Denizli’de sessiz protesto

Denizli’deYeşiller ve Sol Gelecek Partisi mensubu 20 kişi şiddete karşı sessiz eylem yaptı.

Delikliçınar Meydanı’nda toplanan grup, ellerindeki “Beni de vur” yazılı dövizlerle polis şiddetini ve özgürlüklerin kısıtlanmasını protesto etti.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Denizli Eş Sözcüleri Lerzan Süzük ve Şenol Akyol, yaptıkları basın açıklamasında toplumdaki şiddet sarmalının durdurulmasını istedi.  Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı meydanda toplanan grup olaysız şekilde eylemine son verdi.

Yeşiller ve Sol Gelecek partisinin basın açıklaması şöyle:

 

Gezi olayları sürecinden itibaren devletin vatandaşlarına karşı,pervasız bir şekilde saldırması kabul edilemez.Hiç bir demokratik toplumda kullanılamayacak oranda şiddet; son aylarda ülkemizin ritüeli haline gelmiştir.Kendi vatandaşlarının yaşam hakkını hiçe sayan devlet yetkilileri başka ülkelerdeki acılara göz yaşı dökmekte kendi sorumlulukları ile öldürülen gençlerimize insan muamelesi bile yapmamaktadır.Demokrasiyi sadece sandığa gitmek olarak görmekte onun dışındaki bütün hak arama eylemini terör eylemi olarak nitelemektedir.
Gösteri hakkı, hakkın kullandırılması, devletin ve kamu görevlilerin sorumluluğu, dahası DEMOKRASİ meselesi.

Egemen Bağış ‘ın Gezi Sürecinde ölen yurttaşları için kullandığı “devede kulak” nitelemesi, halen ölümlerin ve yaralanmaların devam etmesi, “toplantı ve gösteri hakkı”nın küçümsenmesinden kaynaklanıyor.

Son olaylar, Tuzluçayır’da olmayan “izinsiz gösteri” kavramına sığınan Polisin 25 metreden attığı gaz fişeğiyle Abidin Cevher’in gözünden yaralanması, Kadıköy’de Serdal Kadak’ın ölümü, Serdal Kadak’ın ölümüne ortama atılan gazın neden olduğu yolunda ciddi iddialar var.

Önce şunu belirtmekte yarar var, Gösteri Hakkı izne tabi değildir. Yasada yazan bildirim de; bu hakkın kullanılabilmesi için devletin pozitif yükümlüğünü yerine getirmesi içindir.

Anayasa, Anayasanın 90.maddesi gereğince öncelikle uygulanması gereken Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmeleri gereğince, bildirim yapılmamış olması, gösterinin yasadışı olduğunu göstermez.

Bildirim yapılsın ya da yapılmasın, polisin görevi şiddetsiz, silahsız gösteriyi engellemek değil, gösteriyi kolaylaştırmaktır.

Toplantı ve gösteri hakkı ifade özgürlüğünün doğal sonucu ve gereğidir.Toplantı ve gösteri hakkını izne bağlayan bir rejimin demokrasiyle alakası yoktur.

Toplantı ve gösteri sırasında meydana gelen yaralanmalar ve ölümlerden fail belli olmasa da devletin”hizmet kusuru”ndan sorumluluğu vardır.

Hizmet kusurundan dolayı devlet mağdurların ve ölenlerin yakınlarının hem cismani hem de manevi zararlarını karşılamak, aynı zamanda sorumlu kamu görevlilerini cezalandırmak zorundadır. Devletin ödediği tazminatların, ilgili kamu görevlilerine rücu edilmesi gerekir.
Gaz kapsüllerden ve gazdan meydana gelen yaralanma ve ölümlerden, gaz atan da, ona talimat veren de, göz yuman da sorumludur.Bu sorumluluk hem cezai hem de tazminat sorumluluğudur.
Yani olay Egemen Bağış’ın dediği “devede kulak” kadar basit değil.
İktidarı bir an önce şiddetten vazgeçmeye ve toplumu normalleştirmeye yönelik adımlar atmaya çağırıyoruz.
Bu şiddet artık dursun. Durması için kaç kişinin daha ölmesi,kaç kişinin daha yaralanması gerekiyor.
YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ
DENİZLİ EŞ SÖZCÜLERİ
LERZAN SÜZÜK-ŞENOL AKYOL

 

Yeşil Gazete