Türkiye’nin sera gazı emisyonları artmaya devam ediyor

Türkiye, her yıl olduğu gibi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteryası’na ulusal emisyon envanter raporunu sundu.

Bu raporlar, her sene iki yıl öncesinin datasını içeriyor. Yani 2013 yılında sunulan rapor bize 2011 yılındaki emisyonumuz hakkında bilgi veriyor. (Küresel düzeyde de böyle sunuluyor raporlar)

Raporda iki tür emisyon datası var: LULUCF’li veriler ve LULUCF’siz veriler.

LULUCF (land use, land use change forestry); arazi kullanımı, arazi kullanımı ve orman alanlarındaki değişiklik demek.

Yani, verilerden biri ülkenin emisyonunu gösterirken diğeri, ülkedeki ormanlık alanlardaki karbon yutaklarının ne kadar karbon yuttuğunu ve net emisyonun ne olduğunu gösteriyor.

Verilerden özet aşağıda:

2011 yılı LULUCFsiz emisyonumuz: 422.415,82 Gigagram (1000 ton = 1 Gg)[1]

  • Bu veriye göre; 2010 yılı ile karşılaştırdığımızda verimizi yüzde 5.3 oranında emisyon arttırmışız.
  • Sözleşmenin aldığı temel yıl olan 1990 yılı ile karşılaştırdığımızda ise; emisyonumuz  1990 yılı seviyesinin yüzde 124.1 yükseltmişiz.
  • Yine 2011 yılı; 1990lardan beri en yüksek emisyon değerimize denk geliyor. Zaten biri hariç her ulusal bildirimde; ülke olarak yeni rekorlar kırmışız. (Sadece 2008 yılında bir azalma var, dikkat ederseniz o da küresel kriz yılı). Gurur duymak mı lazım; ağlamak mı size bırakıyorum.
  • 2010 yılı nüfusumuz; 73 milyon 722 bin 988[2]; eğer kişi başı emisyonu hesaplarsak, yıllık kişi başı 5,45 ton; 2011 nüfusumuz ise 74 milyon 724 bin 269[3], eğer kişi başı emisyonu hesaplarsak yıllık kişi başı emisyonumuz ise 5,65 ton. Yani kişi başı emisyonumuz yüzde 3.6 arttırmışız. Yıllık emisyon artışımızı sadece nüfusa bağlayamayız; kişi başı karbon emisyonumuz da artmış.

2011 yılı LULUCFli emisyonumuz: 378.775,57 Gigagram (1000 ton = 1 Gg)[4]

  • Bu veriyi; bir yukarıdaki veriden çıkardığımızda ülkemizdeki karbon yutağı miktarını buluyoruz:  43.640,26 Gglık karbonu ormanlık alanlarımız yutmuş.
  • 2010 yılı karşılaştırdığımıza; yüzde 4.7 lik artış görüyoruz.
  • Temel yıl olan 1990 ile karşılaştırma ise; yüzde 118,9 artış gözümüze çarpıyor.
  • Bu veriler; Türkiye’nin yutak alanını arttırdığını söylüyor bize. Tabi ki, ormanlaşma durumumuzun arttığı bilgisine ne kadar güvenebilirsek.

Yani; o kadar senaryoya, her türlü tartışmaya rağmen, artan kuraklıklara, sellere rağmen, bir yandan giderek düzensizleşen günlük sıcaklıklara rağmen, halen emisyomuzu arttırmaya devam ediyoruz.

Yapımı devam eden, planlanan termik santralleri de gözümüzün önüne getirdiğimizde, Türkiye’nin daha uzun yıllar boyunca, emisyon rekoru kırmaya devam edeceğini  varsayabiliriz.

Yıllık kişi başı emisyon artışını ile üç çoçuk politikalarını da hatırlayınca, kesin bu alanda “kalkınmaya” devam edeceğiz.

Vay halimize;