Güneş’in manyetik kutupları ve bir şarlatanlık girişimi

Her ne kadar çıplak gözle baktığımızda göremesek de Güneş’in yüzeyinde küçük lekeler var. Bu lekelerin sayısı düzenli bir biçimde artar ve azalır. En fazla sayıda güneş lekesi görülmesi, güneş lekelerinin azalması ve sonra tekrar en fazla sayıya ulaşması arasındaki döngü 11 senedir. Bu 11 senelik döngü 1700’lerin başından beri düzenli olarak devam etmektedir. İçinde bulunduğumuz dönem 6 Eylül 2001’de başladı ve bu dönemin önümüzdeki üç – dört ay içerisinde sona ererek yeni bir döneme girilmesi beklenmektedir.

Yeni bir döngüye girdiğimizi güneşin manyetik alanını gözleyerek ölçebiliyoruz. Tam yeni bir döngüye girildiği sırada güneşin manyetik kutupları da yer değiştirir, yani güneşi bir mıknatıs gibi düşünecek olursak, kuzey kutbu güney, güney kutbu da kuzey kutbunun yerini alır. Bu olayı yeryüzünden gözlemleyebiliriz, ancak bu olayın yeryüzüne direkt hiçbir etkisi bulunmamaktadır.

Manyetik kutupların yer değiştirmesi lekelerin en çok olduğu dönemde meydana gelmektedir. Ancak; dünyayı etkileyen önemli unsur, manyetik kutupların yer değiştirmesi değil güneş lekelerinin artıp azalmasıdır. Güneş lekeleri artınca Güneş’in Dünya’ya gönderdiği enerji miktarı da artmaktadır, bu da dünyanın ortalama sıcaklığını yaklaşık 0.1 oC değiştirebilmektedir. İklim değişikliğine yol açan sera gazlarının dünyanın ortalama sıcaklığını şimdiye kadar yaklaşık 1 oC değiştirdikleri bilindiğine göre güneş lekelerinin bu etkisi ölçülebilir seviyededir; ancak yüksek değildir.

Güneş lekelerinin en aktif olduğu döneme denk gelen manyetik kutupların yer değiştirmesi sırasında bizi uzaktan ilgilendiren iki olay daha meydana gelir. Bunlardan ilki güneşten bize doğru gelen güneş rüzgarındaki artıştır. Güneş rüzgarı temelde güneşten bize gelen protonlardır. Senenin her günü güneş tüm evrene bu protonları saçar, ancak güneş lekelerinin arttığı zamanlarda saçtığı proton miktarı da artar. Bu artış dünyanın yörüngesindeki uyduları etkileyebileceği için dikkatli olunması gerekmektedir. Bir de tabi bu güneş rüzgarı dünyadan görülen Kuzey Işıkları’nı oluşturur. Önümüzdeki aylarda Kuzey Işıkları’nın güzel bir gösterisine hazır olmalıyız.

Manyetik kutupların değişmesi sırasında Güneş bizi uzaydan gelen kozmik ışınlara karşı daha etkili bir biçimde korur. Doğruluğu kanıtlanmamış olmakla birlikte uzaydan gelen kozmik ışın miktarındaki artışın dünyadaki fırtınaları ve şimşek sayısını az da olsa arttırdığı düşünülmektedir. Manyetik alan değişimi sırasında güneşin bizi daha fazla korumasının dünyaya ulaşan kozmik ışın miktarını az da olsa değiştirerek fırtınaların sayısında ufak da olsa bir azalmaya sebep olacağı düşünülebilir.

Evrenin bize sunduğu sayısız döngüsel olay vardır. Dünya Güneş’in etrafında senede bir tur atar, Ay Dünya’nın etrafında 29.5 günde bir dolaşır, güneşin manyetik kutupları 11 yılda bir yer değiştirir, her sene 11-12-13 Ağustos’ta Dünya, Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının bıraktığı kuyruğun içinden geçer ve biz bunu meteor yağmuru olarak izleriz. Bunların tümü eski zamanlardan beri beri süregelen olaylardır ve herhangi birine doğa üstü anlamlar yüklemeye çalışmak son derece yanlıştır. Hele Radikal gazetesinde yayınlanan habere göre güneşin manyetik kutuplarının değişmesinin dünyada bir altın çağın başlayacağına işaret etmek hem habercilikle bağdaşmaz hem de haber kaynağı açısından şarlatanlıktır. Bu şarlatanlığın benzerini geçtiğimiz sene Maya takviminin sözde 21 Aralık 2012’de sona ermesi karmaşasında da izlemiştik. Eğer gazeteciler sansasyonel haber yapmak istiyorlarsa bilim onlara yeteri kadar çarpıcı veri sunuyor, bunu daha da ileriye taşımaya çalışmanın bir gereği olmadığını düşünüyorum.

 

Prof. Dr. Levent Kurnaz

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu