Sivil Toplum

[Özel Haber] SPoD LGBT Bireylere Hukuki Destek veriyor

Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ’un düzenlediği, “LGBT Hak İhlallerinde Yasal Süreçler” başlıklı toplantıda, “LGBT Davaları: AİHM, Yargıtay ve Danıştay İçtihatları” raporunu tanıttı. Derneğin takip ettiği davalar ve süreçleri hakkında bilgi verildi. LGBT hak ihlallerinde yargının rolü ve tutumu tartışıldı.

Program, SPoD Hukuk ve Adalete Erişim Çalışma Alanı Koordinatörü Levent Pişkin’in moderatörlüğünde,  SPoD’dan Av. Fırat Söyle, Av. Rozerin Seda Kip, Halil İbrahim Dinçdağ ve katılımcılar eşliğinde gerçekleşti.

Levent Pişkin, LGBT bireylerin hukuki süreçlerinde Türkiye’nin en azından AİHM içtihatları seviyesine çekilmesi istendi, CHP tarafından 59 imzayla meclise sunulan Türkiye’deki LGBT’lerin durumunun araştırılmasına yönelik önerge nin önemine değinerek, dernek olarak önergenin takipçisi olacaklarını söyledi.

Levent Pişkin, açılış konuşmasında mahkemelerin tutumunu incelemek, heteroseksist yorumları değiştirmek istediklerini, LGBT bireylerin insan hakları bağlamında hak ihlallerinin düzeltilmesi için çaba gösterdiklerini belirtti. Türkiye’de mevcut sistemde adalete erişim zor olduğunu belirten Pişkin, LGBT bireyler için bunun daha da zor olacağından söz etti.Dernek üyeleri, bu süreçte LGBT bireyleri için hem hukuki hem de psikolojik destek vermek üzere derneğin çalışmalarından söz ettiler.Yine dernek üyeleri Türkiye genelinde oluşturdukları gönüllü avukat ağı eğitimlerini anlatıp, 14 ilden 72 avukatın dahil olduğu bir avukatlar ağı kurulduğu bilgisini paylaştılar.Buna ilave olarak hukuki sorunlar yaşayan ya da maruz kaldığı ihlaller nedeniyle hukuki süreç başlatmak isteyen LGBT bireyler, [email protected] adresine mail atarak destek isteyebilecekler.

Toplantıda, avukatlar Levent Pişkin, Fırat Söyle ve Rozerin Seda Kip, SPoD’un takip ettiği davaları ve dava sürecinde neler yaşandığını aktardı:

Av. Fırat Söyle, ailesi tarafından eşcinsel olduğu öğrenildikten sonra öldürülen ve ilk eşcinsel “namus cinayeti” olarak anılan Ahmet Yıldız davasında, Interpol’ün sanık baba hakkındaki yakalama kararına rağmen, sanığın nerede olduğunun bilinmediği, yakalanması için çaba gösterilmediği söyledi. Mahkemenin Lambdaistanbul, KaosGL ve SPoD’un müdahillik taleplerini “olaydan doğrudan zarar görmeme” gerekçesiyle reddettiğini belirtti. Söyle, Diyarbakır’da eşcinsel olduğu için babası ve amcasınca öldürülen R.Ç.  davasında ise SPoD’un müdahillik talebinin kabul edilmesinin, bunun sıradan bir vaka olmadığının mahkeme tarafından anlaşıldığının ifadesi olduğunu söyledi.

Failleri suçsuz ya da olayı meşru gösterecek yeni senaryolar yazılıyor

Fırat Söyle, LGBT’lerle ilgili davalarda polisin mağdur ayırt etmeksizin faillerin yakalanması için çalıştığını, ancak savcılık ve mahkeme aşamasında failleri suçsuz ya da olayı meşru gösterecek yeni senaryolar yazılmasından dolayı sorunlar yaşandığını ifade etti. Eşcinsel ilişki yaşadığı kişi tarafından öldürülen Ahmet Öztürk davasında, mahkemenin iki tanık ve sanık ifadelerinin esas alındığını bunun dışında hiçbir soruşturmaya gidilmediğini ifade eden Söyle,  başka davalarda görülmeyen bu durumu eleştirdi.

Av. Rozalin Seda Kip, Avcılar Meis Sitesi’nde yaşayan transeksüellere yönelik saldırılar ve ardından evlerinin mühürlenmesiyle ilgili süreci hakkında bilgi verdi. Tehdit, konut dokunulmazlığı ve özel hayatın ihlali, halkı nefrete teşvik, ayrımcılık, polisin görevini kötüye kullanması gibi nedenlerle şikâyetlerinin üç dosya halinde incelendiğini bildirdi. Avukat Kip, mahkemeye işlemlerin hızlanması için bulundukları talebe karşılık alamadıklarını belirterek, mağdurların haklarının korunmadığını, barınma hakları ellerinden alınan ve ayrımcılığa uğrayan müvekkilleri adına tazminat davası açacaklarını söyledi. Ayrıca mühürleme işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması sürecinde, polisin trans kadınların şikayetçi oldukları kişilerden birinin evini kullanarak kadınların evlerini gözetim altına aldığının ortaya çıktığını da sözlerine ekledi.

Çalışma hayatındaki ayrımcılıklara değinen Söyle, ihbar üzerine evinde arama yapılan, eşcinsel olduğu emaresinden hareketle,  meslekten ihraç edilen polis memuru hakkındaki, dava sürecini özetledi. Anayasada düzenlenen eşitlik maddesine, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerdeki eşitliği düzenleyen sözleşmelere rağmen mahkemenin önyargıyla karar verdiğini  anlatan Söyle, kararın üç senedir Danıştay’da olduğunu söyledi.

Hakemlik lisansı iptal edilen Halil İbrahim Dinçdağ mücadelesini sürdürecek.

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından eşcinselliği sağlık sorunu olarak kabul edip, sağlık sorunları yüzünden askerlik yapamayanların hakem olamayacağı gerekçesiyle, hakemlik lisansı iptal edilen Halil İbrahim Dinçdağ, mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Hakemlik lisansının iadesi için mücadele eden Halil İbrahim Dinçdağ, süreci özetledi. Dinçdağ, Kamunun davayı öğrenmesiyle ilgili “Televizyona çıkma kararı aldığımda, aslında 33 yıllık hayatımı sıfırlamış oldum. Beni neyin beklediğini, ailemin ve çevremin ne tepki vereceğini bilmiyordum. Beni şu an ayakta tutan ailemin desteği.” dedi. İş bulmak konusunda yaşadığı sıkıntıları aktaran Dinçdağ, İstanbul’da yaptığı 150’ye yakın iş başvurusunun reddedildiğini söyledi. Süreçte LGBT dernekleri ve taraftar gruplarından da çok destek aldığından söz eden Dinçdağ: “Mücadeleyi bırakmamak, ses çıkarmak lazım. Ağır aksak da gitsek doğru yolda gidiyoruz. Bir çiçekle bahar gelmez ama bir çiçekle bahar başlar” dedi.

Haber:Büşra Akman

(Yeşil Gazete)

Kategori: Sivil Toplum