EnerjiManşet

[Yazı Dizisi] ABD kendisini temizlerken etrafını kirletiyor ~2

Burada 1970’teki hali görülen Virginia’daki Norfolk Limanı ABD’nin en büyük kömür ihracat noktası. Limandaki hareketlilik, ABD’nin kömür ihracatındaki %17’li yükselişle beraber yeni bir rekor kırmasının ardından arttı. Fotoğraf: Charles Rotkin, Corbis

National Geographic News’te Thomas K. Grose imzasıyla yayınlanan haberin ikinci bölümünü, Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Bora Kabatepe‘nin çevirisiyle sunuyoruz.

***

İlk bölümü okumak için tıklayınız.

***

Amerikan kömür şirketleri yurt içi piyasanın daralması karşısında kayıtsız kalmadılar. Ellerindeki yakıtı Asya ve Avrupa’nın enerjiye aç pazarlarına Norfolk, Baltimore ve New Orleans limanlarından ihraç etmeye devam ettiler. Asya pazarının talebi hızla artıyor olsa da (ABD’nin Çin’e yaptığı kömür ihracatı geçen sene iki katına çıktı) en büyük pazar hala Avrupa; yaşlı kıta ABD’den diğer ülkelerin tamamının toplamından daha fazla talep ediyor. Avrupa’ya gelen kömürün çoğunun giriş yaptığı ve kıtanın en büyük limanı olan Rotterdam’a sahip Hollanda’nın ABD’den kömürü ithalatı %24 arttı. İkinci büyük pazar olan Birleşik Krallık ise ABD’den ithal ettiği kömürü 2012 yılında %70 arttırdı.

Avrupa’nın yaşadığı bu kömür tüketimi artışı CO2 seviyelerini aşağı çekmek için alınan büyük ölçekli önlemlerle çatışıyor gibi görünebilir. Ama kaya gazı üretimi amaçlı hidrolik çatlatmanın yeni yeni gelişirken ve doğalgaz hala pahalıyken Amerikan kömürü sudan ucuz.

Avrupalı enerji sağlayıcıları kömürden elektrik üretmenin son derece kârlı bir kumar olduğunu fark etmiş durumda. Enerji sektöründe kömürden elde edilen kâr marjının bir adı bile var: “Temiz Kara Salgın”. Argus’a göre Aralık sonunda Britanya’da kömür elektriğinin megawatt saatinden 39 dolar kâr edilebiliyordu. Gazla çalışan santrallerden elde edilen ve “Temiz Kıvılcım Salgını” olarak adlandırılan kâr marjları ise aynı dönemde 3 dolar civarındaydı. Brüksel’de bulunan bir STK olan Avrupa Temiz Hava Politikaları Merkezi direktörü Tomas Wyns’e bakılırsa bu salgınlar Avrupa çapında gayet yaygın.

Avrupa Birliği 8 yaşını dolduran 148 milyar dolarlık bir salım ticareti sistemine (ETS) sahip. Ancak bu pazar şu an verilen karbon istihkaklarının bolluğundan dolayı büyük bir çıkmaz içerisinde. Yaratılan karbon bolluğunda karbonun fiyatı 4 euro seviyesine kadar geriledi. ”Geri yükleme” olarak adlandırılan ve istihkakları geçici bir süre azaltacak ve fiyatları yükseltecek tasarı Avrupa Parlamentosu’nda sürüncemede bırakılmış vaziyette. Yaşanan kömür ve gaz salgınlarına rağmen “Daha iyi bir karbon fiyatı kesinlikle fark yaratır” diyor Wyns. 20-40 euroluk bir fiyat iş görür diye düşünüyor. ”Ama ETS’de yapısal bir değişiklik yaratmak çok çabuk başarılacak bir şey değil. Çözüme yıllar var”

Tyndall Merkezi’nin araştırması gösteriyor ki ihraç edilen tüm bu kömürün yakılması ABD’nin sağladığı salım kazancının yarısını hemen kaybettirir. Devasa kaya gazı kaynaklarının CO2 salımlarını azaltmak için bir fayda yaratması bekleniyorsa “ikame edilen yakıtların küresel ölçekte tüketimi azaltılmalı ve baskılanmalarına süresiz şekilde devam edilmeli” diyor rapor.

