ManşetTürkiye

Partiler Operasyon için ne dedi ?

17 Aralık günü başlayan “Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu” ile ilgili farklı siyasi eğilime partiler yaptıkları basın açıklamasıyla operasyonu değerlendirdi. Partilerin basın açıklamasındaki ortak nokta, yolsuzlukların üstüne gidilmesi ve yargılamayı etkileyecek her türlü müdaheleden uzak durulması.

Aralarında Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Emeğin Partisi (EMEP) gibi partilerin yer aldığı sol ve yeşil partiler, AKP ve cemaatin bugüne kadar sürdürdüğü ittifakın bozulmuş olduğuna vurgu yaparak, yolsuzluk ve rüşvetle anılan mevcut düzenin yerine, yeni bir düzen kurma çağrısı yaptı.

ÖDP, EMEP ve TKP gibi partiler ise, Gezi Direnişi’ne gönderme yaparak, Haziran’daki gibi bir araya gelerek meydanlara çıkma çağrısında bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Saadet Partisi (SP) ve Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin yaptığı açıklamada, AKP-Cemaat birlikteliğinden bahsedilmemesi ise dikkat çekti.MHP hükümetin kirli ve karanlık işlere bulaştığına vurgu yaparak, AKP’nin yargılanmasını gerektiği belirtti. Hükümetin adaletin önünü açması gerektiğini belirten BBP ise iddialar doğruysa suçluların en ağır şekilde cezalandırılması istedi. Bakanların istifasını isteyen SP ise hükümetin sürece müdahale edecek adımlardan kaçınması yönünde uyarıda bulundu.

Partiler yaptığı açıklamalardaki dikkat çeken konular şunlar :

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi: Hükümet Kirlenmişliği Bahane Aramasın Yeter Artık !

Yeşiller/Sol, iktidar partisinin on yılı aşkın süredir kimi cemaat ve “rant lobisi” ile kurduğu iktidar koalisyonunu artık sürdüremez ve yönetemez hale geldiğini belirterek, rant lobisi ile arasında çıkan çelişkilerin ortaya çıktığını belirtti.

Durumu kriz olarak tanımlayan Yeşiller/ Sol, meclisi olağanüstü toplanmaya çağıran açıklamasında şu ifadelere yer verdi :

“Halkın örgütlü olarak bu kirlenmişliğe karşı durması, demokratik bir siyaset ve yönetim için sorumlulardan hesap sorması ve Mecliste oluşacak bir irade ile bu soruşturmalardaki iddiaların açığa çıkartılması gerekmektedir. Artık halkın demokratik mekanizmalar ile yürütülmesi gereken devlet yönetimi yerine kirli güç ilişkilerine dayanan bir yönetim anlayışına tahammülü kalmamıştır.

Militarist, ranta ve yağmaya dayalı ekonomi politikalarıyla, kirli bir siyaset yürüten siyasi partiler ve kurumlar yerine; halkın yönetime katılabildiği, yerinden, denetlenebilir, şeffaf ve katılımcı, ekolojik, özgürlükçü ve demokratik yaşamı hayata geçiren bir sistem ve siyaseti kurmanın zamanıdır.”

http://www.yesillervesolgelecek.org/diyoruz-ki/basin-aciklamalari/2013-12-19#.UrQwgSfO6aQ

ÖDP: Yolsuzluk Düzenine Son Türkiye’yi Yeniden Kuralım

Gelinen noktayı AKP ve Cemaat çatışmasına bağlayan ÖDP, bunun Türkiye’nin yakın geleceğine yönelik iktidar kavgasının iç ve dış tüm bileşenlerinin mücadelesi olduğuna dikkat çekti.

Açıklamasında, emperyalizmin ve uluslararası sermayenin desteğiyle iktidara gelen AKP’nin, bugün pek çok bakımdan sermayenin ve emperyalizmin ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzaklaştığını belirten ÖDP, “bu operasyonu kim hangi gerekçeyle yapmış olursa olsun, yolsuzluk gerçeğinin ortaya çıktı”ğına işaret etti.

