Vicdani Red hakkını kullanan Işık’a “Firarisin ama izin kağıdı ile serbestsin” kararı

Vicdani retçi Ali Fikri Işık hakkında açılan davanın ilk duruşması Edirne Şükrü Paşa Kışlası’nda bulunan askeri mahkemede görüldü. Hakkında tahliye kararı verilen Vicdani retçi Ali Fikri Işık, askerlik yapması için askeri birliğe teslim edildi.

15 gündür açlık grevinde bulunan gazeteci Ali Fikri Işık, askeri mahkemede Kürtçe savunma vererek aynı suçtan kaç kere daha yargılanması gerektiğini sordu.

9 Haziran 2012 tarihinde vicdani reddini açıkladığı için tutuklanan, 4 buçuk ay sonra çıkarıldığı mahkemede Kürtçe vicdani reddini açıklayan ve ardından tahliye olan Taraf gazetesi yazarı Ali Fikri Işık, 27 Şubat’ta “askere uygun olduğu halde birliğine teslim olmamak” gerekçesiyle bir kez daha tutuklanarak Edirne Askeri Cezaevi’ne götürülmüştü.

Askeri birliğine teslim olmayıp firar ettiği gerekçesiyle yargılanan “vicdani retçi” Ali Fikri Işık’ın “Baştan beri tutuklama şartlarının oluşmadığı gözetilerek” tahliyesine karar verildi. Işık, askerlik yapması için askeri birliğe teslim edildi, ancak dört günlük izin alarak birliğinden ayrıldı.

Işık şahsına yöneltilen “askeri firar” ve “emre itaatsizlik” iddialarına ilişkin verdiği savunmasında şunları söyledi:

“Başlangıçta iddianamedeki bir yanlışlığa dikkat çekmek istiyorum. İddia makamına göre, askeri birliğe teslim olup çarşı iznine çıktığım ifade edilmektedir. Bu tamamen yalandır. 19 Aralık 2012 günü ben bu mahkemeye yargılanmak üzere geldim. O gün benim bu salonda duruşmam vardı. Bu yargılama, benim fikir ve düşüncelerime, uluslararası hukukun belirlediği kurallara aykırıdır. Ben bu suçtan dolayı bu mahkemece bir kez yargılandım ve hakkımda ceza verildi. Aynı davadan kaç kez daha yargılanacağım. Bu suçtan kaç defa daha ceza alacağım. Bana yönelik yapılan suçlama firara ilişkindir. Bu durumda askeri mahkeme görevli değildir. Madem firar suçu vatanla ilişkilendirilen bir suçtur. Bu durumda benim yargılamam sivil mahkemelerce yapılmalıdır. Toplumun tek sahibi askeri mahkeme değildir. Ben vicdani retçiyim. Askerliğe karşıyım. Dolayısıyla firar gibi kavramlar benim için anlam ifade etmiyor. 27 Şubat 2013 tarihinde teslim olmak üzere değil, duruşmama gelmek üzere geldim. Son söz olarak benim bu mahkemeye güvenim yoktur. Çünkü bu mahkeme hukuksuz bir yargılama yaptı ve bana ceza verdi. Tekrar aynı suçtan yeni bir dava açtı. Ben mahkemenin hukuksuz kararını protesto etmek amacıyla 15 gündür açlık grevindeyim.”

Ali Fikri Işık’ın Avukatı Ruşen Arslan ise şöyle konuştu; “Sanık sivil şahıstır. Askeri Mahkeme’ye de güveni yoktur. Bu nedenle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vicdani ret hakkı tanımaktadır. Bu da talep ve iddialarımızı doğrulamaktadır. Sanığın tahliyesini talep ettiğimiz halde, vicdani retçi olduğu için tekrar askerlik hizmetini yerine getirmeyecektir. Bu yüzden yeniden bir suç oluşacaktır. Bu yüzden vicdanımız el vermese bile sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ederiz.” Mahkeme ise, tutuklama şartlarının baştan beri oluşmadığını gözeterek Işık’ın tahliyesine karar verdi.

Vicdani Red nedir?

bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir. Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler.

En çok karşılaşılan ret sebepleri şunlardır:

  • düşman olsa bile insan öldürmeyi ahlaki bulmamak,
  • hiyerarşik ve statüsel yapılandırmalarda yer almayı ahlâki bulmamak,
  • güncel sorunlardan dolayı o ülkenin silahlı birliğinde bulunmayı ideolojik ve dini inanca aykırı bulmak.

Bu hakkın uygulanması ülkelere göre farklılık gösterebilmektedir. Bazı ülkeler zorunlu askerliğe alternatif olarak vicdani retçilere kamu hizmetinde bulunma olanağı sunarlar. Birey kamu hizmetini de redderse buna “total ret” denir.

 

(T24, Evrensel, Yeşil Gazete, Wikipedia)