 

Burada 1970’teki hali görülen Virginia’daki Norfolk Limanı ABD’nin en büyük kömür ihracat noktası. Limandaki hareketlilik, ABD’nin kömür ihracatındaki %17’li yükselişle beraber yeni bir rekor kırmasının ardından arttı. Fotoğraf: Charles Rotkin, Corbis

 

Geleceğin Salımları

ABD’nin kömür ihracatındaki artış devam eder mi bilinmez. Kömür santrallerinin sayısındaki bu artışın bir nedeni de ufukta gözüken ve eski kömür santrallerine 2015 yılı sonuna kadar salımlarını azaltma ya da mühürlenme seçeneklerini bırakan AB Büyük Yanmalı Santraller Yönergesi. Wyns’e göre tam anlamıyla “batan geminin malları” durumu söz konusu.

Ayrıca ekonomik göstergeler de iş başında. Tyndall’dan Broderick’e göre Amerikan kömür şirketleri ellerindeki fazla üretimi düşük kâr marjları ile denizaşırı ülkelere gönderdiklerine göre ABD üretiminin yakın gelecekte azalması da ihtimaller dahilinde. ABD hükûmetinin tahmincisi EIA’ya göre önümüzdeki iki yıllık süreçte Avrupa ekonomisinin yavaşlaması, düşük seyreden uluslararası fiyatlar ve diğer kömür ihracatçısı ülkelerle girilen rekabetten dolayı ABD kömür ihracatı 110 milyon ton seviyesine gerileyecek. Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre ise Avrupa’nın “kömür rönesansı” geçici bir olgu; kendi tahminlerine göre daha fazla yenilenebilir enerji kullanımı, kömür santrallerinin azalması ve doğalgaz – kömür fiyatlarının dengelenmesi yakın geleceği daha iyi tanımlıyor.

Ama IEA küresel kömür talebinde kayda değer bir düşüş de beklemiyor. Ajansın tahminlerine göre 2017 yılına gelindiğinde kömür özellikle Asya’dan gelen talep artışı ile birlikte dünyanın en çok tüketilen enerji kaynağı tahtını petrolün elinden almış olacak (ilgili Yeşil Gazete haberini okumak için tıklayın).

ABD’li kömür üreticileri ise niyetlerinin bu yükselişten pay almak olduklarını net bir şekilde ortaya koymuşlardı.

ABD’nin Asya’ya olan kömür ihracatı, batı kıyısında büyük kömür gemilerinin yanaşmasına elverişli liman olmamasının yanı sıra, metalurjik kömür olarak adlandırılan, çelik üretiminde kullanılan yüksek ısı kapasiteli kömürün daha çok doğu kıyılarına yakın madenlerde üretilmesi nedeniyle şimdilik kısıtlı durumda.

Tüm bunlara rağmen Amerika menşeli kömüre olan talep o kadar iştahlı ki kömür kullanılacağı yere gidene kadar Appalachia’dan başlayarak (Ç.N: Amerika’nın batı kıyısının iç kesimlerinde bulunan ve bugün New York’un güneyinden, Alabama ve Georgia’nın kuzeyine kadar uzanan bölgenin eski adı) neredeyse dünya turu yapıyor. Önce trenle Baltimore limanına gelen kömürler önce Chesapeake Körfezi’nden okyanusa açılıyor, güneye giderek Afrika’nın Ümit Burnu’nu dolaşıyor ve Asya limanlarına ulaşıyor.

ABD’nin Asya’ya ihracatınının artması büyük ölçüde Teksas’taki Corpus Christi limanının ve Washington’daki Bellingham ve Longview limanlarının tartışmalı büyüme planlarının uygulanıp uygulanmamasına bağlı. Bu yeni limanlar Wyoming ve Montana’nın Powder Nehri havzasının elektrik üretimine son derece elverişli kömürlerinin uluslararası pazara daha rahat açılmasını sağlayacak. Power Nehri Havzası kömürü düşük sulfur oranı ihtiva edip asit yağmurlarını azaltması sayesinde tercih edilirken, CO2 salımları çözülememiş bir sorun olarak durmaya devam ediyor.

İhracatının çoğunu Güney Kore’ye gerçekleştiren St. Louis Missouri merkezli Arch Coal’un CEO’su John Eaves geçtiğimiz ay yatırımcılara şirketin daha fazla liman kapasitesi elde etmek için etkin olarak çalışacağını açıkladı. İhraç edilen kömüre biçilen düşük fiyata rağmen, Eaves şirketinin beklentilerinin yurt içi pazarı daralmasıyla beraber uluslararası pazarın genişleyeceği yönünde olduğunu açıkladı.: “ABD’nin gelecek üç beş senelik vaziyetine baktığımızda, dürüst olalım, talep oldukça sabit olacak. Biz ihracatı uzun dönemli büyüme fırsatımız olarak görüyoruz”.


Yeşil Gazete için çeviren: Bora Kabatepe

Yazının özgün hali için tıklayınız.

(National Geographic News, Yeşil Gazete)

 

 

More in Enerji