Karbon balonu patladığında… Büyük ekonomik kriz geliyor!

The Guardian’da Damian Carrington imzasıyla yayınlanan haberi, Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Hakan Gözlüklü‘nün çevirisiyle sunuyoruz.

***

Uzmanlar senet piyasasında gömülü kalması gereken fosil yakıtların değerinin şişirilmesi sonucu trilyonlarca doların risk altında olduğu yönünde uyarıda bulunuyor.

Önde gelen ekonomistlere göre hisse senedi piyasasının trilyonlarca dolarlık fosil yakıt yatırım balonunu şişirmesi sonucu dünya büyük ekonomik krize doğru sürükleniyor.

‘Finansal kriz, riskler farkedilmediğinde neler olduğunu gösterdi’ ve riskin aslında ‘çok büyük’ olduğunu ve neredeyse hiçbir yatırımcı ve düzenleyicinin bunu göremediğini söylüyor, London School of Economics’te profesör olan Lord(Nicolas) Stern.

‘Karbon balonu’ olarak adlandırılan durum fosil yakıt şirketlerinin sahip oldukları petrol, kömür ve gaz rezervlerini olduğundan daha çok göstermelerinden kaynaklanıyor. Cuma günü yayımlanan bir rapora göre, eğer uluslararası kabul edilmiş ‘tehlikeli’ iklim değişikliği eşiğini engellemek istiyorsak varolan rezervlerin üçte ikisinin toprak altında kalması gerekiyor. Eğer anlaşmalar uygulanırsa, bu rezervler kullanılamaz ve değersiz olacak ve bu durum piyasalarda ağır kayıplara yol açacak.

Hisse senedi piyasası, ülkelerin iklim değişikliği konusunda eylemsizliğine güveniyor.

Bu sert rapor, Lord Stern ve düşünce kuruluşu Carbon Tracker tarafından kaleme alındı. Raporun yaptığı uyarı HSBC, Citi, Standard and Poor’s ve Uluslararası Enerji Ajansı tarafından destekleniyor.

The Bank of England, ülkeler küresel ısınma ile uğraşırken petrol, gaz ve kömürün değerini kaybetmesinin ekonomiye sürekli risk oluşturduğunu, Londra’nın sahip olduğu büyük kömür fonları ile özellikle risk altında olduğunu belirtiyor.

Stern fosil yakıt yatırımını azaltmak yerine, en büyük 200 şirketin 2012’de yeni kaynaklar bulmak ve işletmek için 674 milyar dolar harcardığını bunun dünya safi hasılasının %1’ini oluşturduğunu, ve ama sonuçta ‘değersiz’ bir yatırım olduğunu söylüyor.

Başbakan Gordon Brown tarafından 2006 yılında görevlendirilen Lord Stern, iklim değişikliğinin ekonomiye etkisini araştırdığı çok önemli raporunu, “dünya hasılasının %1’ini harcayarak temiz ve sürdürülebilir ekonomiye geçiş yapılabileceğini” belirterek bitiriyordu.

Hükümetler küresel sıcaklık artışını, ötesinin şiddetli ve öngörülemeyen sonuçlar doğuracağı 2C’nın altında tutmak için anlaştılar. Fakat Stern yatırımcıların küresel ısınmayı durdurmak için eyleme geçileceğine kesinlikle inanmadıklarını söylüyor: “Buna inanmıyorlar ve şu anda piyasaların makul bir oranda değerlendirildiğine inanıyorlar.”

Onlar çevresel düzenlemelere, bunları gördükten sonra inanıyorlar.’ diyor PwC eski danışmanlarından ve Carbon Tracker’dan James Leaton. Karbon balonunun oluşmasında finansal piyasalardaki kısa dönemliliğin önemli etkisi olduğunu belirtiyor. ‘Analizciler uçurumun kıyısına kadar treni sürmeniz gerektiğini söylerler. Hepsi zamanında trenden inecek kadar akıllı olduklarını söylerler, ama herkes aynı anda kapıdan atlayamaz. Bu yüzden balonlar ve krizlerle karşılaşıyoruz.’

‘Bu raporda açıklanan listelenmiş yakılamaz karbonun ölçeği başdöndürücü. Bu rapor ‘alışılmış iş yapma düzeninin’ fosil yakıt endüstrisi için uzun dönemde geçerli olmadığını açıkça gösteriyor. Piyasalar erken bir uyarının geleceğini varsaysalarda, beni endişelendiren petrol ve gaz sektöründe olayların genelde aniden gelişiyor olması.’ diyor HSBC’de petrol ve gaz analisti Paul Spedding.

HSBC, en büyük 200 fosil yakıt şirketinin 4 trilyon dolar değeri ve 1.5 trilyon dolar borcuyla , petrol ve gaz şirketlerinin birikiminin %40-60 kadarının karbon balonu yüzünden risk altında olduğu konusunda uyarıyor.

Commons Treasury Select Committee başkanlığını 10 yıl yürüten Lord McFall ‘Yıkıcı ölçeğine rağmen, bankacılık krizi aslında önlenebilir bir krizdi, karbon balonunun oluşumunda da aynı karakteristik özellikler var.’ diyor.

