Doğa MücadelesiManşet

[Özel Haber] Yurttaş Kazım’ın hukuk mücadelesi sürüyor

Köyünün tam karşısına inşa edilmek istenen Hidroelektrik Santrali (HES)’e karşı dava açmak için ineğini satan yurttaş Kazım Delal’in hukuk mücadelesi devam ediyor.

Rize’nin kent merkezi başta olmak üzere, 10 ilçesinin içme suyu ihtiyacını karşılayan Salarha vadisi’nin üzerindeki Küçükçayır (Andon) köyünde kurulmak istenen HES’e karşı dava açan Kazım Delal geçtiğimiz hafta Rize İdare Mahkemesi‘ndeydi.

Delal, Ambarlık HES projesinin “ÇED gerekli değildir” kararının iptal edilmesi için Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine dava açmıştı. Mahkeme tarafından bilirkişi raporunun masraflarını karşılamak için ineğini satan Delal’in 2 yıl boyunca süren çabaları sonuç vermiş, mahkeme projenin ÇED gerekli değildir kararını iptal ederek yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

Fakat Çevre ve Orman Bakanlığı “ÇED gerekli değildir” kararına karşı açılan dava bitmeden aynı proje için fikrini değiştirerek, “ÇED gereklidir” kararı vererek, tartışmalı bir incelemenin ardından da ÇED raporunu onaylamıştı.

İlk dava için ineğini satan Kazım Delal, açtığı ikinci davanın masrafları için de, bankadan kredi çekmiş, kalan miktarı da karısının ziynetlerini satarak temin etmişti. Fakat Delal’in bütün çabalarına rağmen bir başka tartışmalı bilirkişi raporu ile yürütmenin durdurulması kararı kaldırıldı.

Karar 15 gün içinde

Yapılan itirazlar üzerine tarafların geçtiğimiz hafta tekrar mahkemeye çağrıldığı davaya, Delal ve avukatlarının yanı sıra Derelerin Kardeşliği Platformu’nun (DEKAP) gönüllü avukatlarından Remzi Kazmaz ve Yakup Okumuşoğlu ile beraber birçok sivil toplum örgütü ve siyasi partinin temsilcileri katıldı.

DEKAP avukatlarından Remzi Kazmaz yaptığı savunmasında bilirkişi İncelemesinin sağlıksız hava koşullarında yapıldığını ve sunulan raporun birçok hata barındırdığını söyledikten sonra, bölgeden içme suyu temin eden diğer belediyelerin de davaya müdahil olması gerektiğini belirterek mahkeme heyetine yeni belgeler sundu.

Davada HES firmasının avukatları ile Bakanlık yetkililerinin de savunmaları alındıktan sonra, mahkeme heyeti kararın 15 gün içerisinde açıklanacağını söyledi.

Av. Yakup Okumuşoğlu: “Bütüncül bir rapor istiyoruz”

Davanın ardından Yeşil Gazete’nin ulaştığı avukat Yakup Okumuşoğlu, ya tartışmalı bilirkişi raporunun kabul edilerek, tek bir bölge için verilen karardan, bütün havzanın etkileneceği bir sonucun çıkacağını ya da yeni bir bilirkişi raporunu hazırlanması kararının çıkacağını söyledi.

Okumuşoğlu kendi beklentilerinin, hazırlanan raporun sadece bu bölgeye ait bir inceleme olarak görülmeyerek, buradan içme suyu temin eden bölgelerle birlikte, bölgede kurulması planlanan diğer HES projelerini de içine alan bütüncül bir raporun hazırlanması olduğunu söyledi.

Yurttaş Kazım: “Gerekirse AİHM’e kadar gideriz”

Yeşil Gazete olarak davanın ardından  Yurttaş Kazım ile de konuştuk. Kazım Delal, mahkemeye 2005 senesinde bölgenin heyelan bölgesi olduğunu gösteren raporun içinde bulunduğu yeni raporlar verdiklerini ve süreçten umutlu olduklarını söyledi.

Perde arkasında bazı gelişmeler olmadığı takdirde bütün havza ve içme suyunu buradan karşılayan diğer bölgeler için mahkemeden olumlu bir sonuç beklendiklerini söyleyen Delal, bölge için olumsuz bir karar çıkması halinde de Danıştay’a ve ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gideceklerini söyledi.

Haber: M. Can Tombil – Yeşil Gazete