Siz yine de portakalınızı seçin, onu sıkıp için

Evet sevgili televizyon izleyicileri, yine bir “orijinalini boşver, ‘-mış gibisi’ daha iyi” ana fikirli reklam filmi ile karşı karşıyayız. Ama bu sefer orijinal ürün ile reklamı yapılan ürün aslında o kadar birbirinden uzak ki bir önceki yazımızda olduğu gibi kör göze parmak değil, sübliminal mesaj vermeye çalışmış reklam ajansları ve büyük çok uluslu şirketlerin pazarlama departmanları.

squeeze_orange_juice_glassBahsi geçen reklamda meyve bahçesinden geldiği iddia edilen bir gazlı içeceğin reklamı yapılıyor. Reklamda genç çiftimiz manava gidiyor, portakal seçmek istiyor, mendebur manav seçmece yok diyor. Neyse ki yakışıklı gencimiz el veriyor da çiftimizi meyve bahçelerine davet ediyor. Ah sevgili çift, moraliniz hiç bozulmasın çünkü o almaya çalıştığınız portakal ve hatta başka meyvelerin aroması şekerli ve gazlı suyla karıştırılıp plastik şişelere dolduruldu bile! Esnafla muhatap da olmak zorunda değilsin, en yakın süpermarketten seç seçebildiğini. Hem zaten bu içecek o portakallardan daha güzel çünkü mutluluk veriyor ve yeterince içersen Porsche bile kazanabilirsin. Bak mendebur manava da bu gazlı şekerli suyu içirdik onun bile yüzü güldü.

Reklamı yapılan ürün meyve aromalı gazlı içecek, Facebook sayfasında yazanlara göre ise Türkiye’nin en eğlenceli, en özgür ve en renkli içeceği. Altı üstü şekerli, boyalı, gazlı bir su için yapılabilecek en abartılı tanım olduğuna mı üzüleyim yoksa bir içecek kadar olamadığıma mı yanayım?

Bu ürünün bildiğimiz meyveden olduğunun iddia edilmesi o kadar abes ki reklamda ‘seçim özgürlüğü’ vurgulanmaya çalışılmış. Yine de alttan alta verilmek istenilen mesaj bu ürün manavdan aldığın meyvenin muadili, yok yok daha iyisi çünkü manav bile bunu içiyor. Bu markanın ilk mesaj verme çabası da değil, GORA filminden hatırlarsınız belki Cem Yılmaz’ın geleceğinde portakalı meyve sıkacağına koyuyorduk, bu ürünü alıyorduk. Oysa ürünün içindekilerine baktığımızda meyve oranının %4 olduğunu, o portakalımsı tadın aroma vericilerden, rengin de renklendiricilerden geldiğini görüyoruz. Ayol resmen meyve!

Bir de bu içeceğin bir kutusu (330 ml) 151,5 kalori, günlük ihtiyacın %8’i. Kalorinin hepsi şeker ve karbonhidrattan geliyor. Bir kutusunda 38 gram şeker var, yani 9 küp şeker. Günlük ihtiyacın %28’i.* O şeker de früktoz-glukoz şurubu var ki evlerden uzak olsun. Bağımlılık bunda, diyabet bunda, obezite bunda, kanser bunda. Yeni dünyanın zehiri.

Amerika’nın First Lady’si Michelle Obama ülkesinin asıl Başkanları çok uluslu şirketlere karşı duramasa ve açık açık onların ürünlerini tüketmeme çağrısı yapamasa da bir kampanyası var “su için”.

Ben henüz Amerika’nın First Lady’si olmadığımdan görüp arttırıyorum: Siz yine de pazara, manava gidin, oradan alışveriş edin, yerel alın, yerel için. İnanın hiçbir esnaf mendebur değil, hiçbiri portakalı seçmece yok demez. Meyvenizi seçin, ister suyunu için ister meyveyi yiyin. Ona da üşeniyorsanız su için ama lütfen meyve ile uzaktan yakından alakası olmayan boyalı, gazlı, şekerli suları içmeyin.

Not: Frutaryenlar özelden mesaj atsınlar.

*Ürünün kutusunda yazan rakamlardır

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page