Mevcut düzeni,11 yıldır ülkeyi karanlık ve kirli ilişkilerle yöneten AKP ve Cemaat’in düzeni olduğunu kaydeden ve haramzedeler olarak tanımlayan ÖDP, “Yıllardır halkı mülksüzleştirerek, kamuya ait arazi ve mekanları sermayeye peşkeş çekerek yaratılan rantın hangi yöntemlerle nasıl paylaşıldığını bu operasyon ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.

ÖDP, bu düzenden kurtulmak gerektiğini belirterek şunları kaydetti :

“AKP zihniyetinden ve onun tüm pisliklerinden kurtuluşun tek yolu vardır, o da Haziran direnişinin eşitlikçi, özgürlükçü devrimci yoludur.

O yüzden şimdi sorumluğumuz Haziran direnişini yaratan ülkenin ilerici, özgürlükçü, demokrat, eşitlikçi, bağımsızlıkçı tüm halk güçlerinin birleşik muhalefetiyle, ülkenin ve halkın kaynaklarını çalanlardan hesap sormak için mücadeleyi büyütmektir.”

http://odp.org.tr/yolsuzluk-duzenine-son-turkiyeyi-yeniden-kuralim/

EMEP: Soyguncuları Layık Olduğu Yere Gönderelim

Operasyonu AKP ve cemaat arasında süren kavganın yeni bir boyutu olduğunu belirten EMEP, bu operasyonun, yerel seçimlere giderken AKP’yi zor duruma düşürecek ve oy kaybettirecek bir operasyon olduğunu belirtti.

İktidar ortaklarının bugüne kadar, işçilerin ve emekçilerin sömürülmesi, ekonomik ve sosyal haklarının birer birer ellerinden alınması, Kürtlerin haklarını almak için verdiği mücadelenin kanla bastırılması, Ortadoğu’da emperyalistlerin taşeronluğuna soyunup Arap halklarına karşı jandarmalık yaptıklarını belirten EMEP, ortakların iktidar kavgasına girip, birbirlerinin ipliğini pazara çıkarmaya başladıklarını belirtti.

Gezi Direnişi’ne gönderme yapan EMEP şu sözlere yer verdi :

“Elbette, bütün bunları yapanlar iktidardan kendilerini almayacaktır. Ya da istifa etmeyecektir. Onları halk, demokrasi güçleri sırça köşklerinden indirmeli ve yargılamalıdır.

Haziran’da sokaklara, meydanlara çıkan milyonlarca emekçiyi o günlerde ayağa kaldıran nedenlerle, bugün yaşananlar çok farklı değildir.

Haziran’daki gibi birleşelim, talancıları-soyguncuları layık oldukları yere gönderelim.”

http://www.emep.org/news.php?id=1829

TKP: Hükümet İstifa ! Sol Seçenek İçin Görev Başına

TKP yaptığı açıklamada, “Şimdi Haziran depreminin artçı sarsıntıları geliyor, 11 yıldır ülkeyi karanlığa mahkum eden gerici koalisyon dağılıyor. Dağılırken etrafa pislik saçılıyor” diyerek, sol bir cephenin kurulmasını önerdi.

Hükümeti istifa etmeye çağıran TKP, “Sol seçeneği birlikte yaratmak için Haziran ruhunda birleşelim!
Gericiliğe, Amerikancılığa, piyasacılığa geçit vermeyelim!” ifadelerini kullandı.

ESP: Çürüyen Düzene Karşı Ayağa Kalk

AKP ile Gülen cemaatinin halk düşmanı ve ABD işbirlikçisi olduğunun altını çizen ESP, “Halklarımız bu iki iktidar gücünden herhangi birine mahkum değildir” diyerek hükümetin derhal istifa etmesi gerektiğini belirtti ve “Çürüyen düzene karşı özgürlük için ayağa kalk” şeklinde bir çağrı yaptı.

