[Özel Haber] Mersin Barış Meydanı’nda LGBT formu, “Sapık değil LGBT bireyleriz”

Gezi Parkı Direnişinin 59. gününde direniş tüm yurtta olduğu gibi Mersin’de de devam ediyor. Mersin’de iki ayrı parkta forumlar sürerken direnişin kalesi niteliğindeki Barış Meydanı’nda da her akşam ayrı bir etkinlik var. 24 Temmuz Çarşamba akşamı Yedirenk Mersin Lgbt den kardeşlerimiz kendileri hakkında merak edilenleri Barış Meydanı’nda gerçekleştirdikleri “LGBT Forumu”nda diğer direnişçiler ile paylaştı.

LGBT forumuna sürpriz şekilde Ertuğrul Kürkçü de katıldı ve LGBT'lere olan desteğini açıkladı. Soldan sağa Yağmur, Tuna, Ertuğrul Kürkçü, Gülşah, Ali ve Eren

50 kişi ile başlayan forum, halkında katılımı ile 100 kişiye ulaştı. Gecenin sürprizi ise TBMM’de LGBT Bloğuna ilk desteği veren Mersin Bağımsız Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün de foruma katılması oldu. Mersin Yedirenk LGBT’den Eren’in 21. yaş günü pastasını da kesen Kürkçü, LGBT’lerin hakkını savunmadan hiç kimse ben devrimciyim, ben demokratım, ben sosyalistim diyemez dedikten sonra ekledi, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”

Eren: “Aşkta cinsel organ yoktur”

Eren

LGBT Forumu’nda ilk sözü aynı gün doğum gününü kutlayan Eren aldı. Erkek egemen toplumun yarattığı baskı ortamını, toplumun dayattığı normlara uymak zorunda bırakılma dayatmasını aktararak sözlerine başlayan 21 yaşındaki Eren, “Toplum normlarına uyamıyoruz çünkü biz (LGBT bireyler) o normların tam zıttında bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

“Aşkta cinsel organ yoktur. LGBT bireyler olarak biz ahlaksız değiliz varoluşumuz böyle” diyerek sözlerini noktalayan Eren, “İyi ki doğdun” tezahüratları eşliğinde sözlerini noktaladı.

Yağmur; “Kimya Mühendisi olmama rağmen seks işçiliği yapmak zorunda bırakıldım”


Forum’da ikinci sözü alan Yağmur kendisinin trans birey olduğunu açıkladıktan sonra kendi hayatından kesitlerle yaşadıklarını aktarmak istediğini belirtti.

Küçük yaştan itibaren kendisini kadın olarak hissettiğini söyleyen Yağmur, ortaokulda kendisini “Ayşe” olarak çağırdıklarını, Lise yıllarında ise hemcinslerine aşık olduğunu aktardı. Aynı yıllarda durumunu annesine anlattığını ancak çok şiddetli bir tepki gördükten sonra Mersin’den İstanbul’a kaçtığını belirten Yağmur, ilk cinsel deneyiminin de Gezi Parkı’nda olduğunu sözlerine ekledi.

4 ay yedek subay olarak askerlik görevinde de bulunduğunu ifade Yağmur, askerden sonra üniversite tahsilini tamamladığını ve kimya mühendisi olarak çalışmaya başladığını aktardı. Cinsel kimliği nedeniyle işyerinde işleri çekip çeviren kişi olmasına karşın sürekli horlandığını belirten Yağmur, 8 sene çalıştıktan sonra istifa etmek zorunda kaldığını açıkladı.

Mersin’de kendisi gibi trans birey olan arkadaşı Şoray’ın bıçaklanması üzerine polise başvurduğunu, ancak maktülün polisler tarafından korunduğunu aktaran Yağmur, bu olaydan sonra Ankara Eryaman’a taşındığını belirtti.

Eryaman ve Melih Gökçek’in “balyoz” çetesi

Ankara’da polisin LGBT bireyleri yok etmek için kurduğu “Balyoz” çetesinin şiddetine maruz kaldıklarını söyleyen Yağmur, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Eryaman’ın çehresini değiştireceğiz” söylemi ile başkan seçildikten sonra kendi kurduğu  silahlıçetesi tarafından evlerinin yakıldığını, bizzat kendisinin de bu çete tarafından darp edilerek 30 gün iş göremezlik raporu aldığını aktardı.

