KONDA: Nükleer enerji, HES istemeyenlerin oranı %60’dan fazla

KONDA Araştırma ve Danışmanlık şirketinin 3-4 Mart 2012’de 31 ilde gerçekleştirdiği “çevre bilinci” temalı barometre sonuçları hafta başında açıklandı. Aboneleri ile yapılan gizlilik sözleşme süreleri dolduktan sonra yayınlanabildiği için sonuçlar kamuoyu ile 2 yıl sonra paylaşılabiliyor.

Araştırma; günlük hayatın çevreye etkisi (ısınma için kullanılan yakıt,ulaşım tercihi,enerji tüketim miktarı gibi), çevre sorunu tanımı/bilgisi/bilinci, çevreye duyarlılık davranışlar (çöplerin ayrıştırılması, enerji tasarrufu gibi) çevreyi korumaya yönelik davranışlar (ağaç dikmek, bağış, temizlik faaliyetleri gibi), santral yapımına yönelik görüşler, balıkların azalmasına yönelik görüşler başlıkları altında sorular içeriyor.

Çevre bilinci konulu anket için 3-4 Mart 2012 tarihlerinde, 31 ilden 2536 kişiyle görüşüldü.

Çevre mi ekonomi mi?

Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında görüşmecilerin, baz istasyonu, hava kirliliği gibi hayatlarını doğrudan etkileyecek durumlarda çevreden yana tavır aldığı;  hayatlarını  baraj yapımı gibi dolaylı yoldan etkileyeceğini  düşündükleri durumlarda ise ekonomiyi tercih etme eğiliminde olduğu görülüyor.

Çevre ile ekonomi tercihine yönelik okunan ifadelerden “Çevreyi, ormanları koruyalım derken, ekonomik olarak geri kalmak doğru değil” ifadesine görüşülen kişilerin %42’si  katılırken;“Baraj yapmak için bazı bitki ve hayvan türleri feda edilebilir” ifadesine katılmayanların oranı %67,1; “Ekonomik kalkınma için fabrika bacalarından çıkan dumana, hava kirliliğine katlanmak gerekir” ifadesine katılmayanların oranı %77,8; “Cep telefonu kullanabilmek için çatıma baz istasyonu kurulmasına itiraz etmem” ifadesine katılmayanların oranı %78,9; “Çevre kirliliğinin nedeni büyük şirketlerin kaynakları sınırsız kullanmalarıdır” ifadesine katılım oranı %73,6 olduğu görülüyor.

Nükleer enerji

nucleerNükleer santrallerin kurulmasına yönelik okunan “Riskli olduğunu açıkça bile bile nükleer santral kesinlikle yapılmamalıdır” ifadesi ile “Enerji ihtiyacımızı karşılamak için gerekiyorsa nükleer santral yapılmalıdır” ifadesi arasında tercih oranlarına bakıldığında görüşmecilerin %63,4‘ünün ilk ifadeyi tercih ederek nükleer enerji karşıtı bir tavır aldıkları görülüyor.

Hidroelektrik santraller

HES’lere yönelik okunan iki ifadeden “Doğaya ve köylüye çok zararı olacak, asla kurulmamalı” ifadesi %62,8 oranında tercih edilirken “Bu konu çok abartıldı, HES’lerin kurulması lazım” ifadesi %37,2 oranında kabul görüyor.

Sonuç olarak toplumun üçte ikiye yakınının nükleer enerjiye ve HES’lere kesinlikle karşı çıktığı görülüyor.

(Yeşil Gazete)