Daniel Cohn-Bendit: Türkiye’nin AB yöneliminden ne kadar ümitliydik

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Cohn-Bendit, Gezi olayları ve 17 Aralık skandalı hükümetin kullandığı dış güçler ve paralel devlet tezlerinin ‘saçma’ olduğunu söyledi. Bendit, Erdoğan’ın çoğunluk ototritesinin Türkiye için bir tehlike olduğu görüşünde.

article_Bendit

‘Erdoğan hain ilan etmediyse demokrat değilsiniz’

Samanyoluhaber‘de yayınlanan Avrupa Masası programında gazeteci Selçuk Gültaşlı‘nın misafiri olan ‘Kızıl Dany’ lakaplı Cohn-Bendit, uzun bir süre desteklediği AK Parti ve Erdoğan’a sert eleştiriler yöneltti. Erdoğan’ı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi davranmakla itham ederek Türkiye’de şu an Erdoğan’ı desteklemeyen herkesin ‘hain’ ilan edildiğini söyledi. Türkiye için yeni bir demokratik ölçü geliştirdiğini ifade eden Cohn-Bendit, “Eğer Erdoğan tarafından hain ilan edilmiyorsanız demokrat değilsiniz. Benim yeni Türkiye vizyonum bu.” dedi. Başbakan’ın yürüttüğü gerilim siyasetini devam ettirmesi durumunda ülkenin AK Parti-Erdoğan otoriterizmine doğru gideceğini kaydetti.

‘Türkiye gün geçtikçe otoriterleşiyor’

İktidarın Gezi olayları ve 17 Aralık skandalı için geliştirdiği dış güçler ve paralel devlet tezlerini ‘saçma’ olarak değerlendiren Cohn-Bendit asıl sorunun Erdoğan olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Kemalistler de tenkit edildiğinde hemen ‘dış güçler saldırıya geçti, komployla karşı karşıyayız’ derlerdi. Bugün Erdoğan da tamamen aynısını yapıyor. Bu kesinlikle saçma sapan bir yaklaşım. Bugün asıl mesele Erdoğan ve AK Parti’nin kendi söylediklerine, sözlerine ihanet ediyor olması. Erdoğan daha demokratik, özgür ve müreffeh Türkiye için çalıştıklarını söylüyordu. Şimdi ise her geçen gün daha da otoriterleşen bir Türk devleti var karşımızda. Bu gelişmelerin uluslararası komplo teorileri ile hiçbir alakası yok, mesele Erdoğan’ın kendisi. Bu dönemde birbirine benzeyen birkaç siyasetçi var. Putin, Erdoğan ve (Macaristan Başbakanı) Orban. Bu liderlerin ortak özelliği hepsi otoriter ve ‘çoğunluğa sahibim, istediğimi yaparım’ diyor olmaları.”

Bendit,  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ilişkin de hayal kırıklığı yaşadığını ifade ederken, “Daha net tavırlar alıp, demokrasiyi savunmasını beklerdim.” dedi.

‘Türkiye’yle ilgili üzüldüğüm konu..’

AK Parti iktidarını uzun süre desteklediğini hatırlatan Cohn-Bendit, siyaseti bırakırken Türkiye’ye ilişkin yaptığı yorumların kendisini üzdüğünü söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugünkü Türkiye her geçen gün Avrupa Birliği’nin demokratik standartlarından uzaklaşıyor. Bu Türkiye ile müzakereleri sürdürmenin bir manası yok. Beni en çok üzen de bu. Avrupa Parlamentosu’ndan ayrılırken bu tür sözler ediyor olmam beni ziyadesiyle üzüyor. Halbuki Türkiye’nin Avrupa Birliği yöneliminden ne kadar da ümitliydik.”

Erdoğan’la neden kavga etti?

21 Ocak’ta Brüksel’deki görüşmede Erdoğan’la neden kavga ettiğinin sorulması üzerine Cohn-Bendit, “Çünkü çok basit bir yaklaşımı vardı. Sürekli ‘ben çoğunluğa sahibim. O zaman haksız olamam çünkü çoğunluk yanlışlık yapamaz’ diyordu. Ben de kendisine bunun doğru olmadığını söyledim. Tarihte çoğunluğun birçok kereler hatalı olduğunu, yanlışlık yaptığını söyledim. Örneklerden biri de Almanya. Hitler’in idaresindeki Almanya’da çoğunluk hatalıydı. ‘Hitler’le mukayese edemezsiniz’ diye sinirlendi. Ben sadece kendisine tarihten örnek verdim. Demokrasi sadece çoğunluğun taleplerinin yerine getirildiği bir sistem değildir. Demokrasi aynı zamanda azınlık haklarının korunduğu bir sistemdir.” cevabını verdi.

(Zaman/Yeşil Gazete)