“Biyokütle”de işler sanıldığı gibi değil

Enerji elde etmek için biyokütle yakmak, önlediğinden daha fazla karbon salımına sebep olabilir.

Bu mesajı verenler, 29 Mart’ta Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda Birdlife Avrupa, Avrupa Çevre Ajansı ve FERN tarafından düzenlenen toplantıda buluşan bilim insanlarıydı. Bu açıklama oldukça önemli çünkü 2020’de AB’nin yenilenebilir enerji hedefinin yarısının biyokütleden sağlanması öngörülüyor.

Avrupa, Birliği, yenilenebilir enerji hedefine ulaşabilmek için giderek daha fazla biyokütle kullanıyor. Ancak Linda McAvan (AB parlamento üyesi Ingiltere/S&D), Bas Eickhout (Parl.üyesi Hollanda/Yeşiller) ve Fiona Hall (Parl.üyesi Ingiltere/Alde) tarafından düzenlenen toplantıya katılanlar, biyokütlenin AB politikalarının şu anda varsaydığı gibi karbon-nötr olmadığını öğrendiler.

Avrupa Cevre Ajansının Bilimsel Komitesi’ne göre, Avrupa Birliği’nin biyokütle politikalarında çok ciddi hesap hataları var.

Odun yakmak, daha fazla değilse bile fosil yakıtlar kadar karbon salımına sebep oluyor. Bu emisyonların yeni nesil ağaçlar tarafından emilmesi on yılları alabiliyor. Bunun da ötesinde, emisyonların orman tarafından yeniden emileceği de garanti edilemiyor, çünkü ağaçların kesildiği bazı yerlerde yeniden dikim yapılmıyor veya koşullar değişebiliyor. Tüm bunlar sera gazı salımlarının azaltılmasının hayati önemde olduğu bu dönemde, bir enerji kaynağı olarak biyokütlenin yararlarına gölge düşürüyor.

İklim uzmanlarına göre, küresel sera gazı salımlarının 2020 yılına kadar düşüşe geçmiş olması gerekiyor, aksi halde tehlikeli değişimlerin tetiklenmesi riski ile karşı karşıyayız.

ABD’deki Ulusal Vahşi Yasam Federasyonu ve Güney Çevre Hukuku Merkezi’nin yaptığı son araştırmaya göre, biyokütle yakılması sırasında açığa çıkan salımların tekrar emilmesi için otuz beş ila elli yıl arası zaman gerekiyor.

Güney Çevre Hukuku Merkezi’nden David Carr’in açıklaması ‘Avrupa’nın giderek artan biyokütle (ahşap pelet) talebi, ABD’nin güney bölgesindeki doğal ormanların kesilme sürecini hızlandırıyor ve raporun gösterdiğine göre iklim değişikliğini şiddetlendiriyor’ şeklindeydi.

BirdLife Avrupa’nın AB Politikaları başkanı Ariel Brunner ise ‘Avrupa, ekonomisini daha az karbon emisyonu hedefi çevresinde tekrar şekillendirmeli. Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerjiler son derece önemli. Fakat bu toplantı bizi biyokütle bağımlılığımız konusunda uyarıyor. Yenilenebilir enerji portföyümüzün yarısının karbon salımlarını azaltmak yerine artırması riski ile karşı karşıyayız’ dedi.

Ariel sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Dünyanın dört bir yanındaki ormanları kesip Avrupa’da yakıt olarak kullanmak, vahşi yasam alanlarını tehdit ettiği ve mevcut sera gazı salımlarını arttırdığı sürece ‘yeşil enerji’ olarak kabul edilemez’.

Birdlife Avrupa, FERN ve Avrupa Çevre Ajansi; Avrupa Komisyonu’nu biyokütle kullanımı sonucu ortaya çıkan karbon emisyonlarını gerektiği biçimde hesaba katmaya ve biyokütle politikasını emisyonları gerçekten azaltacak, eko sistemlere ve biyolojik çeşitliliğe zarar vermeyecek şekilde değistirmeye davet ediyor. Biyokütle nadir bulunan ve etkin kullanılması gereken bir enerji kaynağı olarak görülmeli; öncelik maddenin kullanımına verilmeli ve madde en son aşamada, ömrünü tamamladığı zaman enerji kaynağıı olarak kullanılmalı.

Çeviren: Tuğçe Tuğran

(Yeşil Gazete)