Doğa Mücadelesi

EJOLT’tan “Madencilik ve Çevresel Adalet” raporu

Çevresel Adalet Örgütleri, Sorumluluk ve Ticaret (ing: Environmental Justice Organisations, Liability and Trade – EJOLT) Ortak Projesi tarafından hazırlanan son raporda, dünyanın 5 kıtasında bulunan 18 ülkeden 24 saha araştırması sonucunda ulaşılan bulgular ışığında madencilik ve çevresel adalet ilişkisi irdeleniyor.

EJOLT Projesi’nin web sitesinden ücretsiz olarak indirilebilen araştırmada 1970 ile 2004 yılları arasında dünya nüfusunun %70, madencilik faaliyetlerinin  ise %106 arttığı belirtilerek bu durumun bir çok ülkede neoliberal politikalarla paralel devam ettiğinin altı çiziliyor.

5 kıtada bulunan 18 ülkeden toplam 24 örneğin detaylı olarak incelendiği araştırmaya bu ülkelerde bulunan “Çevresel Adalet” örgütleri (EJOs) katkıda bulunmuş. Tüm örnekler hakkında detaylı olarak hazırlanan bilgi notları toplanarak Beatriz Rodriguez-Labajos ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Begüm Özkaynak‘ın hazırladığı rapora temel oluşturmuş.

Farklı ülke ve örneklerden gelen bilgi notları, madencilik nedeniyle oluşan çevresel adalet arayışlarında odak noktalarının geniş bir yelpaze içinde değişebileceğini gösteriyor. Rapora göre çevresel adalet arayanların talebi, ekonomik getirinin adil dağıtımından “muhalefet ve reddetme” hakkının tanınmasına, ya da karar alım süreçlerinde katılımcılığın sağlanmasına kadar değişebiliyor. Bu değişkenliğin yerel dinamik ve şartlar tarafından etkilendiğinin altı çizilirken, her maden-karşıtı hareketin kendi önceliklerini stratejik olarak belirlemesinin önemine dikkat çekiliyor.

Yine rapora göre, madencilikte “Çevresel Etki Değerlendirme” (ing: Environmental Impact Assessment) raporlarına bağlı olarak ortaya çıkan çatışmalar sık sık görülüyor.ÇED Raporları’nın şirketler tarafından iyi hazırlanmadığı ve hükümetler tarafından da tarafsız bir gözle değerlendirilmediğinin belirtilmesi Türkiye’de yaşanan sorunların “sadece buraya özel” olmadığını gösteriyor. ÇED Raporları’nda uzmanlar ve bilim insanlarıyla işbirliğine gitmenin çevresel adalet arayan örgütlere büyük katkı sunduğu belirtilirken, yine de ÇED’ler için daha fazla itiraz zamanı ayrılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Raporun temel tezlerinden biri de madenciliğin “temiz, doğayla dost üretim” ya da “çevresel standartlar” meselesinden çok, bir “hakların tanınması ya da ihlali” konusu olduğu. Bu anlamıyla rapor konunun karar verme süreçleri (politik), paydaşlık (toplumsal) ve adil dağıtım (ekonomik) boyutlarına da değiniyor.

EJOLT’un “Madencilik ve Çevresel Adalet Raporu”na bu bağlantıdan ulaşabilir, raporu pdf dosyası olarak ücretsiz indirebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)