ManşetYılbaşı

Akılda Kalan Filmler #2013

2013 yılının son günlerini yaşıyoruz. Sinema, her yönüyle hala insanları kendine çekmeyi başarıyor. Geriye dönüp baktığımızda 2013 yılının ihtişamlı festivalleri Cannes, Sundance, Berlin , Toronto, San Sebastian festivalleriyle farklı ülkelerden, farklı kültürlere ait insan hikayelerini konu alan filmler sinemaseverle buluştu. Tabii ki büyük ödüller de sahiplerini buldu.

2013'ten aklımızda kalan filmleri yazdık

2013’ten aklımızda kalan filmleri yazdık

Altın Küre ve Oscar ödüllerine aday adayı olan yapımlar ise teker teker açıklanırken, yılın son ayından itibaren medya kuruluşları başta olmak üzere sinema konusunda “akil” sayılan kuruluşlar 2013 yılının En İyi Filmlerini içeren listeler yayınladılar. Kaçırılmaması gereken yapımlar listelerinde yer alan  filmler, sinemaseverlerin yıl bitmeden izlemesi gereken listelerinde yer buluyor.

Yeşil Gazete olarak bizlerde geri kalmayalım diye düşündük. 2013’ün Akılda Kalan filmlerini bir araya toplamaya çalıştık. Sinemanın enlerine karşıyız. Emek verilen, insana bir yerden dokunan, bir sahnesi ya da bir repliği ile aklımıza yer eden filmleri yazmaya gayret ettik.

Yeşil Gazete ekibindeki her kişi kendi gönlünün 2013 şampiyonu filmini kendi gönlünden geçtiği şekilde yazdı. Kimin hangi filmi seçtiğini hala yazısını göndermekte üşengeçlik eden arkadaşlarımızı ifşa etmek adına sizlerle de paylaşıyoruz.

Sinemayla iç içe yeni bir yıl umuduyla..

(Yeşil Gazete)

Kim hangi filmi seçti?

Jin – Alper Tolga Akkuş
Sen Aydınlatırsın Geceyi – Zeliha Yıldırım
Child Pose – Muhittin Kurban
Yozgat Blues – Ümit Şahin
Le Passe – Muhittin Kurban
La Vie d’Adele – Özgecan Kara
Only Lovers Left Alive – Alper Tolga Akkuş

Ve Aklım(ız)da Kalan Filmler #2013 

Roller ve yaşamlar: Child’s Pose – Muhittin Kurban

Child's Pose - Calin Peter Netzer

Child’s Pose – Calin Peter Netzer

Yönetmen Calin Peter Netzer  tarz olarak gerçekte hayatla örtüşen, hayatın içinden bir olayı ve bireyleri çok fazla süslemeden olduğu gibi filme aktarmayı başarmış.  Filmin merkezin yer alan Anne- oğul ilişkisi, birbirlerine olan yaklaşımlarını üst metin olarak hem karşımıza çıkarken, diğer yanda ise güçlünün hatasını örtme konusunda ne kadar elinin uzun olduğunu kolayca aksettirebiliyor.

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

Yozgat Blues: Bir görünmez adam hikayesi – Ümit Şahin

Yozgat Blues - Mahmut Fazıl Coşkun

Yozgat Blues – Mahmut Fazıl Coşkun

Yozgat Blues’da aslında tek bir kişi var. Ercan Kesal’ın mükemmel bir karakter yarattığı şanson şarkıcısı Yavuz. Ayça Damgacı’nın oynadığı Neşe dahil, zaten az sayıda olan diğer karakterlerin hikayeleri Yavuz’un hikayesiyle gerçek anlamda hiçbir şekilde kesişemedikleri için önem taşıyor. Diğer karakterler ancak Yavuz onlara değerse bizim görüş alanımıza giriyorlar. Yönetmen bunu film boyunca abartılı yakın plan çekimleriyle, pek çok yan oyuncuyu göstermeden göstererek de vermiş. (Yemek masasındaki babaannenin sırtı mesela…)

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

“Sen Aydınlatırsın Geceyi” ya da “İnsan endişeden yaratılmıştır*” – Zeliha Yıldırım

Sen Aydınlatırsın Geceyi - Onur Ünlü

Sen Aydınlatırsın Geceyi – Onur Ünlü

Filmde özellikle duygudan duyguya saniyeler içinde gidilen sahnelere değinmeden edemeyeceğim. Yasemin ile Cemal’in ilk buluşmalarında birlikte hapları şeker gibi yuttukları sahnede insan aynı anda hem üzülüp hem gülebiliyor. Elleriyle ateş edebilen karakterin kuşa ateş edip vurduğunda ağır çekim ile gördüğümüz sevinç anı, kamera kuşa dönüpte bir canlının ölümünü izlediğimizde acıya dönüşüyor. Ağzımdaki gülümseme bir saniye içerisinde acıya çarpılırken bir insanın mutluluğunun her zaman her canlı için mutluluk getirmediğini hatırlatıyorum.

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

Adèle’in Hayatı (La Vie d’Adèle): Hayat da böyle bir şey değil mi zaten? – Özgecan Kara

La Vie d’Adèle - Abdellatif Kechiche

La Vie d’Adèle – Abdellatif Kechiche

Filmi pek çokları “ilk aşk hikayesi” olarak tanımladı, belki de bu yüzden İngilizce başlıktan çeviri Mavi En Sıcak Renktir ismiyle vizyona girdi. Adèle adında bir genç kadınla onun mavi saçlı kadına aşkını anlatan bir film. Mavi sıcak. Mavi aşk. Evet filmde bol bol mavi ve bol bol aşk var, ama aslında film mavi saçlı kadınla aşkı değil Adèle’in hayatı anlatıyor.

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

“Jin” ya da “Hayat Var Kürdistan” – Alper Tolga Akkuş

Jin - Reha Erdem

Jin – Reha Erdem

Jin, Hayat’ın İstanbul banliyösündeki hikayesini güneydoğuda dağa çıkmış bir örgüt üyesi üzerinden anlatıyor. Biz Türkiye’de yaşayan ve güneydoğuda yaşananları acı ile öğrenmiş insanlar olarak o örgütün PKK, karşısındaki gücün TSK olduğunu biliyoruz ama filmde bunlar sözel olarak ifade edilmiyor. Jin’i siz alıp dünyanın herhangi bir köşesine de taşısanız onun hikayesi üç aşağı beş yukarı aynı aslında demek istiyor sanki Reha Erdem.

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

Bir doz geçmiş, “La Passe” – Muhittin Kurban

La Passe - Asgar Farhadi

La Passe – Asghar Farhadi

Yönetmen, kağıt üzerinden bu kadar basit bir boşanma öyküsünü sahne sahne işleyip, izleyici üzerinden merak duygusunu ortaya çıkarıp, sarfedilen sözcüklerin gizemini, geçmişle bağıntısını birkaç sahne sonra izleyiciyle paylaşmayı beceriyor. Karakterlerin sarf ettiği her sözcüğün altında yatan gerçeği, diğer bir karakter açık edebiliyor. İnsanı kuşkuya sürükleyen ve vurgulanmak istenen  her düşünce bilinçaltında gizlenmiş her sözcüğün sorusunu, itirafını beraberinde getiriyor. Tanıklık ettiğimiz bu hikaye izleyiciye çok yakın gelmese deortaya çıkan durum ve yaşanılan, görmezden gelinen geçmişin, kimseyi rahat bırakmayacağını gerçeğinin altını çiziyor.

yazının tamamını okumak için tklynz

* * *

Kategori: Manşet