hususlar şöyle:
“Teftiş tarihi itibariyle işyerinde 4 kadın, 2944 erkek olmak üzere toplam 2948 çalışan istihdam edilmektedir. 2938 erkek çalışan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışmaktadır. İşyeri, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre çok tehlikeli sınıfta yer almaktadır. 13, 14, 17, 18.03.2014 tarihlerinde yapılan programlı teftişte noksan husus tespit edilmemiştir.
İş bu tutanak bir sayfa, üç nüsha olarak işyerinde düzenlendi. Okundu, doğruluğu kabul edildikten sonra imzalandı. Bir nüshası işveren vekiline verildi.18.03.2014.”

İzmir milletvekili Ertuğrul Günay, söz konusu tutanağın ortaya çıkmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından cevaplandırılmak üzere TBMM’ye Soma’daki maden kazasına ilişkin bir soru önergesi verdi.
Günay’ın soru önergesinde şu ifadeler yer alıyor:

“300’den fazla madencinin canını yitirmesine neden olan bu ocakta, 17/18 Mart 2014 tarihinde denetim yapan ve açıklamanız sırasında söylediğiniz gibi, ‘hiçbir noksan hususun bulunmadığını’ rapor eden Bakanlığınız müfettişlerinin raporunu ve dayanaklarını ayrıntılarıyla açıklar mısınız? Bu rapordan iki ay sonra yaşadığımız, -ülkemiz tarihinin en büyük- maden ocağı felaketi karşısında, rapor sahipleri hakkında bir soruşturma açtınız mı? Bakanlığınız müfettişlerinin iki ay önce verdiği rapordan sonra böyle vahim bir olay yaşandığına göre, bu işletmede uluslararası bir teknik heyetin inceleme yapmasını sağlayacak mısınız?”
Günay, AKP sözcüsü Hüseyin Çelik’in “askeri denetimlerin önceden haberli ve yasak savma niteliğinde mizansenler olduğu” yönündeki açıklamasını hatırlatarak “Bakanlığınız müfettişlerinin yaptığı denetimlerin de, kamuoyunca aynı nitelikte algılanmaktan kurtulması için aldığınız önlemler var mıdır? Varsa nedir?” diye de sordu.
Bakanlık adına denetim yapmakla yükümlü yetkili ve görevli iş müfettişlerinin sayısı ve ülke düzeyinde denetlenmesi gereken işletme sayısı hakkında bilgi isteyen Günay, “Bu sayılardaki oransızlık, nicel ve nitel açıdan ülkemizde ciddi bir ‘kamu denetimi’ sorunu olduğunu göstermiyor mu?” ifadelerini kullandı.

(Milliyet/Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet