En sürdürülebilir kentler

Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla önümüzdeki 5 sene boyunca kentlerimizi yönetecek kişileri seçmiş olduğumuz ve son yerel yönetim yasasıyla 27 kentin “bütünşehir” olarak yönetileceği yeni bir döneme girdik. Peki bu yeni başkanlar, trafik, hava kirliliği, yeşil alan, geri dönüşüm, enerji verimliliği gibi konuları nasıl ele alacak? Ya da ele alacak mı?

Siemens’in desteği ile Economist Intelligence Unit “Yeşil KentlerEndeksi” geliştirdi.Amaç; dünyanın farklı bölgelerinden kentlerin bölgesel farkılıklarını da gözeterek sürdürülebilirliklerini ölçmek, performanslarını değerlendirmek ve karşılaştırmak. David Thorpe, Sustainable Cities Collective’te Yeşil Kent Endeksi ile sürdürülebilirlik dereceleri değerlendirilen kentleri ele aldı. Yazının önemli olduğunu düşündüğümüz kısımlarını Yeşil Gazete için çevirdik:

Green Cities Index

Görsel: Green Cities Index

Yeşil Kent Endeks serileri, Economist Intelligence Unit (EIU) ve Siemens tarafından yapılan bir karşılaştırma serisi. İlk olarak 2009’da başlamış ve Avrupa, Latin Amerika, Asya, Kuzey Amerika ve Afrika’da 120, Yeni Zelanda ve Avusturalya’da 7 kenti kapsamıştı.

Çalışmada, kentler, büyüklük ve önemlerine göre seçiliyor. Çoğunluğu, başkent, büyük nüfusları kapsayan nüfus odakları ve iş merkezleri. Kent yönetimlerinin dahil olup olmama taleplerinden ziyade endeksin kredibilitesi ve karşılaştırılabilirliğini sağlamak adına bağımsız şekilde seçildiler. Her bir bölge raporu, bölge ile ilgili bilgilerin yanı sıra kentlerin de detaylı bir profilini ve bireysel performans ve iyi uygulama örneklerini sunuyor.

Göstergeler

Yeşil Kent Endeksi, bölgelere göre değişen 8 ya da 9 kategori içinde CO2 salımı, enerji, bina, arazi kullanımı, ulaşım, su ve sağlık, atık yönetimi, hava kalitesi ve çevresel yönetişim gibi yaklaşık 30 göstergeye dayanıyor. Göstergelerin hemen hemen yarısı niceliksel (örnek; kişi başına CO2 salımı, kişi başına su tüketimi, geri dönüşüm oranları, hava kirleticilerin konsantrasyonu) ve genellikle kamunun bilgi kaynaklarından elde edilmiş. Geri kalanı ise kentin çevre politikalarının niteliksel bir değerlendirilmesi (örnek; kentin daha fazla yenilenebilir enerji kullanımına dair taahhütü, trafik sorununu azaltmaya dair politikaları, hava kalitesi kuralları gibi). Bölgelerin kendine özgü niteliklerine göre endeksler arasında farklılıklar olabiliyor. Mesela, Afrika Endeksi için elektriğe ve içilebilir suya erişim ve gecekondu gibi enformel yerleşimlerde yaşayan nüfusun oranı gibi göstergeler de kullanılıyor.

En iyiler

Kopenhag

Avrupa Endeksi içinde başı çeken kendisine komşu Nordik şehirler Stokholm ve Oslu ile Kopenhag. Danimarka’nın başkenti, politika belirleme süreçlerindeki işbirliği çabası nedeniyle çevresel yönetişimde de birinci sırada (Brüksel, Helsinki ve Stokolm ile beraber). Kentteki her bir idari birim için bir çevre koordinatörü atanıyor ve bu kişiler düzenli olarak bir araya gelip bilgi ve deneyim değişimi yapıyor. Tüm bunların ötesinde, Kopenhag’ın en göze çarpan özelliği, tutarlılık. Atık yönetimi ve arazi kullanımı kategorileri dışında tüm kategorilerde ilk 5’te. Kent, ayrıca, karbon salımını sınırlamak konusunda da oldukça iddialı. 2009’da belirledikleri hedef, kentin 2025’e kadar karbon nört olması. Eğer başarabilirse dünyadaki en büyük ilk sıfır-karbon kent olacak. Kent, CO2 salımındaki azaltımın %10’nu inşaat ve yenileme projeleri ile gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bunu da tüm belediye binalarını en yüksek standartlarda enerji verimli hale getirerek yapacak. Kopenhag ayrıca, oldukça yaygın bir toplu taşım sistemine de sahip; metro sistemi, banliyo ve otobüs hatları ile her bir kent sakini her hangi bir toplu taşıma sistemine en fazla 350 metre mesafede yaşıyor. Ayrıca, kent 2015’e kadar bisikletle işe gidip gelme oranını %50’ye çıkararak dünyada bisiklet sürülebilecek en iyi kent olmayı planlıyor. (2009’da bu oran %36 idi).

Curitiba

Curitiba, Latin Amerika endeksinin açık ara lideri. Hızlı transit (bus rapid transit (BRT)) sisteminin ve Brezilya’nın ilk ana yaya yolunun (sadece yaya tarafiğine açık bir anayol) burada olması tesadüf değil. Kentin çevre denetimi çok güçlü ve kategoriler içindeki en iyi performansı çevresel politika yönetimi. Örneğin, 2009’dan beri yerel idare, hem Curitiba’nın yeşil alanlarındaki CO2 emilim oranları ile ilgili hem de şehrin bütünündeki CO2 salımları ile ilgili düzenli çalışmalar yürütüyor. Kentin dikkate değer performansının en önemli nedeni, çevreye bütüncül yaklaşımı ki bu bölge içinde yaygın bir tutum değil. Bütüncül planlama bir alandaki iyi performansın başka bir alanda da yararını göstermesini sağlıyor. Mesela, başarılı bir toplu taşıma, kentin hava kalitesinin iyileşmesini de sağlıyor.

Curitiba’nın diğer bir önemli girişimi de 1989’da başladığı ve bu günlerde çok konuşulan geri dönüşüm programı. Kent sakinleri cam, plastik, kağıt ve eski elektronik eşyalar olmak üzere geri dönüşüm malzemelerini ayırıyor, kent yönetimi de haftada 3 kere hanelerden topluyor.

Singapur

Singapur, Asya Yeşil Kent Endeksi’nin birincisi ve tüm kategorilerdeki durumu, çok iyi. Bu, tarihi miras olarak da görülebilir çünkü Singapur 1965’te bağımsızlığını aldıktan sonra hükümet, bütüncül planlama, yüksek yoğunluklu gelişme alanları ve yeşil alan koruma yoluyla sürdürülebilirliğin özellikle üstünde durdu.

Kent devleti için su, kıt kaynak. O yüzden 5 su ıslahı tesisi kurarak (NEWater fabrikaları diyorlar) mikro filtrasyon, ters osmos ve morötesi teknolojiler kullanarak suyu tekrar kullanılabilir hale getiriyorlar. Ayrıca çok iyi geri dönüşüm ve atıktan enerji elde edilen tesisleri var ve ulaşım sistemlerine büyük yatırımlar yapıyorlar. Singapur, atık yönetimi kategorisinde en iyi puana sahip; kişi başına atık üretimi yıllık 307 kg (Asya Endeksi’nde ortalama, kişi başına 380 kg). Hükümetin yeni hedefi, 2020 yılına kadar atıkların %65’ini geri dönüştürmek (oran, 2008’de %56 idi). Geri dönüşüme hane halkı katılımı 2001’de %15 iken, 2008’de %63’e ulaşmış. Kentin ulaşım ile ilgili de iddialı hedefleri var. 2020’ye kadar işe gidişlerin %70’ini toplu taşımayla gerçekleştirmeyi hedefliyorlar. (Oran 2008’de %59 idi)

