İklim KriziManşet

IMF Başkanı Lagarde: “Gelecek nesiller fırınlanmış, kavrulmuş, kızarmış, ızgara edilmiş olacak”

The Globe and Mail sitesinde David Runnalls imzasıyla yayınlanan yazıyı, Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Gizem Hasırcıoğlu‘nun çevirisiyle sunuyoruz.

***

Geçtiğimiz günlerde, alışılmadık kaynaklardan iklim değişikliği konusundaki acil çözümlerin ekonomiye olan kritik önemi ile ilgili konuşmalar duyduk.

Vuruşu görev açılış konuşmasında Başkan Obama başlattı ve Amerikalıları düşük karbon ekonomisi için geliştirilmesi gereken teknolojilerde öncü olmaya çağırdı.  Kuraklığa ve Sandy Kasırgasını işaret ederek, bunları iklimimizin kötüye gittiğinin en yakın somut kanıtları olarak gösterdi.

Ama en önemli beyanlar, ortodoks ekonominin kalelerinden, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) geldi.

IMF Genel Müdürü ve muhafazakâr Nicolas Sarkozy hükümeti eski maliye bakanı Christine Lagarde, İsviçre Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada ekonomik gelecekteki kritik dönüm noktalarını vurguladı.

“Kaynak kıtlığının artan hassasiyeti ve iklim değişikliği ile büyük sosyal ve ekonomik bozulma potansiyeli, içinde bulunduğumuz durumun gerçek belirleyicileridir” diyen Lagarde sözlerine iklim değişikliğinin “21.yüzyılın en büyük ekonomik sorunu” olduğunu söyleyerek devam etti. Evet, bu sözler IMF’nin başındaki kişiye ait.

Lagarde sözlerine yeni bir ekonomik büyüme çağrısı ile son verdi: “ Evet, büyümeye ihtiyacımız var ama bu büyümenin çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine uyan yeşil büyüme olması gerekiyor. İyi bir ekoloji iyi bir ekonomi demektir. Doğru karbon fiyatlaması ve fosil yakıt sübvansiyonları azatılmasının bu kadar önemli olmasının bir nedeni de budur.”

Dinleyicilerden gelen bir soru üzerine Lagarde şu ilginç ve çarpıcı cevabı verdi: “ İklim değişikliği ile ilgili harekete geçmemeye devam edersek, gelecek nesiller fırınlanmış, kavrulmuş, kızarmış ve ızgara edilmiş olacak.”

Öte yandan, Dünya Bankası başkanı Jim Yong Kim de iklim değişikliğinin finans ve büyüme ile birlikte Davos gündeminin başında gelmesi için ısrarcı oldu ve ekledi: “Çünkü küresel ısınma, bugüne dek kat ettiğimiz tüm “yolu” tehlikeye sokuyor.”

Sözlerine “Dünyanın en öncelikli konusu düşük karbon büyümesini desteklemek için enerji maliyetleri açısından doğru finansal akış ve fiyatlandırmalar olmalı” diyerek devam eden Kim’e göre, karbon üzerinde gerçek çevresel maliyetleri doğru yansıtan öngörülebilir bir fiyat sağlanması emisyon azaltımını istenen noktaya çekmenin anahtarı. Doğru enerji fiyatlandırmaları da yatırımcıları enerji verimliliği ve temiz enerji teknolojileri yatırımları konusunda teşvik edebilir.

Emisyon azaltımını 2020 yılına kadar %5 seviyelerine getirebilecek ikinci acil adım ise zararlı yakıt sübvansiyonlarını küresel olarak bitirmek.

Yukardaki bu cümleler Greenpeace’ den ya da David Suzuki’den değil. Bu sözler uluslararası finans sisteminin en kilit isimlerinden geliyor.

IMF yıllarca çevre ve finans konusunu uluslararası çevre örgütleri için “sol” bir yan-konu olarak gördü ve bu konuların etrafında dolanmakta ısrar etti. Her ne kadar Dünya Bankası düşük karbon vadelerine yatırım yapmaya ve iklim konuşmalarında etkin bir oyuncu olmaya başlamadıysa da, bu konu acil ve önemli gündem maddeleri arasına yerleşmemişti.

Ta ki, bugüne kadar.

İklim değişikliği, hükümetlerin ve çok uluslu kurumların zengin ve ünlü liderlerinin yıllık toplantılarının ana ekonomik tartışma konusu oluyor. Peki, Başbakanımız veya Maliye Bakanımız ışığı gören sıradaki kişiler olabilecekler mi?

David Runnalls Ottawa kökenli düşünce kuruluşu Sustainable Prosperity (Sürdürülebilir Refah) kıdemli üyesi

 

Yeşil Gazete için çeviren: Gizem Hasırcıoğlu

Yazının özgün hali için tıklayınız.

(Globe and Mail, Yeşil Gazete)

 

Kategori: İklim Krizi