Enerjide Suudi Arabistan da değişti, Türkiye hala aynı

Dünynaın en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, İklim Değişikliği ve enerji krizi gerçeklerine karşı bugüne dek izlediği inkarcı söylem ve politkalarını kökten değiştiriyor. Ülkede önümüzdeki 20 yıl içinde 41.000 MW kurulu güçte güneş enerjisi santralleri kurulması planlanıyor. Burada üretilecek enerjinin günde 520.000 varillik petrol üretimi yerine geçeceği belirtiliyor.

Gelirinin çok büyük kısmını petrol satışlarından elde eden Suudi Arabistan, İklim Değişikliği’ni inkar eden söylemleriyle ünlüydü. İklim Değişikliği’yle mücadelenin fosil kaynakların (ve haliyle petrolün) kullanımını azaltmayı öngörmesi nedeniyle, Suudi Arabistan’ın bu tutumu dünya kamuoyunu şaşırtmıyordu.

Ancak Suudi Arabistan geçtiğimiz aylarda yaptığı beklenmedik çıkışın devamını getirerek iklim ve enerji politikalarını kökten değiştireceği mesajını verdi. Ülkenin petrol bakanı Ali Al-Naimi bir kaç ay önce verdiği demeçte “İklim Değişikliği insanlığın önündeki en acil sorundur” diyerek dikkatleri üzerine çekmişti. Ali Al-Naimi konuşmasına “İklim Değişikliği konusunda toplumdan gelen talep ve ihtiyaçlar son derece doğru. Enerji sektörümüzün bu anlamda öncü bir rol oynaması gerekiyor. Yerin altından petrol çıkarmanın yeni istihdam olanakları yaratmadığını biliyoruz. Ne girişimcilik ruhunu, ne de eleştirel düşünce ve yaratıcılığı besliyor bu sektör” diye devam ederek şaşkınlığın artmasına neden olmuştu.

Bu demeçlerin ardından gelen açıklamalarla Suudi Arabistan’daki bu değişimin yalnızca söylem boyutunda değil, eylem boyutunda da gerçekleşeceği anlaşıldı. Yapılan açıklamalarda 2032 yılına kadar 15.ooo MW’ı fotovoltaik, 26.000 MW’ı ise yoğunlaştırılmış güneş enerji (YGE) santrallerinin kurulacağı belirtildi.

Fotovoltaik enerji yalnızca gündüz vakti elektrik üretiyor, ancak yoğunlaştırılmış güneş enerji (YGE) santralleri geceleri de elektrik üretimine devam ederek “sürekli üretim ihtiyacını” da karşılayabiliyor. Bu santraller özellikle yüksek enerji ihtiyacı duyan “deniz suyunu arıtarak kullanıma hazır hale getirme” tesislerinde kullanılacak ve 2032 yılında ülkenin öngörülen toplam elektrik ihtiyacının %35’ini karşılayacak.

Yenilenebilir hamlesi için ilk adımda yarım milyar dolar bütçeli bir şirketin kurulacağı bildirildi. Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerjiye bu hızlı ve güçlü girişi, ülkeyi dünyanın yenilenebilir enerji sektöründe lider yapabileceği belirtiliyor. Bunun yanısıra, ülkede elektrik üretmek için petrol yakılıyor olmasının ve yüksek petrol fiyatları nedeniye bunun ekonomik anlamda rantabl olmamasının ve ülkedeki elektrik ihtiyacının 2020’de iki katına çıkmasının öngörülmesi de yenilenebilir enerji için güçlü bir motivasyon olduğu söyleniyor. Ülkede Kral Abdullah’ın bütün bunların yanısıra nükleer enerji seçeneğini de değerlendirdiği iddia ediliyor.

Suudi Arabistan gibi petrol devi bir ülkenin bile yenilenebilir enerjinin önemini anlayarak kısa sürede güçlü önlemler alması karşısında, gözler bir kez daha Türkiye hükümetinde. Türkiye’nin nükleer ve kömürlü termik santral, karayolları ve 3.köprü gibi geleceği olmayan ölü yatırımları teşvik etme, yenilenebilir enerjinin önüne ise engeller çıkarma inadı devam ediyor.

(Yeşil Gazete, ThinkProgress.org, TheNational, CNN)