Bayer ve Syngenta, Avrupa Komisyonu’nun Neonikotinoid yasağı kararını mahkemeye taşıyor

Fotoğraf tapscape.com’dan alınmıştır

Başta arılar olmak üzere, tozlaştırıcı canlıların sayılarının azalmasından sorumlu olan neonikotinoidli tarım zehirlerinin kullanımını yasaklayan Avrupa Komisyonu’nun kararı, en büyük zehir üreticilerinden Bayer ve Syngenta tarafından mahkemeye taşınıyor.

Neonikotinoid türü tarım zehirlerinin, tüm dünyada endişeye yol açan arı ölümlerinin en önemli sorumlularından biri olabileceğinin araştırmalarla ortaya konması üzerine oluşan kamuoyu baskısı konuyu bu senenin başında Avrupa Komisyonu’nun gündemine getirmişti. Uzun tartışmalara ve tütün sektörünün geçmişte gerçekleştirdiğine benzer ve yanıltıcı bilimsel verilerle süslenmiş korku senaryolarıyla dolu lobi faaliyetlerine sahne olan süreç sonunda Avrupa Komisyonu geçtiğimiz Nisan ayında arılar için çekici olabilecek tarım ürünlerinde thiamethoxam, imidacloprid ve clothianidin isimli neonikotinoid türü tarım zehirlerinin kullanımını iki seneliğine yasaklamıştı.

Yasağın yürürlüğe gireceği Aralık ayından önce harekete geçen tarım zehiri üreticileri Bayer ve Syngenta, kararın kusurlu bir süreç sonunda alınmış olduğunu, Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu’nun eksik verilere dayanan yanlış bir karar verdiğini ve Avrupa Birliği üye ülkelerinin tam desteği olmamasını öne sürerek kararın bozulması için mahkemeye başvuruyor. Syngenta’dan yapılan basın açıklamasında açıklamada şirket yöneticilerinden John Atkin’in kararın uygulanmasının Avrupa Birliği Pestisit Yönetmelikleri‘ne uymadığını ve ihtiyatlılık prensibinin yanlış şekilde uygulandığını sözlerine yer verilirken kararın çiftçiler tarafından da endişeyle karşılandığı eklenmiş:

“Avrupa Birliği thiamethoxam yasağını açıkladığından beri, çiftçiler ve çiftçi organizasyonları bu çok etkili ve düşük dozlu zehirin artık kullanımda olmamasından ve bu ürün kadar sürdürülebilir olmayan ikame ürünler  kullanacak olmaktan dolayı duydukları endişeleri dile getirdiler”

Şirketlerin duruma bakışı buyken neonikotinoidlerin ekosisteme getirdiği tehditler her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Yeşil Gazete’de de yayınladığımız George Monbiot’un son yazılarından birinde yazar bu zehirleri çağın DDT’si olmakla suçlamış ve ekosistemde yarattığı tahribatla ilgili çarpıcı örnekler vermişti. Bugün yağmur sularında bile rastlanmaya başlanacak kadar yoğun kullanılır hale gelen neonikotinoidli zehirlerin getirdiği risklerin göz ardı edilemez olduğunu düşünen sivil toplum örgütleri yasağın devam etmesini ve hem süre olarak hem de uygulama alanı olarak genişletilmesini istiyorlar.

Pesticide Action Network (Tarım Zehirlerine Karşı Hareket Ağı) Avrupa’dan yapılan açıklamada şirketler, bir yandan arıları öldüren zehirleri satarken, diğer bir yandan sosyal sorumluluk projeleri ile arılara dostmuş imajı yaratmaya çalışmalarından dolayı ikiyüzlülükle suçlanıyor. Kurumun arı projeleri koordinatörü Martin Dermine neonikotinoidlerin DDT’den binlerce kat daha zehirli, olduğunu ve zehirlerin sadece hedefledikleri böcekleri değil suları, toprağı ve tozlaştırcı canlıları da etkilediğini belirtiyor. Konu ile ilgili sumofus.org’da başlatılan bir imza kampanyasında katılımcılara Bayer ve Syngenta’nın bu davaları geri çekmesi için imza vermeleri çağrısında bulunuluyor.

Oylama sürecinde çıkan Yeşil Gazete haber ve çevirilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

Avrupa’da Arılara Yine Rahat Yok (21 Mart 2013)

AB’de arı nüfusunu yok edecek tarım ilaçlarına yasak geliyor (30 Nisan 2013)

Haber: Bora Kabatepe – Yeşil Gazete

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page