ManşetYeşil Havadis

Yeşiller Partisi: İklim değişikliği durdurmak için harekete geçilmezse Samsun’daki felaket son olmayacak

Yeşiller Partisi, Samsun’da yaşanan sel felaketi ve gelen ölümler üzerine bir açıklama yayınladı. “Önlem alınmaması halinde sel felaketleri ve kuraklıklar, Samsun’da olduğu gibi ölümlere ve canlı yaşamının yok olmasına neden olacaktır.” denen açıklama şu şekilde:

Yeşiller Partisi: İklim değişikliği durdurmak için harekete geçilmezse Samsun’daki felaket son olmayacak

Doğa alarm veriyor ve ekolojik felaketlerin nedeni hala görmezden geliniyor, ekolojik ve sosyal yıkımlara rant uğruna izin veriliyor.

Salı günü Samsun’un Canik Beldesi’nde yaşanan sel felaketi bir tesadüf değildir. Resmi verilere göre Samsun’da, Temmuz ayında metrekareye düşen yağmur oranı ortalaması 30,4 kg iken bir günde metrekareye düşen yağmur oranı 68,4 kg olmuştur.

Sera gazı salınımlarının her yıl artması, iklim değişikliğine bağlı olarak doğa yıkımlarını artıracaktır. Önlem alınmaması halinde sel felaketleri ve kuraklıklar, Samsun’da olduğu gibi ölümlere ve canlı yaşamının yok olmasına neden olacaktır.

Yetkililerin vurdumduymazlığı ve rant temelli politikalar, bir yandan iklim değişikliğine neden olurken diğer yandan iklim değişikliğine bağlı geri dönüşü olmayan felaketlerin yaşanmasına neden olmaktadır. Bu felaketlerden yine en çok yoksul ve düşük gelirli kesimler etkilenecektir ve sosyal adaletsizlikte uçurum büyümeye devam edecektir.

Kamu yararını temel alarak hizmet etmesi gereken TOKİ’nin ekonomik-sosyal boyutları içermeyen, yoksullaştırıcı ve yoksunlaştırıcı, belli kesimlere rant sağlamayı amaçlayan yapılaşma politikası bu felaketlerin can yakıcı sonuçlarına sadece katkı sağlamaktadır. Dere yatağına inşa edilen konutlar,  insan yaşamını hiçe sayıldığının ve kamu yararı yerine rantın gözetildiğinin bir göstergesidir.

Biz, Yeşiller Partisi olarak, insanın doğa üzerindeki tahakkümünü artıran politikalara da, hak temelli yaklaşımları ve toplumsal adaleti göz ardı ederek belli kesimlere rant sağlamayı amaçlayan uygulamalara da son verilmesi gerektiğini yıllardır söylüyoruz. İklim değişikliğini şiddetlendiren politikaların durdurulması, bu konuda yerel ve küresel boyutta yükümlülüklere uyulması artık kaçınılmazdır.

Kategori: Manşet