 

Küresel hisse senedi piyasasında hangi ülkelerin yasal olarak bağlayıcı karbon salım hedefini tutturamayacağı yönünde bahisler yapılıyor. Fotoğraf: Robert Nickelsberg/Getty Images

 

Rapor, belirlenmiş dünya fosil yakıt rezervinin 2860 milyar ton karbondioksite eş olduğunu , sıcaklık artışını %80 olasılıkla 2C altında tutabilmeyi başarmak için bunun sadece %31’inin yakılabileceğini, sıcaklık artışının %50 olasılıkla 2C ve altında kalması için sadece %38’inin yakılabileceğini hesaplıyor.

Karbon salımlarının yer altına gömen, karbon yakalama ve depolama teknolojisi gelecekte etki edebilir, fakat iyi niyetli bir senaryo bile dünya çapında 3800 ticari projenin sadece %4 kadar fosil yakıt rezervinin daha yakılabileceğini gösteriyor. Şu anda işleyen herhangi bir ticari proje bulunmuyor. Genellikle muhafazakar olan Uluslararası Enerji Ajansı da mevcuttaki fosil yakıt rezervlerinin büyük bölümünün yakılamaz olduğu sonucuna vardı.

Citi Bank Avusturalya’nın büyük kömür endüstrisine yatırım yapanları iklim değişikliği ile mücadele devrinde oluşucak değer kayıplarına karşı çok az şey yapılabileceği yönünde uyarıyor. ‘Eğer yakılamaz karbon kaynakları senaryosu işlerse, fosil yakıt rezervlerinin değerinin nasıl korunacağının öngörmenin zor olduğunu, risk azalmasında az seçenek olduğunu görüyoruz.’

Standart and Poor’s dahil derecelendirme kuruluşları, oluşan riskin birkaç yıl içinde petrol şirketlerinin kredi notlarının düşürülmesine yol açacağı yönünde endişelerini açıklıyorlar.

Moody’s başkan yardımcısı Steven Oman: ‘Toplum ve yatırımcılar olarak yapmamız icap eden, şeylerin gerçek değerini bilmek, böylece akıllı, yapıcı politika ve yatırım kararları alabilmektir. Çoğu zaman gerçek giderler değerlendirilemez sayılıyor hatta göz ardı ediliyor.’ diyor.

Naxitis’in 300 milyar euro değerindeki fonlarının, 4 milyar eurosunu Mirova için yöneten Jens Peers, ‘İnsanların farkında olduklarından daha kötü olduğu için, rapordaki sayıları görmek şok edici. Şu andaki risk çok büyük, ama bir çok fon yöneticisi hala çok zamanları olduğunu düşünüyorlar. Bence yanılıyorlar.’ diyor. Ona göre hükümetlerin karbon salımlarını sınırlamak için anlaşmayı taahhüt ettikleri tarih olan 2015 kilit bir yıl olacak ve fon yöneticilerinin şimdiden harekete geçmeleri gerekiyor. Eğer 2015’e kadar beklerlerse ‘bu harekete geçmek için çok geç olacak.’

Emeklilik fonu yöneticileri de endişeliler. ‘ Her emeklilik fonu yöneticisinin kendisine şunu sorması gerekiyor; iklim değişikliği ve karbon riskini yatırım stratejimize dahil ettik mi? Eğer cevap hayır ise, buna şimdi başlamalılar.’ diyor Çevre Ajansı’nda 2 milyar poundluk emeklilik fonunu yöneten Howard Pearce.

Stern de Leaton da, Çin örneğinin, “karbon salımlarının azaltılacağı”gerçeğini kanıtladığını söylüyor. “Çinli lderler, Çin’in kömür kullanımının önümüzdeki 5 yıl içinde zirve yapacağını ve budan sonra azalacağını söylediler, ama bu açıklamalar fiyatlara yansımadı” diyen Leaton devam ediyor: “Piyasanın Çin’e neden inanmadığını anlayamıyorum… Çin, yapacağını söylediği şeyleri yapıyor genelde.” ABD ve Avustralya’nın Çin’e kömür satmak için birikim yaptıklarını da belirten Leaton, bu durumun tutarsız olduğuna dikkat çekiyor.

106 milyar dolarlık fonu denetleyen milyarder Jeremy Grantham, kendi şirketinin kömür ve katran kumu gibi geleneksel olmayan fosil yakıtlar sektöründen çıkmanın eşiğinde olduğunu söylüyor:

“Bir yatırımcı olarak bu işlere yatırım yapmak doğurabileceği sorunlar açısından alabileceğim riskten çok fazla. Eğer tüm kömürü, değer biçilen tüm katran kumu petrolünü ve geleneksel olmayan diğer petrol ve gazları yakarsak, o zaman tam olarak pişeceğiz. Torunlarımızın kapısına bırakacağımız korkunç sonuçlara yol açarız.”


Yeşil Gazete için çeviren: Hakan Gözlüklü

Haberin özgün metni (ingilizce)

(The Guardian, Yeşil Gazete)