ESP, “Halkı soymak ve yağmalamakta şimdiye kadar birlikte hareket eden Tayyip Erdoğan ve Gülen Cemaati, bugün iktidarın ve pastanın kimin elinde toplanacağının paylaşım kavgasını veriyorlar” dedi.

ESP, karşılıklı olarak polis, yargı, MİT ve ekonomideki nüfuzlarını birbirlerine karşı kullanan bu iki devlet gücü arasında yoksul, emekçi halkların ezildiğini vurgulayan ESP, sokağa çıkma çağrısı yaparak şunları kaydetti :

“İşçiler, emekçiler, ezilen halklarımız sokağa, sömürücülerden hesap sormaya! Zulmün, sömürü ve yağmanın olmadığı bir dünya arayışını, özgürlük, barış ve eşitlik arayışını he yerde yükseltelim!”

http://www.etha.com.tr/Haber/2013/12/18/guncel/curuyen-duzene-karsi-ozgurluk-icin-ayaga-kalk/

SDP: Halk Ağlarken Siz “Hep Gülendiniz, Gülersiniz”

AKP hükümeti ile Fettullah Gülen Cemaati arasındaki ilişkiye vurgu yapan SDP, AKP için çalışan Cemaatin, bugün “hak ettiği iktidar payını” alamadığı hükümete diz çöktürmek için ortalığı ateşe verdiğini belirterek, yolsuzluk gerçeğinin ortaya çıktığını belirtiyor.

İktidarın suçüstü yakalandığını belirten SDP, yolsuzlukların örtbas edilmeye çalışıldığını belirtti.

SDP açıklamasında şu ifadelere yer verdi :

“Gezi’de göz çıkaran, insan öldürenler polislere dokunmayan, “Benim polisim” diye sahiplenen Başbakan, ucu kendisine dokununca emniyet müdürlerini derhal görevden almayı biliyor. Adaletle ilişkisi çoktan kesilmiş, muhaliflere yönelik cadı avları yapması için Cemaat’e ihale edilmiş olan yargıya, işine gelmeyince hemen müdahale ediyor.

Demokratik haklarını kullananlar, barış isteyenler onlarca yıl ceza alırken, dolandırıcılar, katiller korunuyor. Yere yazı yazan, ekmek almaya giderken polis tarafından vurulan çocukları terörist ilan etmekte hiç vakit kaybetmeyenler, muhaliflere dönük her operasyonu “yoldan geçeni almıyorlar ya” diye savunanlar, Gezi’de “kamu malına zarar verildi” diye feryat edenler, kendi çocukları deveyi havuduyla götürürken sessiz!”

Hükümeti istifaya çağıran ESP, basın açıklamasının şu tespitlerde bulundu :

“Unutmayın ki bu operasyonu yapanlar, dün AKP’nin “yedirtmeyiz” dediği savcılardır, “destan yazdı” dediği polislerdir.

Halklar ağlarken “Siz Hep Gülendiniz Siz Hep Gülerdiniz.”

http://www.sdp.org.tr/?p=1443

MHP: AKP iktidarı millet önünde yargılanmalıdır.

Operasyonla birlikte yolsuzluk ağlarının deşifre edildiğini, kirli kazanç bağlantılarının belirlendiğini ve rüşvet çarkının tespit edildiğini belirten MHP, AKP iktidarı millet önünde yargılanması gerektiğini belirtti.

MHP, meseleyi “Hükümet-Cemaat” çekişmesine hapsetmenin, yolsuzluklarla ilgili soruşturmayı zamanlamayı ön planana çıkararak misilleme olarak yorumlamanın maksatlı, kasti ve oldukça da akıl dışı olduğunu belirtti.