San Francisco

San Francisco, ABD ve Kanada Endeksi’nin birincisi. Atık yönetimi, özellikle en güçlü olduğu alanlardan biri. 2009’da tüm kent sakinleri ve işletmeler için çöplerdeki atık ve kompost malzemeyi ayırmayı zorunlu kılan ilk ABD kenti. Bunun sonucu olarak, kent %77’lik geri dönüşüm oranı ile böbürlenmeyi hakediyor. Kent ayrıca, yenilikçi yeşil girişimlerle ilgili özel sektör ile ortaklık yapan öncü kentlerden. Örnek; işletmeler tarafından desteklenen enerji verimliliği farkındalık programları, mülk sahiplerinin binalarındaki ‘yeşil’ iyileştirmeleri için ucuz maliyetli kredi olanakları vs.

Cape Town, Johannesburg ve Durban

Afrika Endeksi’nde, Cape Town, Johannesburg ve Durban, özellikle kentsel çevreyi izleme ile ilgili strateji, plan ve kurallar getirme konusundaki taahhütleri nedeniyle listenin en başındaki kentler. Mesela, Cape Town, oldukça kapsamlı bir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı geliştirdi. Kentsel genişleme ve yeşil alanların korunması ile ilgili güçlü politikaları nedeniyle endekste özellikle arazi kullanımına dair en iyi sonuçları elde etmiş durumda. Durban ve Johannesburg da genel olarak çevre politikaları ile ilgili performansı iyi olan kentlerden.

 

Değerlendirmemizde, sürdürülebilirliği, daha çok çevresel faktörlerle denk tutmak eğiliminde olduk. Yoksa sağlık, eğitime erişim, kişisel güvenlik, konut standartları, istihdam olanakları ve toplumsal eşitlik, hepsi sürdürülebilirliğin gerekleri. Vurgunun çevresel faktörlerde olmasının nedeni sonuçta insan refahının yaşamın temel gereksinimlerini sunan doğal kaynaklara ve bu kaynakların, gelecek nesillerin kentlerinin gereklerinden taviz vermeden değerlendirilmesine bağlı olmasıdır.

Sürdürülebilirliği değerlendiren raporların tüm resmi göstermesi beklenemez, ancak Economist’in raporunun diğerlerinden daha güvenilir olmasını sağlayan kullandığı kaynakların çeşitliliği. Afrika Kalkınma Bankası, Cambridge Üniversitesi, İnsan Yerleşimlerinin Yönetimi için Yerel İdareler Bölgesel Ağı (CITYNET), Avrupa Komisyonu, Ford Vakfı, Harvard Üniversitesi, Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler (ICLEI), Uluslarlarası Şehir ve Bölge Plancılar Derneği (ISOCARP), Inter-Amerikan Kalkınma Bankası, Karlshure Üniversitesi, Doğal Kaynakları Savunma Konseyi, New York Üniversitesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Bölge Planı Kurumu, Münih Teknik Üniversitesi, BM-Habitat, Pennsylvania Üniversitesi, URBACT, Viyana Kentsel Sürdürülebilirlik Enstitüsü, Dünya Bankası’ndan uzmanlar Yeşil Kent Endeksi’nin metodolojisine katkı sağladı.

İstanbul

Tüm bölgelerin en iyi performanslı kentlerinin ele alındığı bu değerlendirmeden sonra Avrupa Endeksi’nde ölçülen tek Türkiye şehri olan İstanbul’a bakarsak… Rapora 12.6 milyonluk şehirde işe yürüyerek, toplu taşıma ya da bisikletle gidenlerin oranı %54. Geridönüşüm oranı %3. Kişi başına yıllık karbon salımı 3.25 ton, su tüketimi 68,6 metreküp. Bu değerlerle, Avrupa Endeksi içinde ölçülen 30 kent arasında enerji tüketimi dışındaki 7 kategoride de sonunculuk için yarışır konumda.

(Sustainable Cities Collective, Yeşil Gazete)