Dünya felakete gidiyor, Türkiye “gerek yok” diyor

Dünya üzerinde ölçülmüş en sıcak yılda faaliyetlerine başlayan İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, kapıda bekleyen muhtemel yeni en sıcak (yani, daha da sıcak!) yılın başında kapatıldı.

Görsel 350ankara.blogspot.com/ dan alınmıştır

İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, yeryüzünde ölçülmüş en sıcak yıl olan 2010 senesinde, Kuzey Yarımküre’yi ve dolayısıyla Türkiye’yi de içine alan muazzam sıcak hava dalgasının tam ortasında, 2010 yılının Temmuz ayında, o zamanki Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerine başladı.

Yeni kurulan İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığı’nın, iklim değişikliğine ve ozon tabakasının incelmesine neden olan maddelerin kontrolü, geri kazanılması ve bertarafına ilişkin olarak ulusal ve uluslararası gelişmeleri izleyip değerlendirmesi, konuyla ilgili politika ve strateji belirleyerek, uygulamaya yönelik çalışmalar yapması hedefleniyordu.

Bu amaçla kurum dahilinde Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Projesi ve Uyum Stratejisi, İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Toplantıları koordinatörlüğü gibi birçok faaliyete imza attıldı.

2010 yılından bu yana hem Türkiye hem de Dünya aşırı iklim olayları ile çalkalandı. Birbirinin peşi sıra yayınlanan raporlar dünyanın geri dönülemez noktaya doğru koşar adım ilerlediğini gösterirken, Türkiye de bu gidişatı iyice içinden çıkmaz hale getiriyor, başta kömür olmak üzere iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan fosil yakıtlara yatırımını arttırarak sürdürüyor.

İklim değişikliğinin etkilerinin artarak devam edeceği konusunda tüm iklim bilimcileri hemfikir. 2013 yılına da Avusturalya’da kilometrelerce ormanlık alanın yanıp kül olmasına neden olan muazzam sıcaklıklarla başlandı.

Yeşil Gazete’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, en sıcak yılda kurulan İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, en sıcak yıl olması muhtemel 2013 senesinin başında kapatıldı ve Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı’na altında çalışan bir şube haline getirildi.

Şimdi merak edilen, “asfalt eriten”, Avrupa’da birçok insanın hayatına mal olan bir sıcak hava dalgası içerisinde bir zorunluluk olarak kurulduğu izlenimi uyandıran bu birimin küçülmesi ile çalışmalarına nasıl devam edeceği sorusu.

Türkiye, Uluslarası Enerji Ajansının raporuna göre Dünya’da kömüre en fazla yatırım yapan 4. ülke olurken, Greenpeace’in önümüzdeki 40 yıl içerisinde dünya’nın en kirli bölgesinin Afşin Elbistan bölgesinde ortaya çıkacağı haberleri gölgesinde, hem Türkiye hem de Dünya iklim değişikliğinin etkileri ve nedenleri konusunda bu sorunun cevabını arıyor.

(Yeşil Gazete)