Exxon’un 2040 tahminleri: Daha fazla petrol, daha fazla elektrik, daha, daha, daha…

Grist.org sitesinde Philip Bump imzasıyla yayınlanan makaleyi, bir Yeşil Gazete gönüllüsünün çevirisiyle sunuyoruz.


***

 

Exxon’un 2040’taki enerji tüketimi ile ilgili tahminlerini güncellemek için her sene yayınladığı raporla ilgili bilmeniz gereken ilk şey, “iklim değişikliği”nden iki kez bahsedildiği. İki defasında da “iklim değişikliği”ni “politikaları” kelimesi izliyor.

Şimdi bu küçük detayı, bir petrol tankeri kadar küçücük bu detayı aklımızda tutarak Exxon’un dünyamız için nasıl bir kehanette bulunduğuna bakalım:

“Verimlilik, enerji sorunumuzu çözmede anahtar bir role sahip olacak”. Ama bu gelişmiş ülkelerin enerji ihtiyacında bir düşüş yaşanacağı anlamına gelmiyor.

“OECD üyesi olmayan, diğer bir deyişle “gelişmekte olan” ülkelerin enerji ihtiyacı artan refah ve büyüyen ekonomileri nedeniyle 2010’a göre %65 artacak” Bu küresel enerji ihtiyacının 35% artması anlamına geliyor.

“Bu büyümeyle çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşacak”. Elektrik enerjisi toplam enerji ihtiyacındaki büyümenin yarısından sorumlu olacak.

“Gelişen ekonomiler ve ticaret ulaşımda büyümeye neden olacak”. Exxon arabalardan ve gemilerden para kazanmaya devam edecek.

“Teknoloji daha önce ulaşılması zor olan enerji kaynaklarından yararlanmamızın ve böylece dünyanın enerji ihtiyaçlarını karşılamamızın önünü açacak”. Evet, ve aynı zamandan yerküreyi bellemenin de…

“Gelişen arz ve talep dengeleri küresel ticaretin artması konusunda bir fırsat yaratacak.” Kuzey Amerika petrol ihracatına başlayacak.

Eğer bütün bunlar zaten tahmin edilebilir şeylerse, çok zalim bir tablo değil mi bu? Yaşam standartları geliştiğinde, enerji tüketimi de artıyor. Yani bugünün en büyük enerji tüketicileri –başka bir deyişle sera gazı üreticileri- taleplerini aynı seviyede tutsa bile (ki bunun da olacağı şüpheli) dünyanın başka bir köşesindeki büyüme bütün bu faydayı alıp götürüyor ve üzerine fazlasını ekliyor. Sonuç olarak 2040’a geldiğimizde, halihazırda saldıklarımızla ısınmış olan yerküre üzerinde 2 milyar daha fazla insanla iklim değişikliğine uyum sağlamaya çalışırken daha fazla salım yapmaya devam edecek.

Sorun rapordaki grafiklerle özetlenebilir:

 

OECD ülkelerinin CO2 salımları azalırken; OECD dışı ülkelerin salımları artıyor. Görünen köy kılavuz istemez. Gezegenimizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz, umarız sizlere hoş vakit geçirtebilmişizdir.

Bir diğer gerçek de OECD dışı ülkelerin enerji ihtiyacının OECD ülkelerinin iki katı olacağı …

 

 

Bunun en büyük sebebi de, evlerden gelecek elektrik talebi:

 

 

Bu elektriğin büyük kısmı 2025 yılına kadar kömürden üretilecek, yenilenebilir kaynakların payı ise yavaşça artacak.

 

 

Exxon’a göre elektrik arzı içinde yenilenebilir kaynakların katkısı 2040’ta dahi %20li seviyelere ulaşamıyor.

 

 

Exxon ayrıca karbon vergisi ya da diğer önlemleri de hesaba katmış vaziyette ve bu tür vergilerin 2040’a kadar birçok ülkede uygulanacağı görüşünde.  (Öte yandan, Exxon yakın zamanda yaptığı bir açıklamada “karbon vergisi istiyor olmadıklarını” söylemişti),  Tabii burada dikkat çekici bir nokta da renklerin ters kodlanmış oluşu.

 

 

Petrol fiyatlarının tüm bu gelişmelerden nasıl etkilenecği de raporda ele alınmış. Bir vergilendirme de yapılırsa, kömürün güneş enerjisi dışında tüm diğer kaynaklardan daha pahalı olacağı belirtiliyor; tabi bu değerlendirme içinde Exxon’a göre yenilenebilirlerin getirdiği “güvenilirlik maliyetleri” (!) dahil değil.

 

 

Sırada Exxon’u en çok ilgilendiren konu var. Petrol tüketimi dünyanın her yerinde artıyor.

 

 

Görüleceği gibi Exxon için güneşli günler geliyor gibi. Ama kötü haber şu ki, o güneş ışıkları artan sera gazları nedeniyle her geçen gün daha fazla hapsoluyor atmosferde. Yavaş yavaş ama kesin bir şekilde bugüne kadar bildiğimiz hayatı değiştirerek… 2040’la ilgili gerçek tahmini işte budur!

 

(Grist.org, Yeşil Gazete)