Dünyanın en yeşil okulu Kenya’da

Yeşil Bina Konseyi’nin “Dünya’nın En Yeşil Okulu Yarışması”nın birincisi olan Uaso Nyiro İlkokulu, öğrencilerine okuma-yazma ve matematiğin yanında su korumayı da öğretiyor.

Afrika’ya her yıl yeterince yağmur suyu düşmesine rağmen milyonlarca insan içecek su bulamıyor. Sorun, suyun etkin şekilde tutulup, filtre edilip depolanamıyor olması.

İki Britanyalı mimar, Jane Harrison ve David Turnbull bu bağlantısızlıkta bir fırsat gördü ve durum ikiliye yağmur suyunu hasat eden binalar tasarlayabileceklerine dair ilham verdi.

Kenya’nın yarı kurak iç ovalarında yerleşik Uaso Nyiro İlkokulu, ABD Yeşil Bina Konseyi tarafından verilen “Dünya’daki en yeşil okul” ünvanını aldı (Diğeri Hong Kong’ta). Neden olduğunu anlamak zor değil. Sürdürülebilir şekilde inşa edilen okul tüm suyunu kendi topluyor. Bir o kadar önemlisi, ucuz maliyetli (standart, benzer boyutlardaki bir tesisi inşa etmekten pahalı değil), yerel malzemeler kullanılarak inşa edildi ve replike edilebilecek şekilde tasarlandı.

Bölgeye senede ortalama 60 cm yağmur suyu düşüyor, diyor Harrison. Okul, senede ortalama 350.000 litre suyu okulun bahçesinin ortasında yerin altına yaptıkları büyük depoda topluyor. Yağmur suyu çatıdan (yaklaşık 600 metrekare) bahçeye dökülüyor, oradan kil bazlı bir filtrasyon sisteminden (buradaki filtre sisteminin çok benzeri) geçiyor. Killi malzeme talaş içinde ateşe verilerek mikro gözenekli bir yapı kazandırılıyor. Daha sonra ince bir gümüş tabakası ile kaplanıyor ki bu da antibiyotik görevi görüyor.

Toplanan su, öğrencilerin içme suyu ihtiyacını karşılamanın yanında okulun sebze bahçelerini sulamaya da yetiyor. Diğer bir ilginç özellik ise okulu çevreleyen yüksek duvarlar. Sadece istenmeyen kişi ve hayvanları (filler dahil) okuldan uzak tutmuyor aynı zamanda okul için bir mikro klima yaratıyor böylelikle okul alanının bir iç-dış ortamı mantığında işlemesini sağlıyor.

Uaso Nyiro ile ilgili bir video için: vimeo.com/64111155

Kendine göre çekici bir yer olmanın yanında (okula devamlılık gittikçe artıyor) Harrison ve Turnbull okulu aynı zamanda bir tecrübe sahası olarak da görüyorlar. Okulun yağmur suyu toplama ile ilgili fırsatlar konusunda diğerlerini eğitmesini ve insanların yeni bir kuyu açmadan önce bir kere daha düşünmesini sağlayacağını umuyorlar.

Su kültürel bir mesele diyor Harrison. Yapabilseniz bile bir musluk bağlamakla çözülebilecek bir şey değil. Toplumun her bileşeni ile aktif şekilde bütünleştirilmesi meselesi ve bunu bir okulda yapıyor olmanın nedeni çocukların bu ilkelerle bire bir maruz kalmaları. Bu, aslında bilgiyi okulun ötesine paylaşmanın bir yolu.

Mimarların Princeton tabanlı bir uygulaması olan Pitch Africa şimdi yağmur suyu hasadı yapan başka binalar inşa ediyor; yakınlarda bir yurt ve kantin ve en etkileyicisi 1500 kişilik bir futbol stadı. Kenya projesi aynı zamanda Samuel Eto’o’nun futbol akademisine de ev sahipliği yapacak ve kız çocukları için voleybol tesisleri kuracak. Ayrıca, Pitch kullanılmış paraşütlerden üretilmiş yağmur hasadı kitleri de dağıtıyor böylelikle sıradan insanlar da kendi evlerinde su toplayabilecek.

Mimarlar, projelerin aynı büyük hedef için çalıştıklarını belirtiyor. “Tüm bu yapıların temel prensibi aynı: Yapılar, yüksek miktarlarda su toplamak için ve çevreye duyarlı toplumu içine alan gelişim programlarını hızlandırmak için kullanabilir.” diyor Harrison.

[Foto: Flickr user Waterbank School Opening Day]

Yeşil Gazete için çeviren: Özlem Katısöz


Ben Schiller’e ait bu yazının özgün hali (fastcoexist.com)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page