Hafta SonuManşet

Ege’nin kadın balıkçıları

Halikarnas Balıkçısı der ki Akdenizlilere göre güneş Akdeniz’in doğusundan doğar, Afrodit de Akdeniz köpüklerinden şafakla birlikte denizden çırılçıplak doğmuş, vücudundan akan sular inci taneleri olarak deniz akmış. Anaerkil Anadolu’nun tanrıçası Afrodit… Anadolu’nun kadın yüzü, Ege’nin kadın balıkçıları ve yıllardır kadın balıkçılarla çalışan genç bir akademisyen, Huriye Göncüoğlu.

Fotoğraf: Huriye Göncüoğlu Kadın balıkçılar için deniz, yuva demek.

Fotoğraf: Huriye Göncüoğlu
Kadın balıkçılar için deniz, yuva demek.

Göncüoğlu, lisans eğitimimi su ürünleri ve balıkçılık üzerine yapan, öğrencilik hayatı balıkçılarla geçmiş genç bir akademisyen. Kendi deyimiyle balıkçıların teknelerine, evlerine, sofralarına konuk olmuş. İspanya’da “balıkçılık yönetimi” üzerine yüksek lisans yaparken balıkçılık sosyoloji ve antropolojisi derslerinde kadın balıkçılar ve aileleri, kadın balıkçı dernekleri hakkında bilgiler aldıktan sonra Türkiye’deki kadın balıkçılar ve örgütlenme eğilimleri hakkında çalışmaya karar vermiş. Göncüoğlu “Resmi kayıtlarda kadın balıkçılara ait veri yok, ancak biz kadın balıkçıların varlığını biliyoruz. İstedik ki balıkçılığa emek veren kadınların varlığı herkes tarafından bilinsin. Onlara yurtdışında verilen değer Türkiye’de de verilsin. Onlar da varlıklarını gösterebilsinler ki genç nesil bu olumlu durumdan etkilensin, kendilerini anneleri gibi çaresiz hissetmesin, hayatlarında olumlu seçenekler olsun” diyor. Akademik amaçlarla başladığı çalışmalarında zamanla o kadın balıkçıların, kadın balıkçılar onun hayatının bir parçası oldu. Huriye Göncöoğlu bu dönüşümü şöyle anlatıyor:

Fotoğraf: Huriye Göncüoğlu Kadın balıkçıların şair çocukları...

Fotoğraf: Huriye Göncüoğlu
Kadın balıkçıların şair çocukları…

“Balıkçılardan biri olmak, evlerinde kalmak, teknelerini paylaşmak onların anılarında yer almak, büyük sorumluluk da getiriyor. Sizinle paylaşılan keyifli muhabbette onlarla beraber gülüyorsanız, onların yaşadığı bir probleme de kayıtsız kalamazsınız. Yaptıkları iş kolay bir iş değil. Yıllardır yaz, kış demeden tekne üzerinde denizde çalışıyorlar. İlk avladıkları balık, balıklarını satmak için söyledikleri şarkı, av sonrası teknelerinde işlerini bitirdikten sonra bir araya gelip yaptıkları muhabbet gibi keyifli hikayeler yanında çocuğu denize düşen ya da yeni doğmuş çocuğunun üzerine teknede kaynar su dökülüp ölen,  Alzheimer hastası ana-babasını ava gitmek için gecenin bir yarısında evde yalnız bırakan ve geçimi için tek başına balıkçılık yapan, sürekli su içinde olduklarından hastalıklar geçirenlerinki gibi insanın içini burkan hikayeler var. Her şeye rağmen kadın balıkçılar denize her zaman şükrediyor. Kadınlar, denizden kazandıkları ile yuva kurmuşlar, çocuklarını büyütmüşler, düğünlerini yapmışlar. Deniz onlar için sadece geçim kapısı değil, onlar için bir ev. Bu aşamaya kadar beni yüreklendirenler hep balıkçı aileleri oldu.” Toplumsal cinsiyet çalışmalarının belki de en kritik meselesi, ‘kadının farkedilmesi ve takdir edilmesi’. Ege’nin Kadın Balıkçıları Projesi’nin başarısını da buna bağlayabiliriz. Göncüoğlu bir kadın balıkçının “Daha önce dışarından biri gelip, biz kadınlara, nasılsınız, bir ihtiyacınız var mı? diye sormadı. Teşekkür ederiz” dediğini, bir başkasının “Malzeme yardımı gibi şeyler istemiyorum, bize plaket verdiniz ya o yeterli” dediğini söylüyor.

