Siyaset denizi için tekne tasarımı – 2

Gençliğimin ciddi bir kısmını Karaburun’un Karareis mevkiinde geçirdim. Ulaşımı zor olan Karaburun yarımadasının da en zor ulaşılan yeri olan Karareis’in iki nedenden ötürü (az da olsa) tarihi önemi vardır. Birincisi Şeyh Bedrettin’in müritlerinden Börklüce Mustafa’nın Osmanlı’ya isyan ederek kurduğu komün düzenin bir köşesi olması. İkinci olaraksa yüzyıllar boyunca Ege denizindeki Korsan gemileri tarafından liman olarak kullanılmış olmasıdır.

Coğrafi komunun getirdiği ulaşılmazlık Karareis ve Karaburun’u otonom gruplar için ideal bir mekan, bir güvenli liman kılmıştır. Otonom grupların ihtiyacı olan kimsenin onlara karışamayacağı, Karareis’in bir zamanlarki otoritesiz hali gibi özgür alanlardır. Devlet duvarlar ördükçe, sınırlar çekip, muhafızlar yerleştirdikçe otonomluk imkansızlaşır.

Türkiye’de Korsan olmak

Türkiye nüfusunun çoğunluğu o ya da bu şekilde korsan içerik tüketmektedir. İnternet üzerinden indirilen filmler veya şarkılardan tutun, korsan kitaba, korsan CD’ye, hatta taklit giysiler, ayakkabılar ve çantalarla dolup taşan pazarlarımıza kadar korsan tüketim hayatımızın her alanındadır. Fakat sorsanız kimse kendisine korsan demez. Daha doğrusu demezdi.

Türkiye’de bir Korsan parti hareketi var. Bu hareket Avrupa’da yükselen Korsan partilerle benzer ilkelere sahip bir parti kurmayı amaçlıyor. İsimlerindeki “Korsan” kelimesini de sistemin onlara yüklediği negatif bir sıfat olarak değil farklı bir dünya düşleyebilmenin bayrağı olarak gururla taşıyorlar.

Türkiye’nin Korsanları otoritenin sansüründen, gözetlemelerinden ve fişlemelerinden azade bir dünya düşlüyor. Türkiye’nin Korsanları bir sömürü aracı haline gelmiş olan fikri mülkiyet düzeninin baştan aşağı değişmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye’nin Korsanları bireyler için özgürlük, devlet içinse şeffaflık talep ediyor. Türkiye’nin Korsanları ulus devlet sınırlarına dijital araçlarla meydan okuyor.

Korsan bir parti olmak

Korsanların yukarıda özetlemeye çalıştığım amaçlarına ne Yeşiller’den ne de EDP’den kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum. Dahası Yeşiller ve EDP’nin birleşmesiyle ortaya çıkacak partinin Korsan politikayı benimsemesi, ilgili konularda çalışma yapmasının şart olduğunu düşünüyorum. İki partinin de mevcut programları bunu desteklemekte ve hatta zorunlu kılmaktadır. Fakat sadece özgürlükçü ve eşitlikçi bir programa sahip olmak bir partiyi Korsan parti yapmaya yetmez.

Gençlerle aynı dilden konuşmayan, siyaset yapmak için internetin demokratikleştirici araçlarını kullanmayan, şeffaf olmayan ve en önemlisi Korsan politikaları birincil önemde görmeyen bir parti Korsan parti olamaz.

Türkiye’nin Korsan Partisi olmak

Ben buradan bir söz veriyorum. Kurulacak partinin programında ve politika belgelerinde Korsan politikaların adının konarak ve hakkının verilerek yer almasını sağlayacağım. Eğer başaramazsam yeni partide yer almayacağım.

Yeni partimizin adı ne olursa olsun, Türkiye’nin Korsan Partisi olabilmesi sadece bana ya da politik metinlerinin içeriğine bağlı değil. Türkiye’nin Korsan partisi Türkiye’nin korsanları tarafından kurulur.

Yeşiller ve EDP’nin birlikteliğinde çok farklı geçmişleri olan insanların bir araya geleceğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Farklı öncelikleri ve ideolojileri olan insanların bir arada yaşayıp, çalışıp kendi önceliklerini ve ideolojilerini koruyabilmelerinin yolu otonomluktur.

Yeni partimizin yapısının Türkiye’nin Korsanlarını kabul etmeye açık ve uyumlu olması gerekir. Korsanların amaçları, öncelikleri, örgütlenme şekilleri ve kullandıkları dil Yeşillerden de EDP’lilerden de farklı olabilir. Onlarla ancak eşitler olarak bir masaya oturursak ve onlara parti içinde özgürlük ve destek garantisi verirsek bir ortaklık kurabiliriz.

Eğer böyle bir birliktelik fikri aklımıza yatıyor ise zaman kaybetmeden bir Korsan politika konferansı çağrısı yaparak tanışmanın ilk adımını atmalıyız.

Peki biz Türkiye’nin Korsanlarına Karaburun’un Börklüce Mustafa’ya sunduğu gibi güvenli bir liman sunacak mıyız? Türkiye’nin Korsanlarını dünyada bir ilk olabilecek bu ortaklığa eşit kardeşler olarak davet edecek miyiz?

Eğer yapmazsak korkarım ki 2+2=5 etmeyecek.