Mersin’e döndükten sonra da devlet şiddetinin sona ermediğini belirten Yağmur, polisin kendilerine sürekli para cezası kestiğini. kabahatler kanunun 32. maddesi uyarınca, “Toplum sağlığını bozma” gerekçesi ile kesilen 88 tl’lik cezalar nedeniyle bazı arkadaşlarının şu anda devlete 40 bin tl borçlu çıkarıldığını belirttikten sonra kendisinin artık seks işçiliği yapmadığını sözlerine ekledi.

Tuna; “Türkiye’de 70 genel ev’de 200 trans seks işçisi çalışıyor”

LGBT forumunda seks işçisi trans bireylerini durumu hakkında bilgi veren Tuna ise, “Türkiye’de 70 genel ev’de 200 trans seks işçisi çalışıyor. Bu kişiler, devlet çalıştırıyor” dedi.

Son 10 yıl içerisinde seks işçiliği yapmak zorunda kalan trans bireylerin beş kat arttığını ifade eden Tuna, “LGBT bireyler olarak amacımız eşit yuttaşlık hakkına sahip olmak. Biz eşit yurttaşlık hakkında sahip olur isek sadece biz değil tüm bireylerin de özgürleşmesi sağlanacak” diye konuştu.

Eren; “Anneme açıldığımda bana, “Sen özentisin” dedi”

Eren, Gülşah ve Sonay

Ailesine eşcinsel olduğunu açıkladığını söyleyen Eren, bu süreç hakkında kendi deneyimlerini paylaştı. İlk olarak annesine kendi durumunu anlattığını belirten Eren, “”Anneme açıldığımda bana, “Sen özentisin” dedi”” diye konuştu.

Ailesine açılması konusunda kendisne cesaret verenin Kaos GL dergisi olduğunu aktaran Eren, dergiyi okuduktan sonra buna karar verdiğini ancak kendi mahallesinde yaşayan başka bir eşcinsel arkadaşının ailesine açıldığında sokağın ortasında babası tarafından odunla çok şiddetli şekilde dövülmesine şahit olduğunda bu kararında bir süre de olsa şüpheye düştüğünü ifade etti.

“Biz topluma öcü bireyler olarak yansıtılıyoruz ama sizlerden bir farkımız yok, sadece biz hemcinslerimize aşık oluyoruz” diyen Eren konuşması sırasında LGBT bireylerin kendi aralarında kullandığı lubunca’dan örnekler de sundu, “Vırvırhane, Paparon, Madilik”

Gülşah; “Trans ve Gay bireylere göre şanslıyım çünkü bana “Erkek gibi kızsın” diyorlar”

Kendisinin LGBT birey olduğunu ifade ederek konuşmaya başlayan Gülşah, diğer LGBT bireylere göre lezbiyenlerin görece şanslı olduklarını, “Trans ve Gay bireylere göre şanslıyım çünkü bana “Erkek gibi kızsın” diyorlar” şeklinde ifade etti.

Hayatı boyunca kendini yalnız hissettiğini, iki buçuk sene önce tanıştığı hayat arkadaşına kadar sürekli platonik ilişkiler yaşamak zorunda kaldığını belirten Gülşah, “Kendimi sürekli yalnız hissetim. Sapık değil, lezbiyenim. Lezbiyen olmadım, lezbiyen doğdum. 2,5 yıldır bir sevgilim var ve onunla aynı evde yaşıyoruz. Ben aileme açıldım ancak sevgilim henüz açılmadı. Sürekli onu bu konuda cesaretlendirmeye çalışıyorum” diye konuştu.

Mersin’de LGBT Hareketi: Yedi Renk


Forum sırasında Mersin’de kurdukları Yedi Renk LGBT hakkında da bilgi veren LGBT bireyler. 2013 Şubat ayında Mersin Üniversitesi’nde gerçekleşen, “Homofobi ve Transfobi” hakkındaki panele katıldıklarını, daha sonra ise Ütopya Kültür Merkezi’ndeki toplantılar yaparak insiyatif oluşturma kararı aldıklarını belirttiler.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşüne Yedi Renk olarak 14 kişi ile katıldıklarında ise kadın örgütlerinden aldıkları büyük desteğin kendilerine müthiş bir özgüven getirdiğini ifade ederek artık her ay 3 defa kendi aralarında toplandıklarını 1 defa da herkese açık “danışma meclisi” toplantıları tertiplediklerini ifade ettiler.

Yedirenk Mersin LGBT’nin facebook sayfası

Haber ve Fotoğraflar: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)