Fotoğraf: Akdeniz Koruma Derneği 21 kişiyle başlayan proje bugün 70 kadın balıkçıya  biraraya getirdi.

Fotoğraf: Akdeniz Koruma Derneği
21 kişiyle başlayan proje bugün 70 kadın balıkçıya biraraya getirdi.

Proje kapsamındaki eğitim faaliyetine kadın balıkçıların çocukları da katıldı. Çocuklar annelerini toplum içinde konuşan, istediklerini ifade eden, balıkçılık mesleğini yaptıkları için alkışlanan, plaket ile ödüllendirilen değerli kişiler olarak gördüler. Kadın balıkçılar meslekleriyle, çocukları da anneleriyle gurur duydu. Çocukların annelerine ve mesleklerine bakışları değişti. Akdeniz Koruma Derneği (AKD) bir ilki başarıp kapalı toplum örneği olan balıkçı ailesini, kadın balıkçıları tek bir çatı altında toplamayı başardı. Bu da aslında kadınların değişimi ve farklılığı istediklerini gösteriyor. Su ürünleri kooperatifi artık sadece erkeklerin değil

Huriye Güncüoğlu

Huriye Göncüoğlu

Huriye Göncüoğlu, proje başlangıcında kadın balıkçılarla yaptığı görüşmelerde kadın balıkçıların su ürünleri kooperatifini “erkek alanı” olarak tarif ettiklerini, proje faaliyetlerinin uygulanması ardından yaklaşım ve görüşlerin değiştiğini söylüyor: “Su ürünleri kooperatif başkanlarının kadın balıkçıların kooperatif bünyesine dahil olmaları konusundaki olumlu konuşmaları ve dünyadaki örnekleri öğrenmeleri, kadınların düşüncelerini değiştirdi. Eğitimde verilen “kadın balıkçıları neden önemsiyoruz, deniz ekosistemini tanıyor muyuz, balıkçılık yaparken nelere dikkat etmeliyiz, dünyada ve Türkiye’de kadın balıkçılar, İtalyan kadın balıkçı kooperatifi La PescaRosa” gibi derslerin de önemli etkisi ve katkısı oldu.”

Fotoğraf: Akdeniz Koruma Derneği Huriye Göncüoğlu kadın balıkçılara dünyadaki kadın balıkçıları anlatırken...

Fotoğraf: Akdeniz Koruma Derneği
Huriye Göncüoğlu 21 kadın balıkçıyla başladığı projede bugün 70 kadını biraraya getirmiş durumda.

Birçok sektörde olduğu gibi Türkiye’de balıkçılık konusunda da toplumsal cinsiyete dayalı bir veri toplama anlayışı yok. Bu durumda, örgütlenmeye, yasal düzenlemeye de toplumsal cinsiyet bakış açısının yansıması mümkün olmuyor. Yalnızca Türkiye’de değil dünyada da yaşam biçimi, çalışma şartları, yönetim ve yapılanma şekilleri, kadının katılımı göz ardı edilerek oluşturuluyor. Gene de Güney Amerika, Batı Afrika ve Hindistan gibi kadın balıkçıların balıkçılık yönetiminde yer almasına yönelik birçok çalışmanın yapıldığı ülkeler var. Bu açıdan bakıldığında AKD, Türkiye’de bu kapsamdaki tek çalışmayı yürütüyor. Ege’nin Kadın Balıkçıları Projesi ile amaç, kadın balıkçıların denizlerimizdeki varlığını sürdürmesine yardımcı olmak, yapısal değişikliklere giden yolda öncülük yapmak. Çünkü kadın balıkçıların durumuna bakıldığında, mesleki örgütlenmelerde (örneğin; su ürünleri kooperatiflerinde) yeteri kadar temsil edilmediği, hemen her konuda sürekli geri planda kaldığı ve mesleki anlamda yok sayıldığı, deniz koruma alanı yönetimi ile ilgili toplantılarda ve karar alım süreçlerine katılım göstermedikleri görülüyor. Bu nedenle, balıkçı kadının hem meslekte devamlılığını sağlamak, hem de mevcut durumunu iyileştirmek ve geliştirmek için balıkçılık politikalarında bazı yasal düzenlemeler yapılması gerekiyor. Kadın balıkçıları desteklemek geleneksel balıkçılığı da desteklemek demek Huriye Göncüoğlu’na göre “Toplumsal cinsiyet farkındalığı kırsalda olduğu gibi balıkçılarda da düşük. 8 Mart onlar için her hangi bir gün. İstisnalar illa ki vardır ama hayatlarında kadın olmanın önemini ve değerini hiç hissetmemişler.” Bu ve benzeri projeler, bu yaklaşımı değiştirip her mecrada kadının kendi değerini anlamasını sağlayacak, mücadelesine destek olacak. Sayısı, yeri belli olmayan kadın balıkçıların bu projeyle görünürlükleri arttı. Onların görünürlükleri, bilinirlikleri arttıkça geleneksel aile balıkçılığına da destek verilecek. “Çünkü kadın balıkçılara destek olmak demek sadece kadınlara değil denizlerimin en önemli değeri geleneksel avcılık yapan küçük ölçekli balıkçı ailelerine destek olmak demek. Kadın ailenin temelini oluşturuyor, kadına verilen destek çocuğuna, eşine, komşusuna ve köyüne dağılıyor. Projemiz bir başlangıç, daha geniş kitlelere ulaşmak için desteğe her zaman ihtiyacımız var.” diyor Göncüoğlu.

Fotoğraf: Huriye Göncüoğlu  Projenin sonraki aşaması denizden koparmadan kadınlar için yeni fırsatlar yaratmak

Fotoğraf: Akdeniz Koruma Derneği
Projenin sonraki aşaması için hedef, denizden koparmadan kadınlar için yeni fırsatlar yaratmak

2007’de yüksek lisans tezi olarak başlayan çalışma, 2012’de 21 kadını kapsayan bir projeye dönüşmüş. 2013’te bu sayı 70’i bulmuş. Huriye Göncüoğlu’nun sonrası için planı kadın balıkçılar ve dolayısıyla balıkçı aileleri için alternatif gelir kaynakları yaratmak. Hedef, kadınların denizden kopmadan yine balıkçılık yaparak mesleklerini devam ettirebileceği fırsatlar yaratmak. “Daha önce denenmiş, yurtdışında örnekleri olan balık soslarının yapımı işine başlamak istiyoruz. Sosların yapımını ve üretimini kadın balıkçılara aktif olarak öğretecek olan eğitmenler hazır, kadın balıkçılar ve kooperatif ortakları istekli, malum seçim dönemi, belediyelerin şu an için öncelikleri farklı olduğu için beklemedeyiz. Ayrıca kadın balıkçılara yönelik ve onların yararlanabilecekleri bir mikro-kredi taslağı üzerine de çalışacağız.” Ege’nin kadın balıkçılarına ve Huriye Göncüoğlu’na rastgele diyoruz! (Yeşil Gazete)

Kategori: Hafta Sonu