Beni neden dövüyorsun?

Neden dövüyorsun?

Kocam, polis, baba, ağabey, mafya, sırada tartıştığım adam, çarpıştığım otomobil şoförü, karım, oğlum, koca bekçi köpeği ve küresel ısınma kaynaklı Tsunami, sel…

Beni sevmiyor musun? Dövmenin bana vurmanın, canımı acıtmak istemenin sebebi bu mu? Çünkü benim için en önemlisi bu…

Eğer kızdı isen bana, neden? O istemediğin şeyi yaptığım için mi? O istemediğin şeyi yapmak zorunda kalmış olmam mı? Bana mı kızdın? Ve çok kızdı ve beni cezalandırmak istediysen bu dayak kızgınlığını alıp seni rahatlatacak mı?

Rahatlatacaksa döv tabii. Beraberce mutlu olalım ve ben de seni kızdırmış olmaktan dolayı özür dileyebilmiş olayım. Ama en azından varoluşuma saygı duyarak beni sevmeyi sürdür. Sorun yok.

Kızdın ve bana ceza vermek istiyorsun. En güçlünün sen olduğunu diğer hemcinslerine ispatlamak istiyorsun belki, ya da sahibine, sevdiğine.

Beni sevmeye devam ettiğin sürece sana yardım edeceğim. Senden kaçarak sanki cevap veriyormuş gibi cevap vereceğim. Sen de keyifle beni döveceksin. Böylece hepimiz sonnn derece mutlu olacağız ortak J

Yoksa sadece bu monotonluktan sıkıldın da oyun oynamak, spor yapmak mı istiyorsun?

O halde harika. Artık seninle daha çok oynayacağım. Lütfen bunu bana söyle. Beraber spor yapalım, oynayalım, dans edelim, dövüş sanatları icra edelim, yüzelim.

Derdin buysa söyle lütfen…

Benim yiyeceğimi mi elimden almak istiyorsun yoksa beni döverken? Kafama vurup önümdekini mi alacaksın?

Eğer elimdeki fazlayı paylaşmadığım için almak istiyorsan çok haklısın. Daha fazla döv ki aklım başıma gelsin. Ben de kendimi dövmeliyim, çok teşekkür ederim.

Ancak kendime ve sevdiklerime ancak yetecek kadar olan yiyeceğimi, havamı, suyumu almak için beni dövmek istiyorsan. Ah yoooo, bu beni sevmiyor ve fakat kendini aşırı fazla seviyorsun demektir. Bu durumda ben seni sevmeyerek dövebilirim. Çünkü herkesin hayrı için ders almalısın. Kendime nasıl adil olup dövecekti isem, aynı şekilde ve miktarda seni döveceğim. Ve en büyük-güçlü dövüş üstadı olsan da bu dövüşü kaybedeceksin. Çünkü en temelde vücudunu değil; senin, sana var olduğunu bildiren beynini-aklını-zihnini döveceğim.

Çünkü sorunumuz orada ve en fazla zarar görüp işe yaramıyorsan yok olacağın merkez orası.

Böyle isen seni sevmiyorum ve acımasızca dayak yiyeceksin. Beynini döveceğim senin şiddetsizce.

Ve son bir ihtimal…

Beni seviyorsun ve oynamak istiyorsun. Bu oyunu da dövüşme çalışarak yapmak istiyorsun.

Oh, bu da harika işte.

O halde seninle keyifli keyifli bedenlerimizi test edeceğiz. Sınırlarımızı zorlayacağız. Beni severek ama canımı acıtmak istemeyerek vuracaksın. Ben seni öyle yerden yere atacağım.

Bu durumda sorun yok.

Umarım harika bir dayak yersin, ben buna uğraşacağım ve benden sevgi dolu alacağın tek cevap budur.

Bunun dışında beni dövmekten asla keyif alamayacaksın,

Sen

Kocam, polis, baba, ağabey, mafya, sırada tartıştığım adam, çarpıştığım otomobil şoförü, karım, oğlum, koca bekçi köpeği ve küresel ısınma kaynaklı Tsunami, sel…

 

 

Hakan Ozan Erzincanlı

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page