Yeşil Duyurular

Yeşiller ve Sol Gelecek: Hayvanlar “et” değil “can”dır!

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü münasebetiyle Yeşiller ve Sol Gelecek Partisince yapılan bir açıklamada hayvanlar senede  bir gün hatırlayıp koruyacağınız varlıklar değildir deniliyor. Açıklamada dünyanın sadece insanlara ait olmadığı hatırlatılarak hemen uygulanacak somut politikalar talep ediliyor.

 

HAYVANLAR ‘ET’ DEĞİL ‘CAN’DIR

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak kabul edilmiştir.

Hayvanlar  da aynı insanlar gibi sinir sistemine sahip, hastalanabilen, yaralandığında canı acıyabilen, duyguları olan, ağlayabilen, sevinebilen, heyecanlanan, yavrularını sevgiyle koruyup türünü devam ettirebilen canlılardır. Hayvanlar bu nedenle sadece bir gün hatırlayıp koruyacağımız varlıklar değildir.

İnsanları hayvanlardan ayıran fark, kendini ifade edebilen varlıklar olmasıdır. Hayvanlar kendilerini koruyamıyor, savunamıyor, her gün milyonlarcasının etinden, sütünden, derisinden, tüyünden gelir sağlanıp pazar haline getiren insanlar olarak onların sömürülmesine göz yumuyoruz.

Hayvanlara uygulanan zulüm, şiddet ve işkenceye karşı, ahlaki ve hukuki olarak insanlara tanınan hakların hayvanlara da tanınması gerekiyor. Hayvanlar da insanlar gibi etiğin ve hukukun kapsamındadır ve insanlar kendi haklarını savunamayan hayvanların da haklarını savunmakla yükümlüdür.

Ekolojik bir toplumun kurulması hedefiyle, hayvan haklarının ihlal edilmesine neden olan asıl sorunun türcülük olduğu unutulmadan, insanın hayvan üzerinde tüm sömürü ve tahakkümünün kaldırılması ana hedef olmalıdır. Hemen uygulanacak olan somut politikalar ise hayvanların şu anki yaşamını ve refahını iyileştirmek için vakit geçirilmeden yerine getirilmelidir.

– Hayvanlar, doğal yaşamlarına uygun şekilde yaşayabilmeli, kafes bataryası, boynuz, gaga ve kuyruk kesme gibi zalimce uygulamalar yasaklanmalı, hayvanlara yönelik her türlü şiddet ceza yasası kapsamına alınmalıdır.

– Endüstriyel hayvancılık ve her türlü yoğun hayvancılık faaliyetleri aşamalı olarak sonlandırılmalı, bitkisel ve organik beslenme teşvik edilmelidir.

– Sokakları hayvanlardan arındırmak için yapılmak istenen yasa değişiklikleri geri çekilmeli, tam tersine insanların sokak hayvanlarının refahından sorumlu olduğu anlayışı getirilmelidir.

– Kâr ve eğlence amacıyla hayvanlara rahatsızlık verilmesi kabul edilemez. Hayvan sirkleri, yunus parkları, hayvanat bahçeleri, sportif avcılık gibi insanların zevki için hayvanları ölüme ve esarete mahkum eden kurum ve uygulamalar yasaklanmalıdır.

– Canlı hayvan ithalatı ve taşımacılığı sınırlandırılmalıdır. Yasadışı hayvan ticaretini önlemeyi ve türlerin korunmasını içeren uluslararası anlaşmalara uyulmalı ve mevcut evcil hayvan satış yerleri kaldırılmalıdır. Kürk için hayvan üretimi ve avı ile kürk satışı yasaklanmalıdır.

– Kötü muamele durumunda hayvanların şikayet olanağı bulunmaması gerçeğinden hareketle, kurulacak bir hayvan hakları denetleme birimi ile hayvanlarla ilişkili tüm kurumlardaki uygulamaların yasa ve yönetmeliklere uygunluğu çok sıkı denetlenmelidir.

– Hayvanlar ister tıbbi, ister kozmetik amaçlı olsun deneylerde kullanılmamalı, alternatif yöntemler teşvik edilmelidir.

Hayvanlar, moda sektörünün ham maddesi değil, giyim eşyası değil! Hayvanlar, sirklerde insanların oyuncağı değil, hayvanat bahçelerinde seyredilecek metalar değil, üzerlerinde deney yapılacak kadavralar değil, hayvanlar yük taşımak için kullanılacak köle değildir. Sokak hayvanı diye bir şey yoktur, çünkü; Sokaklar hayvan doğurmaz, buna sebebiyet veren insanların bencil ve yanlış davranışlarıdır. Hayvanlar, et değil can’dır.

Bu bilince bütün insanların bir gün varacağını umut ederek Hayvanlar için düşünülen  bu özel günde,  “dünyanın yalnız bize ait olmadığı”nı bir kez daha hatırlatırız.