Açıklamada, MHP’nin İstanbul’da süren yolsuzluk soruşturmasını titizlikle ve büyük bir özenle takip edeceği belirtildi.

http://mhp.org.tr/htmldocs/mhp/3133/mhp/Milliyetci_Hareket_Partisi_Genel_Baskani_Sayin_Devlet_Bahceli__nin__Istanbul__da_Yurutulen_Rusvet_ve_Yolsuzluk_Sorusturmasi.html

Saadet Partisi: Bakanlar İstifa Etmeli

Başlatılan yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama operasyonunda hükümetin sürece müdahale edecek adımlardan kaçınması gerektiğini belirten Saadet Partisi, AKP’nin hiçbir şekilde yargıya baskı yapmaması ve on yıldır başında olduğu devletin yargısına güven göstermesi gerektiğini belirtti. SP, soruşturmanın selameti açısından ismi geçen bakan ve bürokratların istifa etmesi ve görevden el çektirilmesi gerekliliğine işaret etti.

Açıklamasında, AKP ve Cemaat arasındaki ilişkiye hiç değinmeyen ve Milli Görüş’e karşı olanlara da bu güne kadar hep ümmetçi bir anlayışla yaklaştıklarının altını çizen SP, değerleri gereği rövanşist bir zihniyet ile hareket edemeyeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı :
“Hareketimiz köklü ve medeniyet değerlerimizin üzerine inşa edilmiş bir harekettir. Bu değerlerimiz bizim rövanşist bir zihniyet ile hareket etmemize manidir. Bizler tüm insanların iyiliğini isteriz. Bu güne kadar bize karşı hep olumsuz yaklaşmış gruplara dahi grupçu bir anlayışla değil, kucaklayıcı ve ümmet merkezli bir anlayışla yaklaşırız. Her türlü ihtilafta tek ölçütümüz Hak’tır. Tarafların bize olan yakınlıkları veya uzaklıkları bizim için ölçüt olamaz”

SP açıklamasında 4 maddelik şu çağrıyı yaptı :

1- Yargı karar verene kadar masumiyet karinesi esastır. Ancak soruşturmanın selameti açısından ismi geçen bakan ve bürokratlar istifa etmeli, görevden el çektirilmelidir.

2- Olayın uluslararası boyutu varsa açığa çıkartılmalı, devlet içerisinde hiçbir suretle ayrı bir yapılanma olmaması için gerekli reformlar yapılmalıdır. Bu tür yapılanmalar var ise sorumlular açığa çıkartılarak gerekli işlemler yapılmalıdır.

3- AKP hiçbir şekilde yargıya baskı yapmamalı, on yıldır başında olduğu devletin yargısına güven göstermelidir.

4- Eğer AKP’nin yargıya karşı güvensizliği var ise bunu açıkça dile getirmeli, iktidarları döneminde gerçekleşen tüm siyasi davaların güvenirliği hakkında topluma bilgi vermelidir.

http://www.saadet.org.tr/haber/birol-aydin-saadetten-4-maddelik-cagri

BBP: Yolsuzluğu yapan varsa, hesabını versin

Türkiye’de yönetimlerin şeffaf olmadığını belirten BBP yetkilileri, bu nedenle bu tür operasyonların önüne geçmenin mümkün olmadığını belirtti. Yolsuzluğu yapana, hukuken hesabının sorulması gerektiği belirtilirken, operasyonun ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmesi gerektiğine işaret edildi.

Hükümet ve cemaat arasındaki ilişkiye hiç değinmeyen BBP Genel Başkan Yardımcısı Ünsal Karabulut ise, hükümetin adaletin önünü açması gerektiğini belirterek, şunları söyledi :

“Soruşturmanın sağlıklı yapılabilmesi için destek olması gerekir. Burada gerçekten suçlular varsa milletin malına, tüyü bitmemiş yetimin malına tecavüz edenler varsa, devletin malına ve hazinesine el uzatanlar varsa bunlardan da en ağır şekilde hesabın sorulması gerektiğini düşünüyorum.”

http://bbp.org.tr/haber_detail.php?haberid=4596

Haber: Berkhan Çağlar Karaduman – Yeşil Gazete

Kategori: Manşet