Nijerya’da selin bilançosu çok ağır

Nijerya’da Temmuz ve Ekim ayları içerisinde 2.1 milyon insanı yerlerinden eden, 363 kişinin de ölümüne sebep olan sellerin yıkıcı etkisinin büyüklüğü yeni yeni ortaya çıkıyor. Daha fazla insani yardıma ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Oxfam adlı yardım kuruluşu yaşanan felaketin ‘benzeri görülmemiş ölçü ve büyüklükte’ olduğunu belirtiyor.

İklim değişikliğinin bir etkisi olarak ortaya çıkan aşırı hava olayları Nijerya’yı tarihinin en büyük felaketlerinden birine sebep oldu. Devlet başkanı Jonathan Goodluck eleştiriler sonrasında geç de olsa ülkede olağanüstü hal ilan etmişti. The Guardian gazetesi ile birlikte çalışan IRIN adlı haber ağı vaadedilen uluslararası yardımların ya ertelendiğini ya da oldukça geç ulaştığını bildiriyor.

Buna rağmen yardım kuruluşlarının bölge genelinde kısıtlı imkanlara rağmen çalıştıkları, ama acil olarak daha fazla insani yardıma ihtiyaç duyulduğu, hayatın normale dönmesi için en altı aya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

Oxfam’dan yardım görevlisi Dierdre McArdle “Değerlendirmeler gecikiyor olsa da, yaşanan felaketin büyük boyutlarda olduğu görülüyor” şeklinde konuştu. “Bilgi eksikliğimiz vardı, şu ana kadar ne kadar insanın bu felaketten etkilendiğini bilmiyorduk” diyerek geç haber alınmış bir insani kriz durumuna işaret ediyor.

Unicef’in Nijerya yetkilerinden Olusoji Adebowale Adeniyi ise yardım gruplarının felaketin boyutları ile karşılaştığında büyük bir şaşkınlık geçirdiklrini belirtiyor. Adeniyi’ye göre, bu şaşkınlığın nedeni ise, felaketin ilk günlerinde farkına varılamayan büyüklüğü. Mevcut durumda Nijerya hükümetinin 2.1 milyon insandan sadece  beşyüz binine yardımda bulunabileceğini dair bir planı bulunmakta.

Oxfam, Nema, ve BM bir gıda krizi hakkında kaygılarını dile getirirken, bu kriz içerisinde başka bir kriz niteliğini taşıyan bu durumun ölçeğinin de zarar gören bölgelerin %82’si olduğunu belirtiyorlar. Dünyanın Dostları (Friends of Earth) adlı çevre örgütü yaptığı açıklamasında, gıda fiyatlarında %30 ile %70 arasında bir artışın yaşandığını söyledi. Felaket öncesinde varolan mahsülün ne kadarının zarar gördüğü ise bilinmiyor. Dünyanın Dostları durumu ‘tarımsal bir felaket’ olarak nitelendiriyor.

Evlerinden olmuş yüzbinlerce insan geçici olarak kurulmuş kamplarda, çadırlarda ve okul gibi geçici olarak barınak haline getirilmiş kamu binalarında hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Kamplarda, özellikle kadınlara karşı şiddet olaylarının arttığı bildirilmekte.

Temmuz ve Eylül ayları arasında, son 40 yılın en fazla yağışına maruz kalan bölgede temiz su sıkıntısı çekilirken, kolera ve sıtma salgınlarından korkuluyor.

(Yeşil Gazete, The Guardian)